Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '14

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
650
 

Ölüm acıdır! Ama öldükten sonra ki fayda acıyı azaltır.

Ölüm acıdır! Ama öldükten sonra ki fayda acıyı azaltır.
 

Dr. Azem Ülkü (sağdan ikinci) ve ekibi


Ölümün faydasımı olur diyeceksiniz. Evet gerçekten bazı ölümlerin sonucu, bazı insanlara hayat veriyorsa faydaya çevirmiş oluyorsunuz.

Altı erkek kardeşiz, hepimiz çeşitli işler yapıyoruz. Bazıları birlikte, bazıları ayrı… Beş ağabeyimden biri olan Dr Azem Ülkü, Çanakkale’de Anestezi ve Reaminasyon dalı uzmanı ve son yıllarda Çanakkale İl Organ Nakli Koordinatörlüğü yapıyor. Bu nedenle sayelerinde, konuların içinde yaşıyoruz desem yalan olmaz.

Ağabeyim 30 yılı aşkın bir süredir Çanakkale’de doktorluk yapıyor. Çoğu zaman tek Anestezi uzmanı o idi. Bu yüzden sadece kendi çalıştığı hastane haricinde diğer hastanelerde de ameliyatlara o girerdi. Son yıllarda sayı çoğalsa da devlet hastanesinde çok yoğun bir şekilde işini sürdürüyor. Duygusal bir insandır. Zaman zaman ameliyat anında kaybettikleri bir hasta olduğunda, gün boyunca üzüntüsünü yüzünden okuruz.

Doktor ve hemşirelerden oluşan organ nakli ekibi çok iyi bir takım olmuşlar. Ağabeyimde koordinatörlüğünü yapıyor. Çok başarılılar… beyin ölümü gerçekleşen hastaların aileleriyle vefat edenin organlarını bağışlamaları için ikna etme çabaları gerçekten çok zor bir görev… ama doktor ve hemşire oldukları için, bir çok insana hayat verecek organların mezarda çürümesine gönülleri elvermiyor.  Hasta yakını için de hiç kolay bir karar değil… Acı bir örnek olacak ama; düşünsenize gencecik oğlunuz veya kızınız ağır bir kaza geçirmiş, beyin ölümü gerçekleşmiş ve biri size diyorki çocuğunuzun organlarını bağışlarsanız, 6 kişiye hayat vercek. Doktor olun hemşire olun farketmez bunu söylemek de zor, hasta yakını olarak kabul etmekte…

Dirayetli olabilen insanlar için böyle bir durumda mantık devreye giriyor. Gerçekten birini kaybederken birilerini kurtarmak, acıyı nispeten hafifleteceğini düşünüyorum. Allah kimseye ölüm acısı yaşatmasın ama, bu dünyada kalan kimse olmadığını biliyoruz. O psikolojiyi yaşamak kolay değil.

Bu konuda övünülmez ama ağabeyim ve ekibiyle gurur duyuyorum. Çünkü ölüm acısının en taze halindeyken yakınlarıyla konuşabilmek özel bir beceri gerektiriyor. Ardından da ölenlerin bu kararı verebilmeleride onlar için gurur verici…  Bazen sabah erken kalkıp haberleri izlerken bir anda koordinator olarak ağabeyimin yeni bir organ nakli aldığını TV’den olayı anlatışını, bu kararı veren aileleri onere eden konuşmalarını izlemek  insana, üzüntüyle sevinci bir arada yaşatma duygusu tattırıyor.

Geçtiğimiz yıl, kasım ayında “Organ Bağışı Haftası” dolayısıyla Ankara’da yapılan toplantılarda Çanakkale organ nakli ekibi adına ağabeyim Dr. Azem Ülkü’ye nüfusa oranla Türkiye’nin en çok bağış toplayan koordinatörü seçilerek Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından plaketle ödüllendirildi.

Toplumumuzun dini açıdan, organ nakline bakış açısına da en net cevabı Diyanet İşleri başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez verdi. “Her bağış yeni bir hayattır” başlığıyla yapılan toplantılarda Mehmet Görmez’in şu cümleleri konuyu çok güzel özetledi;

“İslam dinine göre insan, varlığın özüdür”

“Organ bağışı, candan cana giden en büyük sadakadır.”

 

Gerçektende öyle değilmi? Birde şifa bulan hastalar tarafından olaya bakmak gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1039
Kayıt tarihi
: 08.02.13
 
 

Cengiz Ülkü 1966 yılı Manisa-Salihli doğumluyum. İlk, Orta ve Liseyi Salihli’de... Üniversite..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster