Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
195
 

Ölüm bacaları

Ölüm bacaları
 

kanser soluyorlar


Hiç unutmam yıl 1984, Yatağan Termik Santrali bitmiş, basına tanıtılıyor.

Yazarınız o zamanlar ateşli bir muhabir. Gazetemin görevlendirmesiyle o törene katılmıştım. Açılış haberiyle birlikte, bacalarda desülfürizasyon ünitesi olmadığını ve bunun en azından asit yağmurlarını getirip çevreyi zehirleyeceğini ilk anlatanlardan biriyim. Daha sonra yaptığım haberlerle de bu zehir saçan bacalarla mücadele etmeye çalıştım.

Profesyonel turist rehberliği yaptığım zamanlarda da termik santrale yaklaşırken turistlere, “Şimdi size ağızından ölüm saçan üç başlı canavarı göstereceğim” diyerek anlattım hep. Sonraları bir kaç yerel tv de yaptığım konuşmalarda Yatağan halkının kanser soluduğunu ve ciddi tıbbi controller, araştırmalar yapılması gerekliliğini vurguladım.

Bir çok hekim, politikacı ve çevreci bu tehlikeleri defalarca anlattı elbet. Alışıldığı üzere, hep kulak tıkandı, hep karşı çıkıldı, hep inkar edildi... Ancak artık bilgi ve iletişimin önlenemez gücü kendini gösteriyor. Hiç bir şey gizli kalmadığı gibi bilgi de kolayca yayılıyor. Gizli belgeler bile internete düşüyor.

Yakın zamanda gazetelere düşen haberde şöyle deniyor;

“Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma, Yatağan Termik Santrali’nin insan sağlığına verdiği zararları ortaya koydu.Araştırma sonucu son 2 yılda sadece Muğla’daki hastanelerde 35 kişinin akciğer kanserinden yaşamını yitirdiği, 60 kişinin de aynı rahatsızlık nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi.

Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanıp, ’Gizli’ ibaresi ile gönderilen raporda, Muğla’daki hastanelerde 2010 ve 2011 yıllarında 35 kişinin akciğer kanserinden yaşamını yitirdiği, 60 kişinin de aynı rahatsızlık nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi. Yazıda ölen ve tedavi gören kişilerin isimleri de tek tek belirtildi. Çeşitli tarihlerdeki kükürtdioksit oranının ölçümlerine de yer verildiği yazıda, baca gazı arıtma tesisİ takıldıktan sonra yapılan ölçüm sonuçlarının normal değer olan 400 mikrogram / metreküpün altında olduğu görüldü.”

Bilindiği gibi Yatağan termik santrali 2006 yılına kadar baca arıtmasız çalışmıştı.

Görüyorsunuz raporlar hala “gizli”, hala çöpü halının altına süpürmekle ortalığı temizlediğimizi zannediyoruz.

Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’nün raporundaki akciğer kanserinden ölen kişi ve hasta sayısı rakamının, ilçenin nüfusu gözönüne alındığında çok ciddi olduğunu belirten Muğla Tabip Odası Başkanı Naki Bulut bakın ne diyor;

"Eğer tespitler doğru yapılmış ise alarm verici bir durum. Üstelik bu rakamlar sadece Muğla’daki hastanelerden ibaret. Muğla dışındakilerin de dikkate alınması durumunda rakamın daha da artacağı kesin. Ama öncelikle bilimsel bir araştırmanın yapılarak son 5 yıllık verilerin ele alınması ve bu ölümlerin ne kadarının kansere bağlı olduğunun tespit edilmesi gerekir. Bu halk sağlığı sorununun, bu afetin sonuçlarının ortaya konulması gerekir. Ancak bu sayılar bile alarm verici bir durumun olduğunu ortaya koymakta."

Ne kadar inkar ederseniz edin, gizlerseniz gizleyin, insanların kanser olduğu, doğanın tahrip edildiği gerçeklerini yok edemezsiniz.

Bu işten kurtulmak için yatağan’a gidip bacanın yanında derin bir nefes alarak, “bakın hava temiz. Ben de kanser olmadım” demek de yetmeyecektir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 553
Kayıt tarihi
: 09.10.09
 
 

Haziran'mış, yıl 1963 Bursa'da doğmuşum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp, İngiliz Filo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster