Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '06

     
    Kategori
    Kitap
    Okunma Sayısı
    629
     

    Ölüm bir skandal

    Ölüm bir skandal
     

    Yazdan kalma güneşli bir gün... Ama kesinlikle kışın kapıda olduğunu unutturmayan inceden bir soğuk... Akşam saatleri... Haydar Ergülen’in Merkez Kitapçılık’tan yayımlanan "Ölüm Bir Skandal" isimli şiir kitabı geçti elime... Yeni fırından çıkmış bir ekmek kadar taze ve sıcak sıcak... Arka kapak yazısından başladım kitaptaki gezintime...

    "Ben, Haydar Ergülen çocukluk, aşk, yokluk ve ölümden dört kitaba heves ettim ve ölümden başladım hiç istemeden..." Bir anda irkiliyorum... Kelimenin anlamı bir kenara telaffuzu, o kelimeyi oluşturan harflerin yan yana gelişi bile soğuk bir hava estirmeye yetiyor da artıyor... Ve birden kafamda bir sürü soruya cevap ararken buluyorum kendimi.

    Neden heves ettiklerinin en kötüsünden işe başlar ki insan hem de hiç istemeden?.. Açıkçası hepimiz için geçerli olan bir durum söz konusu. Biri gelip "bir iyi bir de kötü haberim var, hangisini önce duymak istersin" diye sorduğunda kötüden yana tercihimizi kullanırız, iyiyi tek başına doyasıya yaşamak için. Ama bu genellemeden farklı olarak yaptığı bir şey var Haydar Ergülen’in... Çocukluk, aşk, yokluk ve ölümden oluşan dörtlüyü getirip "hayat budur" olarak önümüze koyması.

    Ki bana göre durum aynen böyle... Ölüm de hayatın bir parçası olduğuna göre hayatı tersten yani ölümden anlatmaya başlamasını yadırgamamak gerekir. Belki de şairin heves ettiklerinden dördüncüsü geriye kalan üçlünün anahtarıdır kim bilir.
    Mecazen "ölmek"le gerçekten "ölmek" her ne şekilde olursa olsun "Ölüm Bir Skandal". Biraz sayfaları karıştırmaya başlıyorum...

    "Hiç kimseye hiçbir zaman" sözleriyle adamış Ergülen kitabını ölümü hiç kimseye konduramadığından...

    "1. ölüm yağmurdan önce gitti"den

    Bugün: Ölüm
    Sanki bir pazar yeri
    bazıları yine evlerine götürecekler ölümü
    bir yabancıya satmaya kıyamadan
    bir yabancı ölümü nasıl kullanır bilinmez ki
    hem şüpheli sayılır yabancı ölümden bile
    hem ne kötü inandıramaz da kimseyi
    ölümü sevdiğine-hem ölümü sevdiği için
    ondan çok korkuyorsa insan, hayat diye
    ölümü hatırlamaz mı çoğu zaman?–

    Pazatesi, Salı, Çarşamba
    ölüm gülüp geçiyor bunlara
    Perşembe, Cuma, Cumartesi
    ölümün günleri değil hiçbiri
    Pazarsa Pazar, ölüme ne bundan
    kimin bir günü geçiyor ki
    ölüm yanında olmadan
    gülüp geçiyor günlere ölüm
    güldüğü gibi bize de
    günleri evimiz sanıyoruz
    ve başkasının evindeki gün
    nasıl geçiyorsa öyle uzaktan
    ölümü de öyle izliyoruz öteki gibi:

    ....

    "ne iyilik var bu kitapta ne de iyi bir şiir" demiş Ergülen...

    Bana kalırsa iyiliğin en güzeli kitabın en başında dile gelmiş zaten "Hiç kimseye hiçbir zaman"... İyi bir şiire gelince elbette henüz şiirlerin hepsini okuyamadım ama yukarıda "1.ölüm yağmurdan önce gitti"den aldığım bir bölüm ne kadar iyi şiirler olduğunun göstergesidir bence...

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 629
    Kayıt tarihi
    : 06.11.06
     
     

    1980 İstanbul doğumluyum. Medya sektöründe Grafiker olarak çalışmaktayım. AÖF 2. sınıf öğrencisiyim...

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster