Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
655
 

Ölüm döşeğindeki en önemli beş pişmanlık

C.Dickens'ın, "Bir Noel Şarkısı" romanındaki kahramanı Scroope açgözlü, yalnız, kötü ruhlu ve yaşlı bir adamdır.

Romanda, "Gelecek Noelin hayaleti" onu ziyarete gelir ve ona geleceğini, ölümünü, insanların onun ölümünü hafife aldığını gösterir.
 
Bundan sonra Scroope, bambaşka, merhametli, iyiliksever bir kişiye dönüşür.

Ölümü sonrası olacakları görmek, insanların onun ölümünü hafifsemesi, Dickens´ın karakterini uyandırır ve hayatını anlamlı kılmaya çabalamasını sağlar.

"Ben ölümden korkmuyorum, yalnızca öldüğümde orada olmak istemiyorum." - Woody Allen-

"Algılamamızın bile mümkün olmadığı ölümden neden korkalım ki? -Epikouros-

Varoluşcu terapistler, ölümle yasadığımız korkulara önerdikleri çözüm basittir:

"Sağlam insan Ìlişkileri ve başkalarının hayatına dokunmak, onları değiştirecek bir hayat yaşamak..."

Tıpkı, bir göle bir damlanın düşmesiyle gölde oluşan "dalgalanma" gibi..

İşte, "dalgalanma" durumunu, "insanın ölüme karşı ayak diremesi" olarak görmesiyle açıklıyorlar.

Ölüm korkusu-gerçeği ile mücadele etmek için çağımızın, yalnız, bireyci ve çoğunlukla bencil yaşam tarzına karşı; paylaşımcı, sıcak ve içten ilişkilerin kurulduğu bir düzlemde yaşamak gerekiyor.

"Yalnızlık, sadece yalnızlıkta vardır, paylaşıldığında kaybolur"

"Hayat ne kadar yaşanmamışsa ölümden o kadar korkarız."

Kişisel kimliği koruma girişimleri her zaman boştur. Fanilik sonsuza dek vardır. Oysa dalgalanma (geride bıraktığım yaşam deneylerim) belki de kuşaklar boyu devam edecektir. (Halkaların kalıcı olmasıydı önemli olan, başkaların hayatta sevinç ve erdeme ulaşmalarına yardımcı olmak-ölümsüzlük-)

***

Avustralya’da yıllar boyunca evlerinde ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware, emekli olduktan sonra deneyimlerinden yararlanarak yazdığı kitapta insanların hayatlarının son günlerinde en çok neye pişman olduğunu listeledi. (Kitap yeni çıktı)

Ware, "The Top Five Regrets of the Dying - A Life Transformed by the Dearly Departing" adlı kitabında ölüm yatağında insanların en çok pişmanlık duyduğu şeyin diğer insanlarla ilişkilerindeki ihmalkarlık olduğunu ileri sürdü.

İnsanların ölümlü olduğu gerçeğiyle yüz yüze geldiklerinde çok önemli değişimler geçirdiğini belirten Ware, ölmek üzere olan hastaların inkâr, korku, öfke, pişmanlık ve sonunda kabullenme gibi aşamalardan geçtiğini söyledi.

Hastalarına en çok ne için pişmanlık duyduğunu soran Ware, aldığı yanıtların temelde benzer olduğunu ve beş başlık altında toplandıklarını keşfetti:

1. "Keşke başkalarının benden beklediği hayatı sürmek yerine düşlerimi gerçekleştirme cesaretim olsaydı."

Ware’e göre insanlar, yaşamlarının sona erdiğinin farkına varıp geriye döndüklerinde düşledikleri şeylerin çok büyük bir kısmını gerçekleştirmediklerini görüyor ve pişman oluyor.

2. "Keşke bu kadar çok çalışmasaydım."

Ware’e göre erkek hastaların büyük bir kısmı, işleri nedeniyle ailelerine ve dostlarına yeterince vakit ayıramadıkları için pişman oluyor. Ware, erkek hastaların büyük bir kısmının eğer bir şansları daha olsa dönüp çocuklarının kaçırdıkları anlarını yaşamak istediklerini gözlemledi.

3. "Keşke duygularımı dile getirmeye cesaretim olsaydı."

Birçok insanın diğerleri ile ilişkilerini belirli bir düzeyde tutmak için duygularını bastırdığını söyleyen Ware, bastırılan duyguların insan sağlığı üzerinde son derece olumsuz etkileri olduğunu ileri sürdü.

4. "Keşke arkadaşlarımla ilişkimi sürdürseydim."

İnsanların kendi yaşamlarına çok fazla odaklanıp arkadaşlarıyla ilişkilerini yitirdiğini ancak ölüm yatağında fark ettiğini söyleyen Ware, ölmekte olan insanların en çok eski arkadaşlarını özlediğini söyledi.

5. "Keşke kendime daha çok mutlu olmak için izin verseydim."

Çoğu insanın mutluluğun aslında bir seçim olduğunu ölüm anı gelene dek fark etmediğini söyleyen Ware, insanların rahat yaşamak uğruna eski alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kaldığını belirtti. Alışkanlıklarından vazgeçmek istemeyen insanların değişme korkusu yaşadığını ve daha fazla mutlu olma şansını kendi kendilerine yok ettiğini belirten Ware, ölüm yatağındaki hastalarının "Keşke daha çok gülseydim, keşke aptalca şeyler yapmaktan bu kadar korkmasaydım" diyerek pişmanlıklarını dile getirdiğini sözlerine ekledi. (31.01.2012-Gazeteler)

"ONU, ARKADAŞININ ARASINDA ARAYIN"

Bu sözü ve yukarıda`yazılanları düşündüğümde; kendimi, ölüler yurdundan çocuklarıma şöyle hitap edesim geldi:

"Sevgili çocuklarım, hayata karşı ilgimin, şefkatımın ve sevgimin benden size geçip içinizde devam ederek beni sizde yaşatacağına eminim. Bu ilgi, şefkat ve sevginin, yukarıdaki göldeki dalgalar gibi arkadaşlarınıza, çocuklarınıza ve hatta onların da çocuklarına geçerek beni ölümsüzleştireceğiniz için size şu an ki yerimden binlerce öpücükler; ruhum sizinle ebedilik bulacaktır sevgili kızım Duygu ve oğlum Onur!...." 

Alaettin Morgül / 31.01.2012 - 23:44

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1017
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster