Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
467
 

Ölüm yoksa Cennet yoktur

Ölüm yoksa Cennet yoktur
 

Cennetinizi hayal ettiniz mi hiç?

Sonsuza dek sürmesini istediğiniz şey nedir?

Hiç düşündünüz mü? Hiç bitmesin dediğiniz gün hangisi?

Öldükten sonra ya da ölmeden önce, her nasıl istiyorsanız, bir cennetiniz olmadı mı yani? Cennet tasarlamadan mı yaşıyorsunuz?

Dinler sonsuza dek sürecek “esas hayat” için tasarlanmış cennetler tarif etmişler. Her din hemen hemen aynı yerden bahseder:

Altından ırmaklar akacak, kırmızı yakuttan, yeşil zümrütten ve beyaz inciden yapılma köşklerde yaşanacak.

Acıkma, susama gibi “dünyaya dair acizlikler” olmayacak. Cennette derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi olacak.
İri gözlü, beyaz tenli, kara kuşun kanatları gibi sürmeli, mercan ve yakut gibi hurilerle yaşanacak.

Herkes otuz veya otuz üç yaşında kalacak.

Tembellik etmek.

Her istediğini yemek içmek.

Bastığın her yerin değerli taşlardan oluşması...

Saray ailesi gibi altın taslardan altın kaşıklarlarla çorba içmek...

Her istediğini istediğin anda yapmak...

Ve bütün bunları sonsuza değin yapabilmek...

Bir ağacın altında otuz altı yıl gölgelenebilmek mesela...

Bir ırmağı yetmiş iki yıl kıpırdamadan izleyebilmek...

Üzerinde örümcek ağları örmüş halde bulunma pahasına bir deniz kıyısında kendini unutmak...

Hiç bitmeyecek bir ömür.

Her koparılan meyvenin yerine hemen yenisinin gelmesi.

Hiç yaşlanmamak.

Her istediğin yüze girebilmek, güzelliğe ulaşmak.

Satın almadan ve satmadan bir pazarda istediğin her şeyi alabilmek...

Sonsuza dek sürmesini istediğiniz şey bunlar mı?

Sonsuzluk...

Bir daha asla ayrılmayacağınızı bildiğiniz birisini gördüğünüzde nasıl bir merhaba derdiniz,  bir yere giderken vedalaşır mıydınız?

Asla kaybetmeyeceğinizden emin olduğunuz birisine ne güçle sarılırdınız?

Hiç yokluğunu çekmeyeceğiniz bir yiyeceği ne kadar korurdunuz?

Asla gurbet olmayacak bir yere nasıl bağlanırdınız?

Hep varsa, o şey değersiz değil midir?

Bir sonu olmayan cennetin değerli olmayacağını düşünüyorum.

Nereden mi geldi şimdi aklıma? Bir; cennet misali bir tatilden geldim ama sonsuzluğu bırakın daha on beşinci gün normalleşmeye başladığını gördüm cennetimin... İki; iki yıl öncesinde biteceğini sandığımız için damla damla sakındığımız suyla şimdi her yere şelaleler yapıp, arabamızın tozunu yıkıyoruz. Çoğalınca kıymeti kalmadı yani  “Allah’ın suyu”nun.

Sonu yoksa değeri de yoktur bir şeyin...

Peki ya sıkılmak...

Bıkmak...

Yedi yüz elli iki yılın ardından ben aynı huriyle ne konuşabilirim ki?

Ya da iki bin altıncı doğum günü pastamı aynı çatalla, aynı tabaktan yemek...

Üç bin yaşımda beş yaşındaki gibi mi olacak heveslerim?

Ölüm yoksa cennette, cennette yoktur ölümde...

Alizarin'den sevgilerle...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah'ı tanımak, çok sevmek ve bilmek, O'nun yaratacağı cenneti de daha iyi kavramak demektir. Cenneti düşünürken çok dar düşünüyorsunuz. Orada Allah aşkı var, Allah'la birebir görüşme var, müminlerle çok güzel dostluk var, peygamberlerle tanışmak var. Onun dışında bıkmak ve sıkılmak diye bir şey yok, bu duyguları dünyada veren Allah zaten. Cennette ise sonsuz bir mutluluk var. Cennette sayısız nimet tüketen insan cehennemde bir damla suya muhtaç olanları görüyor ve sürekli Allah'a şükrediyor. Yazılarımı okumanız dileğiyle, saygılar.

ErkanArkut 
 07.04.2016 13:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 302
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 6968
Kayıt tarihi
: 27.04.07
 
 

Ereğli - Konya Gazi Lisesi (yatılı) - İstanbul Üniversitesi İşletme (İng) Fakültesi - Ressam ve A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster