Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '18

 
Kategori
Kimya
Okunma Sayısı
146
 

Ölümden Döndüren Nedir; Adrenalin mi? Seratonin mi?

Ölümden Döndüren Nedir; Adrenalin mi? Seratonin mi?
 

Andrenalin Nedir?
Adrenalin; kimyasal yapı olarak böbrek üstü bezi medullasındaki az tanecikli kromafin hücrelerinde oluşan bir katekolamindir. Sempatik sinir sisteminin adrenerjik reseptörlerinin önemli bir uyarıcısı olan hormon insan için çok önemli bir yere sahiptir. Hipoglisemi, stres ve diğer uyaranlara yanıt olarak salınan adrenalin, damar düz kaslarında kasılma, bronş düz kaslarında gevşeme, kalp kası damarlarında genişleme etkilerinin yanı sıra kan basıncında artışa da neden olur. Kalp kasının kasılım gücü, atım sayısı ve dakika hacminde artış, karaciğerde glikojenoliz hızlanması sonucu kan glikoz seviyesinde artış ve aynı zamanda genel metabolizma hızında artış gibi etkileri vardır. Başlıca kontrolü beyin tarafından sağlanmaktadır. Stres, travma ve şok durumlarında beynimizin uyarısıyla kana yüksek miktarda salınmaktadır. Bu şekilde tansiyon yükselmesine, kalp ve solumun sayısında refleks artışlara neden olmaktadır.

Doğada bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir. Heyecan ve korku durumunda Adrenalin salgılanması artar. Bu durumda noradrenalin salgılanarak sakinleşmeyi sağlar. Kan damarlarını genişletir. Adrenalinin salgılanması sırasında: 1.Damarlar genişler. 2.Kan basıncı artar. 3.Kalp atış hızı artar. 4.Göz bebekleri büyür. 5.Kan şekeri yükselir.

Adrenalin 1894; nodrenalin ise 1949’da keşfedilmiştir. Her iki hormon “katekolamin” denen maddeler sınıfından olup, bunlardan adrenalin, laboratuvarlarda sentez yoluyla elde edilen ilk hormondur. Bugün laboratuvarlarda adrenaline; gerek yapı bakımından, gerekse tesir bakımından benzeyen başka maddeler de sentezlenmiş ve ilaç olarak kullanılmıştır. Bu hormonların etkisiyle vücudun tehlikelere karşı adaptasyonu ve başarısı yükselir. İnsan ve çeşitli memeli hayvanlarda böbreküstü bezinden salgılanan bu iki hormonun oranları değişiktir. Çok asabileşme sırasında daha çok noradrenalinin salgılandığı, yapılan tetkiklerden anlaşılmaktadır. Kedide ve aslanda eşit oranlarda salgılandığı halde, sığır, tavşan ve kobaylarda % 85 adrenalin salgılanır. İnsanda bu oran % 90’dır. Ancak bu mukayesede düşündürücü olan bir misal var ki o da, hiç düşmanı yok veya kızmaz gibi bilinen balinada % 100 noradrenalin salgılanmasıdır.

Tıpta adrenalinin tedavi gayesiyle çok kullanıldığı hususlar şunlardır: Bazı sebeplere bağlı olarak durmuş olan kalbe, göğüs duvarı üzerinden uzun bir iğneyle kalp karıncığı boşluğuna doğrudan doğruya girilerek adrenalin zerk edildiğinde kalp yeniden çalışabilir.

Yani insanı ölümden döndüren hormon aynı zamanda ADRENALİN..

Peki, hepimizin diline pelesenk ettiği SERATONİN nedir?
Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir.

Yani insanı hayata döndürmek için seratonin verilmiyor!
Aksine ne veriliyor?
STRES HORMONU

Burada dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu; sürekli Polianna’yı oynayarak, stresten kaçarak, en önemli sorunları bile öteleyerek, hayatta kalmak mümkün değildir.

Stres, kaygı ve endişe hayatımızda daima var olacaktır. Asıl olan bunu yönetebilmektir. O yüzden gerçekten dengeli ve başarılı bir bireyde olması gereken seratoninli neşeli günler değil, tehlikeyi sezebilmek, onu yönetebilmek ve üstesinden gelebilmektir.

Genç kalmanın, başarılı olmanın, enerjik kalmanın bilinen tek bilimsel yolu da budur efendim. Sresten kaçmayın ama onu yönetmeyi öğrenin derim, on dört yıllık biyokimya profesörü olarak naçizane.

Seratoninin önce mutluluk sonra bağımlılık yaratan kısır döngüsüne de girebilirsiniz. Bu da bir seçim..

Denge... Anahtar kelime bu kainatta..

İyi pazarlar.

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir

6 Mayıs 2018
Muğla


Not: Bu yazı hiçbir tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Sadece bilgilendirme ve kişisel görüş ifade etmektir. Biyokimyasal veriler ışığında.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1165
Kayıt tarihi
: 08.04.14
 
 

Muğla Üniversitesinde Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster