Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
123
 

Ölümden özgürlüğe yürüyüş!

Ölümden özgürlüğe yürüyüş!
 

Bosna’da ölümden özgürlüğe yürüyor Srebrenica katliamının (1995) anısına insanlar 6 Temmuz’dan 11 Temmuz’a 12 ile 15 bin arasındaki mülteci gruptan çok azının Tuzla’ya varışını anımsatırcasına.

Srebrenica katliamı, 2. Dünya Savaşından o güne Avrupa’nın kaydettiği en büyük katliamdır. En az 8.300 Boşnak (Bosnalı Müslüman) silahlarını güvenerek teslim ettikleri Birleşmiş Milletler’in (BM karar sayı:819), “güvenli bölge” (BM karar sayı:824) ilan ettiği bir çemberde, barış gücü askerlerinin tanıklığında, katledilmiştir. Lahey Adalet Divanı, savaş suçu tanımlamasından öteye geçmese de, bu göz gmöre göre gelen Boşnak soykırımıdır.

Sırplar, Boşnakları, boksit ocakları için öldürmediler. 1992’ye kadar kendisini savunmaya çalışan Müslümanlar, Balkanları kan gölüne çeviren savaş ortamından geriye tanık kalmasın diye de katledildiler. Günümüzde Osmanlı’ya atfedilen ve bilimsel dayanaktan kopuk soykırım suçlamalarını Türkiye Cumhuriyeti’ne fatura etmeye kalkanlardan hiçbiri, Boşnak katliamından Sırbistan Cumhuriyeti’ni sorumlu tutmuyor. Ancak bundan daha da vahimi arşivlerin açılması yürekliğini göstermiyorlar.

Eğer Yugoslavya Cumhuriyeti, Sırbistan Cumhuriyeti, o arada, Hollanda ve Fransa’nın arşivleri açılsa, o gün için yüzde 70’i Müslümanlardan oluşan 25 bin kişilik Srebrenica’ya katliam korkusuyla Vlasenica, Brutunaç, Zvornik, Foça, Rogatitsa, Podromaniya ve Vişegrad gibi komşu bölgelerden kaçarak gelen 44 bin kişinin uğradığı vandalizm de daha da net anlaşılacak. “Öldüren kadar öldürmelere seyirci kalanların” sorumluluğu insanlık vicdanında Mladiç gibi müebbete mahkum olacak.

Ve masum çocukların öldürülmesiyle, Pazar yerlerine atılan bombalarla, keskin nişancıların pusularıyla sınırlı kalmadı Boşnak’ların acısı; kadınlarının namuslarına el uzatıldı, on binlerce çocuk babasız kaldı, on binlercesi babasız doğdu. Avrupa’da ve Dünya’da insanlık boğuldu!

6 Temmuz’dan 11 Temmuz’a kadar Tuzla yürüyüşü sırasında süregiden katliamlardan aldıkları cesaretle Sırplar, 16 Temmuz 1995'te, paralı askerlerin de katılımıyla Zvornik’in kuzeyi-batısındaki Pilica'da bulunan bir ciftlikte 1.200 kişiyi sistematik olarak öldürdüler. Efsanevi lider Aliya İzzetbegoviç ile ABD Başkanı Clinton’un “Sırplar 5.000 Boşnak’ı öldürürlerse, o zaman katliam olur.” öngörüsü iki yıl sonra çok fazlasıyla ve çok dramatik sonuçlarıyla gerçekleşti.

Seri katiller uzun süre yaptırımsız kaldılar ve yapacaklarını yaptılar. Kendisi de bir Macar aileden gelen o dönemin ABD BM Büyükelçisi (sonradan Bakan) Albright olmasaydı “katliamın kanıtları” belki daha uzun süre saklanacaktı. Bir diğer açıdan Karadciç’in bir tür koruma kalkanına büründüğü haberleri ile tiksindi insanlık… Miloseviç yargılanmayı tattı ve öldü.

Bu soykırımı gündeme alınca, Jivkov’un (Bulgaristan) daha duvarlar yıkılırken Türklere mezar kazmaya yeltenmesini anımsayınca, daha geride, Kırım Türklerinin çilesine zihmin uzanınca, Makarios’a, Grivas’a, Sampson’a bakınca ve onların Kıbrıs Türklerine yaptıklarını düşününce, Hocalı’da mesela Azerilere, şimdi Urumçi’de Uygur Türklerine reva görülenlere odaklanınca, hep bir yerlerde bir şeyler var ne söylesem eksik diyorum.

Benim barışçıl ulusum, köken, din ayırmayan uygarlığımla övünüyor; “Yurtta Barış, Dünya’da Barış” diyen sözleri, gözleri, elleri özlüyor, insancıl sol (sosyal) bir Dünya’yı düşlüyorum.

Bir vatandaş olarak yurdumun sinema ve tiyatrocularını göreve çağrıyorum: “Ne olur şu dramın evrensel perdeye inecek ve insanların gözlerini açacak bir filmini yapın”.. Bestecilere sesleniyorum; “öyle bir şarkı yakın ki, ta Bağdat’dan duyulsun, Lahey’de gençler söylesin”; bilim insanlarımıza sesleniyorum; “öylesine temellendirin ki bu soykırımı bir daha sap ile saman karıştırılmasın ve böyle vahşetlere kalkışılmasın”..

Ve gençlere üstelik yalnız Boşnak da değil, Sırp, Hırvat, Arnavut ve Rum ve elbette Türk gençlerine sesleniyorum: Daha güzel ve barış içinde bir dünya size bırakılamadı, onu kuracak olan sizlersiniz!

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=52162

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=57285

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 486
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster