Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
271
 

Ölüme terk edilenler...

Ölüme terk edilenler...
 

"Üşüyorum!" dedi, sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve üşüye üşüye ruhunu teslim etti...
Üşüdü Türkiyem bu acı haberi alınca.
Daha ötesi dondu Türkiyem, yetkililer mahsur kalanları saatlerce kurtaramayınca...

Üç adet cep telefonundan sinyal alınmasına rağmen, 18 dakikalık 112 ile telefon konuşması yapılmasına rağmen, dakikalarla savaşan 6 kişinin ruhunu çaresizce teslim etmesi karşısında, dondu Türkiyem olanlara ve olup olup bitenlere...


Dağlar engelledi, soğuk engelledi, tipiler ölüm serpiyordu yaralılara...
Binlerce insan aramaya çıktı helikopteri ve kaza zedeleri.
Lakin olmadı, kurtulamadı o güzel insanlar...
Kafalarda soru işaretleri kaldı.
Hem de dondurucu soru işaretleri...

14 adet teknik takip yapılacak alet Türkiye'ye sokulmuşken, binlerce insan malum dava ile bir bir dinlenip yerleri anında bulunabilirken, emniyet güçleri yerin dibindekilere bile eli ile koymuşcasına ulaşabilirken, ne olmuştu da 42 saat boyunca bu insanlara ulaşılamamıştı ?

Yoksa sadece bu alet ve teknolojiler büyük şehirlerde mi kullanılıyordu ?
Sadece muhalifleri ve malum dava ile ilişkide olanlara mı çalışıyordu ?
Terör olaylarının bile önüne geçemeyenler, bırakın teröristi sadece malum kişileri mi dinliyorlardı?

Bu facia yaşanırken,
Neredeydi devlet ?
Neredeydi yetkililer ?
Neredeydi kolluk kuvvetleri ?

Helikopterin düştüğü alan açık alan iken, enkazın yeri tespit edildiğinde 2 saatte cesetlere ulaşabiliyorken, ne olmuştu da saatlerce o insanlar ölümle baş başa bırakılmıştı ?

Koruculardan şok eden iddaa geldi.
-Enkazı ilk gün gördük, Başbakanın korumalarına ihbar ettik...
(Başbakan korumaları ve diğer yetkililere de bilgi verildiği açıkca beyan ediliyor.)

Bu ihbar değerlendirilseydi helikoptere ilk günde ulaşılacaktı !
Bu gün ise koruculara konuşma yasağı geldi...

Yanlış yer ve koordinatlarda arama yapıldı iddaası.
Ve daha nice iddaalar...

Ne olduda bu insanlar acımasızca ölüme terk edildi bilemiyoruz.

Lakin herkezin söylediği şey aynı.
Binlerce insanın nefes alış verişlerine kadar dinlendiği bu ülkede, bu düzen sadece malum dava için mi kurulmuştu ?
Sadece muhalifler ve malum davadakiler mi dinlenmekte - izlenmekteydi ?
Cep telefonları kapalı olmasına rağmen bile dinlemelerle izlemeler yapılabiliyorken, neden bu insanların yerleri bulunamadı ?
Bu ülke teknoloji de bu kadar gerimiydi ?
Daha önce Ağrı Dağı'nda düşen helikopterdekiler 8 saat içinde bulunurken, 42 saatte bulunamayıp, ölümle başbaşa bırakılan insanların ölmesinin manası neydi ?

Bazıları çıkıp, dağlık alanda yankılanma var dedi, bazıları alan geniş dedi.
ALLAH aşkına, yankılanma kaç saat erteler enkazın bulunmasını ?
Hem o yankılanma yıllar önce Ağrı Dağı'nda düşen helikopter kurtarılırken neredeydi?
Alan değildir aranan, mobil telefon ve helikopterler de yayınlanan sabit dalgalar vardır, öyle ise nedendir bu zerzeniş ?

Nerede bu devlet ?
Nereye gidiyoruz ?
Nedir bu halimiz ?

Evet dostlar...
Bu soruları kendi kendimize sormamızda fayda var.
Orada ölenlerin üye oldukları siyasi partilerin önemi yoktur.
Orada ölenler insandır!
Bu insanları ölümle baş başa bırakanlarda insanlık suçu işlemiştir !

İnsan hayatı bu kadar ucuzmudur diyor yazıma son veriyorum.

Saygılarımla...

Not : Cep telefonunuzdan nerede olduğunuzu bulabiliyorsunuz.
Örneğin : 7777 numarasına, NEREDEYIM adlı mesajı gönderdiğiniz de, nerede olduğunuzu koordinatlara kadar alabiliyorsunuz.
Cep telefonu şirketlerine göre bu numara değişebiliyor.
Lütfen bağlı olduğunuz sağlayıcının web sayfasından Neredeyim servisinin numarasını ve detaylarını öğreniniz.
Bir gün lazım olabilir...

112 servisinde çalışan insanların bu özelliği bilmemesi ne acı değil mi ?
Ya da hep bir insan kaybettikten sonra bu tür hizmetleri bizlerin gözlerine sokmaları ?

Öldüler mi, ölüme mi terkedildiler bilemem. Lakin, ölen öldü, kalan kaldı...
Umarım bu tür yanlışlıklar tekrar yaşanmaz...

Ölenlere ALLAH'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı ve sabır dilerim...

Gazeteci arkadaşımız İsmail'in cesedine olay yerinde rastlanamamış.
Umarım kurtulmuşsundur İsmail!
Kurtulman mucize biliyorum ama o mucizeyi Yaradan'dan diliyorum.
Haydi İsmail, sen bari sıcacık evine geri dön, sımsıcak hayatına...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 478
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Yazmak, gerçekleri belgeleri ile dile getirmek, yorumlarımı sizlerle paylaşmak için buradayım. Antal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster