Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
404
 

Ölümle bilmem kaçıncı dans...

Ölümle bilmem kaçıncı dans...
 

Bu sene benden habire hastalık haberleri duydunuz. Bir düşünüyorum, kardeşimin böbreği alındı, annem kolunu kırdı, platin takıldı, yine annem bir ay sonra by-pass oldu, yetmedi üstüne bir de inme geçirdi. Ben bu yaşta 2. kalp krizini geçirdim ve by-pass oldum. Ama bugünde acaip bir şey yaşadım.

Sabah oğlumla kahvaltıya oturduk. Bir damlacık peynir ve bir zeytin yedim. Birden kafamda korkunç bir basınç hissettim. Arkasından yüzüm, dudaklarım uyuşmaya başladı. Ellerimde karıncalanma ve sonrasında avuçlarımda inanılmaz bir yanma, ama ne yanma, sanırsın elimde ateş yanıyor. Oğlumdan tansiyon aletini istedim, malum artık yarı doktor olduk neredeyse.

Ama o getirdiğinde ellerimde hiç bir şeyi tutacak hal kalmamıştı. Yanıyorlardı. Ayağa kalktım, biraz uzanayım diye, ayak tabanlarımda yanmaya başladı. Bu arada oğlum, eşimi aramış. Uçarak geldi. Ben farkında değilim, üst dudağım şişmiş. Apar topar hastaneye koştuk. Alerjik reaksiyon dendi. Serum verildi. Muhtemelen peynir yüzünden. Gerçi oğlum da yedi, ama herkesi farklı etkiliyormuş.

Biraz iyileşince eve döndük. Bir lokma poğaça yiyeyim dedim, açlıktan ölüyorum çünkü. Daha bir lokma ısırdım, kafamda gene basınç ve uyuşma, ellerimde yanma. Boynumda acaip bir şişme, birkaç saniyede oluyor bunlar. O kadar ki, boynum kulağımla birleşti. Ama bu sefer nefes borumda tıkandı. Yutkunmakta ve nefes almakta zorlandım.

Bir daha arabaya atlayıp hastane yoluna düştük. Ama bu sefer eşim çok korkmuş olacak ki, ters yönlerden falan girip uçurdu beni. Anaflaktik şok denen vaka. Öldürücü olabiliyor acele edilmezse. Kortizon tedavisi uygulandı bu sefer. Zaten iğneden korkuyorum, iki kere damar yolu açıldı.

Ama bu arada enteresan bir şey oldu. İlk müdahaleyi yapan, Özel Bodrum hastanesi sağlık görevlisi Mehmet Doğan, kalp krizinde, ambulansta ve hastanede beni hayata döndüren gençti. Bu sayede ona teşekkür etme şansı buldum. O zaman kendimde değildim çünkü. İkidir beni hayata döndürüyor. Çok şey borçluyum ona.

Serum bitince eve gidebileceğim söylendi, ama ben korkudan damar yolundaki iğneyi bıraktırdım, bir daha olur diye. Yalnız ilaçlar acaip, bir büyük rakı içmiş gibi oluyorsunuz. Eve geldiğimde kafam acaip güzeldi:) Yatıp uyudum akşama kadar.

Şimdide bir korku geldi, evdeki tüm yiyeceklere potansiyel suçlu muamelesinde bulunuyorum. Peynir idamlık mesela, zeytine ömür boyu hapis biçtim. Çünkü neden olduğu belli değil. Bir hafta kadar protein yasak. Habire haşlanmış patates. Böyle yaşanır mı yahu, kahvaltıda ne yiyeceğim ben şimdi?

Boynum azalsa da hala şiş. Burnumda ve dudağımda da var hafif şişlik. Ama dudaklarımı görecektiniz, Angelina Jolie gibi olmuştum valla, ben bayıldım, kalsa bunlar, dedim doktora:)) Maalesef mümkünü yokmuş:)))

İşte böyle, şimdi yemek yeme korkusu geldi, bir lokma alıp İsmail’e hemen “şiştimmi?” diye sormaktayım. Hafif bir panik atak yaşıyorum yani.

Bir daha ki haberler daha keyifli olacak umuyorum.

Kalın sevgiyle…

NOT; Yapımcıların dikkatine, valla benden daha iyi sağlık programı sunucusu bulamazsınız. Neredeyse bir doktor kadar bilgiliyim. Geçenlerde bir sağlık programı sunucusu öyle bir gaf yaptı ki, anlatılır gibi değil. Kalp-damar hastalıkları konusu işleniyordu. Aynen şu konuşma geçti, ve ben yerlere yapıştım.

Sunucu-Bir izleyicimiz soruyor, burger hastalığı varmış (Damarlarla ilgili bir hastalıktır, ama sunucu bihaber). Sanırım sabah akşam hamburger yiyor.

Doktor- Hönk:))) Ama Burger diye bir hastalık vardır.

Bunu da arada belirteyim dedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok geçmiş olsun. Ne yazık ki geldimi bir kere arka arkaya geliyor her şey.. Yaşadıklarınızın büyük bölümünü ve fazlasını ne yazık ki bu yıl ben de yaşadım. Bu yüzden anlıyorum sizi. Umarım bu sonuncudur. Bir daha böyle sağlık sorunları yaşamadan sevdiklerinizle huzurlu ve sağlıklı günler geçirirsiniz. Sevgiler...

Oya Tekin 
 19.10.2007 19:18
Cevap :
Size de geçmiş olsun, hatta o zaman şöyle diyelim, 2008 de hepimizin sağlığı harika olsun:) Sevgiler  20.10.2007 14:41
 

Canım sen yazıyorsun,biz geçmiş olsun diyoruz ve hep aynı yorumları yazıyoruz, değil mi? Eşim de antibiyotiklere karşı hassas, iki kez aynı durumu yaşadı, şimdi aspirin içmeye bile korkuyor. Belki tüylülere karşı da vardır allerjin, araştırdın mı? Selam ve sevgilerimi yolluyorum...

Fatma Köse  
 19.10.2007 10:12
Cevap :
Canımcım neden olduğunu asla bilemiyorsun. Zaten herşey 30 saniyede falan oldu. Bir lokma peynir yedim,oğlum aynı peynirden 2 koca kalıp yedi birşey olmadı mesela şansmı artık nedir bilmemki, hep beni buluyor.  19.10.2007 12:49
 

Şifanızı versin inşallah.Hastalığın hepsi zor,moral yüksekliği tüm hastalıkların adeta ilacı.Beynimizi ve düşüncelerimizi iyi yönde motive edersek direncimiz artıyor.Sağlıklı mutlu günler dileklerimle sevgiler...

sessiz-çığlık 
 19.10.2007 10:01
Cevap :
Çok teşekkürler. Zaten artık hastalıktan bahsetmeyeceğim. Bahsettikçe gelip beni buluyor birşeyler.  19.10.2007 12:49
 

yazınızı ilk okuyan şanslı benim ...geçmiş olsun... sevgiyle derlediğim çiçeklerim yuvanızda...tekrar geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum...sağlıklı neşeli günlere sevgilerimle....

Yaşam Çiçeklerim 
 19.10.2007 10:00
Cevap :
Çok teşekkürler, bundan sonra umarım hep sağlıklı olurum.Ben de sıkıldım artık hastanelerden,bu sene birinden çıkıp öbürüne gittik hep.  19.10.2007 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 813
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yağmurlu bir 30 Ekim günü açmışım gözlerimi, biraz aceleciymişim ki 7 aylık doğmuşum:) Sonrasında hi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster