Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '06

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
5392
 

Olumlu düşünme ve konuşmanın gücü

Olumlu düşünme ve konuşmanın gücü
 

Günlük hayatımızı şekillendirin ve iş başarımızı etkileyen temel faktör hayatı algılama biçimimiz, davranış biçimimiz ve bu davranışları ifade etme biçimimizdir.

Hayatı nasıl algılıyorsak davranışlarımızda ona göre şekillenir. Bu aynı zamanda düşünme ve söylemlerimize yansır. Hayatta başarı kazananlar pozitif olarak hayatı algılayan ve iletişimde pozitif bir dili geliştirebilenler olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Gündelik hayatta çoğumuz, başarısızlığa uğradığımız zaman, Yenilgi duygusunu yaşar, bir dahada denemeye cesaret edemeyiz. Pazara gireken pazarın yetersiz veye doymuşluğu gözümüzü korkutur. Yükselmek için çok uzun zaman beklemek gerektiğini düşünürüz. Yada ürettiğimiz bir malın talebini olamayacağını düşünürüz. Kimi zamanlarda genç olalım, orta yaşlı olalım veya yaşlı oalalım hep kendi konumumuzla ilgili bir olumsuz düşünce kafamızda belirir.

Tabiki bu tür duyguları içselleştiren bir kişi, Boşa uğraşıyoruz, biz başaramayız, benden geçti veya çok gencim, Rakiplerle başedemeyiz, pazar sıkıntısı var, ekonomik kriz geliyor türünde ifadeler kullanırız genellikle. Yada çalışanlar yapamazsın, beceriksiz, sizden adam olmaz, ben bu kadroyla ne yapabilirmki gibi olumsuz terimler gündelik hayatımızın parçası olur. Bu durm ise bizi veya işletmemizi bitirir.

Hayata olumlu bakan ve algılayan kişiler ise;

İlk yenilgide pes etmek yerine, ondan dersler çıkarmaya bakar, hatalrı ayıklar ve yeniden girişimde bulunur. Kendinde yapacak cesareti bulur vede yapar. Pazar koşullarını araştırı ve kendine pazar yaratmanın koşullarını araştırır. Yükselmek için korkuları yoktur, işini en iyi şekilde yaparak zaten doğal bir şekilde yükselir. Yaşım geldi geçti gibi hezeyanları yoktur. Sağlık sorunları işine engel değildir.

Bu duyguları içselleştiren bir kişi ise, Biz yaparız, başarırız, ekibini sürekli takdir eden ifadeler kullanır. Krizlerden karlı çıkmanın yollarını düşünür ve söyler. Çalışanları için, teşekkür ederim, başarınızdan ötürü kutluyorum sizi, Sizlerle birlikte başardığımız için teşekkürler. Gibi ifadelerle çalışanlarına hitap eder.

Kıssadan hisse, meşhur hikayedir, İngiliz ayakkabı firması bir pazarlamacıyı, bir Afrika ülkesine gönderir. Pazarlamacı ülkeye ulaştığında kimsenin ayakkabı giymediğini görür. Şirkete telefon ederek, burada kimse ayakkabı giymediği için burada boşa zaman hacıyoruz der. Şirket elemanını geri çağırır. Bunun üzerine şirket ikinci bir elemanı görevlendirir. Ülkeye gelen eleman şirkete telefon açar, derki; Burada kimsenin ayakkabısı yok binlerce çift ayakkabı satacağız. iki farklı bakış açısı ve ikincisi kazanan bakış açısı yani başarıyı getiren bakış.

Son söz olarak, iki yazı yazdım bilinçli olarak, ilki 29.08.2006 tarihinde kaybetmenin yolları , ondan sonra yazdığım aynı konuyu 13.09.2006 tarihinde kazanmak ve başarmak için, daha hızlı bir şekilde okura ulaşmıştır. daha fazla ilgi görmüştür. Olumlu ve olumsuz ifade ile aynı şeyi anlattığınızda olumlu olan daha çabuk kabul görmektedir.

Kısacası sözlerimiz ve düşüncelerimiz şelaleden dökülen sular gibidir, olumlu ise hayat verir, olumsuz ise altımızı oyar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 383
Toplam mesaj
: 116
Ort. okunma sayısı
: 2659
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Ziraat mühendisi ve iktisatçıyım. yatırım danışmanlığı ve kişisel gelişim konularında  Simurg Con..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster