Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1184
 

Ölümlü iş kazalarında Türkiye’nin karnesi meselesi

Ölümlü iş kazalarında Türkiye’nin karnesi meselesi
 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde işçi ölümleri ile ilgili açıklama yaparken şu ifadeleri kullandı: “2002-2014, kaç kişi iş kazalarında öldü biliyor musunuz? 15 bin 7 işçi, iş cinayetlerinde öldü. İş cinayetlerinde Avrupa'nın birincisiyiz, dünyanın da üçüncüsüyüz.” Buna karşılık Çalışma Bakanı Faruk Çelik de konuya ilişkin şu yanıtı verdi: Yani dünyada iş kazalarında Türkiye nasıl üçüncü sıradaymış? Bunu hangi istatistiğe dayandırıyor? Kim araştırma yapmış da bu rakamı Sayın Kılıçdaroğlu almış? Yani ezbere, gazeteden veya rastgele beyanda bulunan birilerinden almış olduğu bilgiyle Sayın Kılıçdaroğlu birşey söylediğini zannediyor.”

Hal böyle olunca konunun esasını öğrenme adına Uluslararası Çalışma Örgütü ILO /International Labour Organisation) bilgilerine başvurulduğunda öncelikle 13 Mayıs 2014 tarihindeki Soma maden felaketi sonrasında en son 03 Haziran 2014 tarihinde yapılan güncellemeyle kurumun internet sayfasında yapılan bir açıklama dikkat çekmektedir. Türkiye’nin ölümlü iş kazalarına ilişkin sıralaması ile ilgili olarak yapılan açıklama şu mealdedir: “Bazı medya haberlerinde ILO sıralamasında Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında dünya üçüncüsü ve Avrupa birincisi olduğu yer almaktadır. Açıklığa kavuşturmak isteriz ki: ILO ülkeleri sağlık ve iş güvenliği konularında ne Türkiye ne de başka bir ülkeyi sıralamaya tabi tutmamaktadır. Kurumumuz internet sitesinden ILO’nun kömür ve maden ocaklarındaki ölümlü kazalara ilişkin istatistiklerine herkesin özgür olarak erişimi mümkün olduğundan, bu bilginin Türkiye’nin de dahil olduğu ülkeler için dışarıdan kişilerce ILO kaynak gösterilerek doğru olmayan sonuçlara varılarak sıralama amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir.  Bu tür bir karşılaştırmanın kurum veri tabandaki bilgilerin çeşitli nedenlerle (örneğin ülkeler bazen bilgi göndermemekte ya da kısmi bilgi göndermektedirler) mutlaka tüm ülkeleri kapsamaması nedeniyle tutarsız olacağının altını ILO olarak kuvvetle çizmek isteriz. Ayrıca, ciddi bir karşılaştırmanın mutlak rakamlarla yapılması da mümkün olmayacaktır. Zira böylesi anlamlı bir çalışma için maruz kalınan süre gibi ilave unsurların, örneğin veri tabanındaki bilgiyi söz konusu yılda o sektörde işgücü tarafından çalışılan saat sayısı ile ilişkilendirerek dikkate alınması gerekmektedir.  Bu açıklamanın meslektaşlarınızla paylaşılmasından memnuniyet duyacağız…”   

Bu açıklamanın özellikle oransal (100 bin işçide ölüm oranı) istatistiki veriler için geçerli olduğu düşüncesindeyim. Ancak ölümlü vaka sayısı bazındaki verinin herhangi başka bir değişkenle ilişkilendirilmeksizin bir gösterge olarak kabul edilmesi durumunda geriye hata olarak ülkelerin nüfus farklılıklarının ihmal edilmesiyle birlikte ülkeler tarafından verilen bilginin eksik ya da kısmi olması kalmaktadır.  Bu sakıncaları olabildiğince giderebilme adına yukarıdaki açıklamayı dikkate alarak ILO verileri yerine Avrupa Birliği ülkelerinin istatistiklerini tutan Eurosat verilerini esas alarak karşılaştırmayı Avrupa ölçüsünde yapmak mümkün görünmektedir.

Karşılaştırmaya olanak sağlayan Eurostat, ILO ve ILO’ya kaynak oluşturan Sosyal Güvenlik Kurumu verileri değerlendirildiğinde 1999-2012 döneminde ve yıl bazında Türkiye’nin kayıtlı işçi ölümleri sayısında Avrupa Birliği’ne üye 28 ülke ile Norveç ve İsviçre’nin dahil olduğu Avrupa ölçeğinde sürekli birinci sırada bulunduğu görülmektedir.  Bu saptamayı yaparken ihmal edilen ülke nüfus sayısındaki önemli farklar doğaldır ki bu iddianın zayıf yönünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu veriler Avrupa Birliği’ne üye ülkeler toplamı (27 ve sonrasında 28 üye) ve Türkiye olarak ele alındığında, Türkiye’deki kayıtlı işçi ölümlerinin AB üyesi ülkelerdeki işçi ölümleri toplamına oranının 2005-2012 döneminde yıllara göre aşağıdaki dalgalı ancak kayda değer ölçüde yüksek seyri izlediği görülmektedir. İstatistik değeri sorgulanabilir olmakla birlikte; Türkiye nüfusunun AB ülkeleri toplamına oranının %15 civarında olduğu dikkate alındığında bu oranları geçen başka bir Avrupa ülkesi bulunmadığından, sonucun Türkiye’nin işçi ölümlerinde Avrupa birinciliğini kuvvetle desteklediğini söylemek yanlış olmayacaktır.

İşçi Ölümlerinde                                                                                                                                                                                                    Yıl  

Türkiye/AB oranı (%)             

2005                      35,5

2006                      44,8

2007                      28,9

2008                      17,7

2009                      27,5

2010                      33,1

2011                      41,3      

2012                      23,6

Kaynakça

http://appsso.eurostat.ec.europa.eu/nui/show.do?dataset=hsw_aw_fnms&lang=en

http://appsso.eurostat.ec.europa.eu/nui/show.do?dataset=hsw_n2_02&lang=en

http://en.wikipedia.org/wiki/European_Union

http://t24.com.tr/yazarlar/aziz-celik/calisma-bakaninin-is-kazasi-aciklamasi-gercegi-yansitmiyor,8226

Hüseyin CEYLAN, “Analysis of Occupational Accidents According to The Sectors in Turkey”  http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&frm=1&source=web&cd=2&ved=0CC0QFjAB&url=http%3A%2F%2Fwww.gujs.gazi.edu.tr%2Findex.php%2FGUJS%2Farticle%2FdownloadSuppFile%2F1063%2F235&ei=i6UaVMXCBeaP7AahwIGABg&usg=AFQjCNGvcfQbWJsUqtQTS61_tbZNvv211w

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27213513.asp

http://www.ilo.org/public/english/region/eurpro/ankara/areas/ilo_statement_06_14.htm 

Tülay EKER, Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülkemizde maalesef istatistiklere dahi güven olmayabiliyor. İsteyen çok rahat "işine geldiği gibi" istatistikî rakamlarla bile oynayabiliyor. Lâkin sizin de çok net belirttiğiniz gibi görünen köy zaten kılavuz veya kanıt da gerektirmiyor, iş kazalarında, ihmallerde ve insana-insan hayatına hiç de saygı duymamakta, bunu dahi umursamamakta başı çektiğimiz ortada ve sınıfta kaldığımız aşikâr. Önemli bir değerlendirme yazısıydı, emeğinize sağlık; selam ve saygılar...

Filiz Alev 
 18.09.2014 17:17
Cevap :
Yorumunuz ve katkınız için teşekkür ederim. İnsan haklarının ötesinde hayvan hakları ihlallerinin cezalandırıldığı bir dünyada böylesi kasta varan fiillerin sıklıkla gerçekleştiği bir toplumun üyesi olmak, taşınması ağır bir yük oluşturuyor. Üzerimize düşeni yaparken de elden geldiğince doğruyu bulmak adına titizlenmek gerekiyor diye düşünüyorum. Saygılarımla.   19.09.2014 15:41
 

Değerli ve titiz bir 'küçük araştırma'! Gerçekte her ölüm, hele bu türden -genç ve ekmek parası uğruna- her ölüm çok önemlidir ve düştüğü her hanede çok ölümdür. Aşırı iştahlı, kural tanımaz rant avcılarının bu durumu g-izleyen Sünni İslam ideolojisi soslu siyasi örtüleri altında cereyan eden bu elim kayıplar (Soma'yı da, Tuzla tersanelerini vb. de unutmadan)konusunda eminim ki ana muhalefet liderine ulaştırılan bilgi de bu detaylar yoktur. Muhtemelen de medyadan (ya da kulaktan) dolmadır. Bu eksikliği yaşadığımız coğrafyanın aydınları adına gidermeye çalışan titizliğine ve kişiliğine saygım ve dost selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 18.09.2014 15:18
Cevap :
Değerli yorumun ve ilgin için teşekkürler Sevgili Ersin. Sloganların hakim olduğu yoğun ülke gündeminde her duyduğumuzda yüreğimizi parçalayan "işçi cinayetleri" konusuna gereken titizliği ve saygıyı göstermek boynumuzun borcu.Daha yakından ilgilenmeye, araştırmaya ve yazmaya devam etmekten başka da elden bir şey gelmiyor ne yazık ki. Sevgi ve saygılarımla.   18.09.2014 15:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1071
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster