Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1063
 

Olumlu niyet

Yeryüzünde yaşayan hiçbir insan bir diğerine benzemediği gibi, her insanın da kendine göre fikir ve düşüncelere sahiptir.Gerek aileden aldığı, gerekse çevreden edindiği ve kendi algılarından geçirerek "benim" dediği düşüncelerdir. Toplum içinde başka insanlarla bir arada yaşıyorken zaman zaman insanlar arasında fikir ve düşünce ayrılıkları olur bu da çok doğaldır. İnsanlığın ilerlemesi ve gelişmesi farklı düşüncelerin biraraya gelip paylaşılmasından olmuştur ve olacaktır.

Herşey böyle iyi güzelken, farklı düşüncelere sahip olan insanların birbiri ile seviyeli bir fikir alışverişi yapamamasının sebebi nedir?

Her davranışın ve düşüncenin altında bir niyet vardır. Amaç, iletişim kurmaksa; bu niyetin olumlu olduğu varsayılır. Amaç iletişim kurmak değilse olumsuz olduğu ön yargısı ile yaklaşılır.

Olumlu niyete odaklanmak, davranış ve düşüncenin ötesini araştırmayı gerektirir. Farklı düşünen insanın düşüncesinin olumlu niyetini bulmak, o niyeti gerçekleştirecek başka düşünce ve davranış kalıplarına da açık olabileceği fikrini getirir. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Düşünce ve davranışlarımızın olumlu niyetini bilirsek o niyete uygun olan başka düşüncelere de açık oluruz.

Hırsızlık yapan birisinin olumlu niyeti karnını doyurmaksa, başka bir yolla karnı doyduğu zaman o davranışı bırakacaktır. Ama aynı zamanda heyecanı ve adrenali de seviyorsa, o zaman bunları sağlayabileceği başka bir davranış bulduğu zaman bırakacaktır.

İnsanlar her söyledikleri söz ve yaptıkları davranış ile sadece kendilerini anlatırlar. Ego ise söylenen her sözü ve davranışı üzerine alır. Tartışmalarda bir kişinin kendini ifade etmek için söylemiş olduğu herhangi bir söz diğerinin egosu tarafından kişiselleştirilir ve ona göre yanıt verir. Bu her iki taraf için de böyledir. Egonun oyununa gelirler.

Tartışmalardaki bir diğer sorun ise kavram karmaşasıdır. Herkesin bir terime verdiği anlam ve içerik farklıdır. Hoşgörü, sevgi, saygı, din, inanç, eğitim, öğretim, ahlak, arkadaşlık, dostluk vs vs.. gibi konularda herkesin tanımı farklıdır. Herkes kendi kafasındaki tanıma ve içeriğe göre düşüncelerini söyler ve davranışta bulunur. Karşı tarafı dinleyip anlamaya çalışmak gibi bir haslet sözkonusu olmadığında, herkes kendi kafasındaki anlam ile tartışma yapar hale gelir..

Bazı tartışmaları uzaktan izlediğinizde, aynı şeyleri söylerken nasıl bu kadar hararetli tartışabildiklerine hayret edersiniz.

Hem kendimizin hem de başkalarının davranış ve düşüncelerindeki olumlu niyeti aramak, iletişimi kolaylaştırdığı gibi tartışmaları da daha seviyeli bir hale getirecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hakikaten de aynı şeyleri söylerken neredeyse saç saça baş başa girecek derecede tartıştığımız oluyor. Bu insanın daha doğrusu nefsin baskın gelme arzusundan kaynaklanıyor. Onun ki doğru ama benim ki daha doğru diyen bir iç ses insanı tartışmaya/sürtüşmeye itiyor olabilir.Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 17.10.2010 15:52
Cevap :
:)) Belki bir süre sonra farkına varıyordur ama bu sefer de "aynı şeyleri konuşuyormuşuz boşa mı gidecek onca laf" diyerek "aynı şeyi söylüyoruz ama ben daha güzel söylüyorum" moduna giriliyordur:)) Selamlar, saygılar..  17.10.2010 16:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2335
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster