Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '08

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
795
 

Olumsuzluklara inat.. ''Ve perde''

Olumsuzluklara inat.. ''Ve perde''
 

27 Mart Dünya Tiyatro Günü.. Bir yıl önce de kutlamıştık, bugün de kutlanıyor..Hafta boyunca daha çok göreceğiz tiyatrocuları televizyon ekranlarında, radyo programlarında..İstisnaları bir kenara koyarsak, bir iki sütunu geçmeyen haberler dışında özel sayfalar ayrılacak bugünler tiyatroya, tiyatroculara.. Geçmiş bugün kıyaslamaları yapılacak, sorunlar dile getirilecek..Olanaksızlıklar içinde nasıl ayakta kalmaya çalışıldığı bir kere daha haykırılacak...

Değişen ne var, geçmişle bugün arasında...Ne yenilikler yapıldı Muhsin Ertuğrul'dan, Haldun Taner'den bugüne...Tiyatro sahnelerinin durumu nedir? Yenileniyor mu ihtiyaçlar talep doğrultusunda..Tiyatroya gönül verenler hala alkışlarla mutlu olabiliyor, ''iki kalas bir heves'' diyerek unutabiliyorlar mı sıkıntılarını? Acıları varken insanları güldürebiliyor ''perde kapanmaz'' diyerek rollerini başarıyla sergiliyorlar mı? Bu arada oyun oynayacak kaç tiyatro salonu kaldı Türkiye'de bunun yanıtı verilebiliyor mu? Protestolara, tepkilere karşın inat ediyor mu sanat düşmanları salonları kapatmaya? Ya Cumhuriyet'le yaşıt Muhsin Ertuğrul tiyatrosunu yıkarak iş merkezi yapma planı ne durumda? ''Depreme karşı dayanıksız'' raporu iş merkezi yapımında geçerli olmuyor mu? Yıkmadan, yok etmeden güçlendirilemiyor mu binalar Türkiye'de ?

Aaaah ah....Yine konuşulacak, tartışılacak, eleştiriler yapılacak hafta boyunca ama... Değişmeyecek olmazsa olmaz sorunlar. Yine protesto edecek seslerini duyurmayan tiyatrocular, ''salonumuzu yıktırmayacağız'' diyerek nöbet tuttukları salonların önünde...Yıllarını tiyatroya vermelerine rağmen televizyon dizilerindeki rolleri ile tanıyacak gerçek sanatçıları yeni nesiller.. Yine ödül törenleriyle sınırlı kalacak vaatler.. Siyasetçiler, cenaze törenlerinde anımsayacaklar sanatçıların önemini, ülkeye verdikleri hizmetleri..Sonra alışıla gelen unutkanlıklar başlayacak sonraki yılın kutlamalarına kadar.. Rafa kaldırılacak gide gele sararan dosyalardaki talepler..Arşive gidecek verilmeyen ödeneklerle yapılacak gelişim projeleri.

Ve bütün bu olumsuzluklara inat...Ayakta kalma, perdelerini açma başarısı gösterenler...Her gece saat 20:00'de sahne ışıkları önünde seyircileriyle buluşmaya, aynı heyecanı yaşamaya devam edecekler....Karanlığı sanatın ışığıyla aydınlatmanın onuru ve duyacakları alkışların mutluluğuyla.. Her gece farklı güzellikle açacaklar kapılarını tiyatro sevgisini yaşayan yüreklere, ''ve perde'' diyerek..

Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun !




resim kaynağı: www.Sahnedekiler.com sitesidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün dizi oyuncaları, tiyatronun tadı başka der avunur. Ama, dizilerden parayı kaldırır. Yalan söylerler...O denli çok sevselerdi hala tiyatro yaparlardı değil mi?

Suavi ALP 
 08.04.2008 17:10
Cevap :
Geçimlerini dizilerle sağlayıp, sanatlarını icra ediyorlar. Ya da tiyatroyu ayakta tutabilmek için dizi tekliflerine olumlu bakıyorlar..Devlet ve özel tiyatrolara verilen ödenekler, destek(sizlik) çok açık..Oyunculardan çok devletin sanata sanatçıya bakış açısını, haklarını iyileştirme konusunda çalışmalar yapması gerektiği düşüncesindeyim. Katkı ve paylaşımınız için teşekkür ederim.  08.04.2008 23:40
 

Taksim Atatürk Kültür Merkezi' ni de er ğeç yıkacaklar. Yerine Dubai modeli Yüksek bir bina yapıp teras katında boğazı seyredecekler. Ve övünecekler Cuhuriyetle yaşıt ATATÜRK kültür Merkezini yıktıklarına...selamlar

Latif 
 03.04.2008 11:43
Cevap :
Uzun yıllardır gerçekleştirmek istedikleri en önemli projelerindendi zaten, Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılması..Karar vermek bu kadar zaman kaybettirdi sanırım. Kimbilir ilaveler de olur belki dubai modeli binaların yakınlarına..Sevgi ve saygılarımla..  04.04.2008 15:26
 

Merhaba Tuğba Hanım, Tiyatro en basit anlatımla topluma ayna tutar, insanlığımızın her halini bize estetik ve dramatik biçimlerde yansıtır. Biz "mahremiyet" ve "namahremiyet", hatta "haremlik" ve "selamlık" arasında bocalayagelmiş bir kültürün çocukları olarak, tiyatral bir aynaya o kadar da sıcak bakmadığımızdan olsa gerek, bu ülkede sanat yerlerde sürünüyor. Ve bu böyle devam ettikçe, biz de borç batakları, ekonomik ve siyasi krizler içinde böylece sürünüp gideceğiz işte. Dünya Tiyatrolar Günü, kutlamayı hak edenlerindir. Siz hak ediyorsunuz. Kutlu olsun. Sevgiyle... MS

Mehmet Sağlam 
 03.04.2008 10:54
Cevap :
Paylaşımınızda bahsettiğiniz yanlışlar, sanata önem veren toplumların sahip olduğu gelişmişlik, çağdaşlık, ileriyi görememe eksiklikleri Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü bu alanda da özlemle anmamızın sağlıyor. 1930 yılında '' Efendiler..Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, kan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat sanatçı olamazsınız'' derken 20. yüzyıl Türkiye'sinde sanata tükürülüyor, tiyatro sahneleri yıkılıyor, olanaksızlıklar içinde hala çaba gösterenler takdir edilmiyor, ödenekleri kesiliyor. Gerçek sanatçıların değeri hala bilinmiyor.. Değerli katkınız için teşekkür ederim. Saygılarımla..  04.04.2008 15:23
 

Bazı şeyleri ayakta tutan belki de tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmaya duyulan inanç... Hala ayakta tiyatrolar öyle değil mi? Ve de hep ayakta kalacaklar... Çünkü sanat tüm olumsuzluklara karşı direnmektir bir bakıma... Sevgimle sana her zaman...

Fulya 
 31.03.2008 22:23
Cevap :
Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesi bugün son oyunla 2009'a kadar perdelerini kapattı. Bir yıldır yapılan protestolar, aşılmaya çalışılan bürokratik engeller, yıkım kararının yanlışlığını dile getiren belgelere rağmen.. Ne kadar büyük bir kayıp ve acı tiyatro sanatı, sanatçısı, sevenleri için. Yine de inatla, umutla açılacak perdeler her gece saat 20:00'de.. Başka türlü de olmaz olmamalı senin de paylaştığın gibi Fulya'cığım. İçten katkın için sağol..Sevgilerimle.  01.04.2008 0:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2313
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster