Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
56
 

Olumsuzluklardan öğrenenlerin Ülkesi

Olumsuzluklardan öğrenenlerin Ülkesi
 

Olumsuz olaylardan ders çıkarıldığı, önlem almayı bilmeyen bir toplumun var olduğu ülke… Burası!

Dilden dile dolaşan bir “tecrübe” kavramı var. İş için tecrübe, ilişki için tecrübe. Tecrübe ne diye sorarsanız da sanki bunun en kolay ifadesi “ yediğin kazıkların toplamı” derler. Beni tatmin etmiyor. Bir kere neden kazık atan ve yiyen var ki. Neden böyle bir ülke olmuşuz. Hep böyle arkamızı mı kollamak zorundayız? Hep mi bir risk var?

Fakat biz kesinlikle başımıza olumsuz bir şey geldiğinde hemen öğrenen bir milletiz. Dilim varmıyor ama biz diğer canlılara bu anlamda benziyoruz. Aslında öğrenmenin, insan için öğrenmenin yolu bu değil ama ne yapalım. Keşke diğer ülkelerde daha önce yaşanmış olayları alsak, kanunumuzu kuralımızı buna göre koysak ve insanların içine de bu kurallara uyma dürüstlüğü yerleşse.

Madenciyim. İş güvenliğinin en ciddi şekilde sağlanmaya çalışıldığı bir yere ziyarete geldim. Tabi ki en başta eğitim. Eğitim verenlere elimi uzatıyorum elbette. O çekince beni dikkat etmeye itiyor. Orada bir kaza olmuş. Diğerleriyle de tanışıyorum, diğer eğitimcilerle. Orada birden fazla kaza olmuş. Eğer olduysa, daha kötü kaza geçirmiş insanları göremedim. Ne gördüm peki? Parmaklarda eksikler gördüm, kısalmalar… Çok can sıkıcı. Bunlar olmuş da iş güvenliği gelmiş belli ki. Vicdani yanı çok kuvvetli bu işin.  Çok üzücü. Elimi uzattığıma mı üzüleyim, o çekinceyi yarattığıma rahatsızlık verdiğime mi? Ne yapacaksın ki el sıkışıp. Samimi davranmak istediğine kızıyor insan.

Bu insanlar artık iş güvenliği konusunda uzman olmuşlar, eğitim veriyorlar. Onlar yaşamış. Her defasında kapanan yaraları sızlıyordur. Ne kadar acı. Biz olumsuzluklardan öğrenen bir ülke olmayı ne zaman terk edeceğiz. İbret olsun diye mi bu adamları eğitimci yapmışlar? Bu adamların hiç o olaylardan bahsettiğine şahit olmadım. Duymadım da. O bir gizli hikâye, hikâyeler serisi.

Başımıza gelecek ki ders alacağız, bir şeyleri kaybedeceğiz ki bulalım. Belli değil mi zaten Kurtuluş Savaşı’nın tarihimizde yer almasından, belli değil mi yaşantımızdan. Neden böyleyiz. Kültürümüz neden bunun üzerine kurulmuş. Aslında aklı başında, olgun bir milletiz ama neden kurallara uymuyoruz. Her birey aynı kazaları tekrar yaşamamız gerekiyor.

Hiç bu konuyu bu şekilde düşünmemiştim. Galiba bize canımızın kıymetli olduğunun aşılanması gerekiyor. Benlik duygumuzun, önemli olduğumuz hissinin açığa çıkması gerekiyor. Ondan sonra da işte bu trafik eğitimi mi dersin, iş güvenliği mi dersin, hepsini rahatça verirsin. Ama bırakın, biraz daha kaza olsun. Herkes herşeyi tek tek yaşasın. Vaktiniz varsa…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatta kalmayı başarırsak ders alacağız. O yüzden yaşlandığımızda artık pilimiz bitmiş oluyor.

serifsoner 
 03.02.2012 14:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 489
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yeni mezun bir maden mühendisiyim. Yükseklisans yapıyorum. Bunun yanında, kalkınma antropolojisi, ci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster