Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
426
 

Ölümü arzulamak

Ölümü arzulamak
 

Heidegger’e göre insan ölüme yazgılıdır ve yaşamını buna göre sürdürmelidir. Kişinin öleceği gerçeğini bilmesi ve farkında olması onu bulunduğu varoluş düzeyinden daha üst bir varoluş düzeyine geçmeye sevk eder.  Bu farkındalığın en net sonucudur intihar… Fazlasıyla varlığının bilincinde olan insan varoluşsal bir acıyı da çekmeyi doğal olarak kabullenmiş olur. Ve varoluş acısının çekilemezliği yokluğu arzulamaya neden olur.

Gizemini ancak yaşanıldığı zaman kaybedecek olan ölüm, kimi zaman insanın varlığının sonu, çürümenin ve kokuşmuşluğun bir başlangıcı kabul edilirken, kimi zaman da sonsuz yaşamın başlangıcı olarak kabul edilip sonsuzluğa açılan bir kapı olarak karşılanmıştır. Bu nokta kısmen uhrevidir. Yaradan ve Yaradanın ölümle birlikte sunacağını vaat ettiği cennet fikridir sonsuzluğu cazip kılan. Ölüm sonrasında ruhun devamlılığı noktasında hemen hemen bütün ilahi yaklaşımlar hemfikirdir. Acı çeken beden ruhla birlikte sonsuz özgürlüğüne kavuşacaktır. Varlığının başından beri hem bedeni hem de ruhu ile arzuladığı müthiş özgürlük duygusunu sınırsızca yaşayabilecektir nihayet.

Tanrı kitaplarında ölüm sonrası hayata dair referanslar verir.“Her nefis ölümü tadacaktır”  diyerek Kur’an-ı Kerim’in Ankebut suresinin 57. Ayetinde bu dünyadaki kaçınılmaz sonu haber verir. Müslümanlar için, ölüm haktır ve ölümden sonra diriliş mutlaka olacaktır. Yahudi kutsal kitabı Tanah’ta, ölüler diyarı anlamındaki “Şeol” ifadesi, ölümden sonraki hayat hakkında kullanılan tanımlardan biridir. Ölümden sonra diriliş, Hz. İsa tarafından tebliğ edilen temel Hıristiyan inancıdır. “Bedeni öldürüp de canı öldürmeğe kudreti olmayanlardan korkmayın; ancak daha ziyade cehennemde hem bedeni, hem canı helak etmeğe kudreti olanlardan korkun.” cümlesi (Matta 10:28) sıkça başvurulan bir referanstır. İlahi kitaplarda sonsuzluk ve ölümsüz ruh tasvirine yapılan bunca atıf insanoğlunu ölümün son olmadığı fikrine ikna eder..

Peki gerçekten sonsuzluk arzusunun cazibesi mi ölümü çeker kendine, eninde sonunda öleceğini bile bile kendi ellerinde çabuklaştırma gücünü verir? İnsanın kendini öldürme arzusunu kamçılayan nedir?

Tutkulu yaşayıp tutkulu veda etmek kavramı ölüm ve yaşam sevincinin iç içe geçmesiyle Sylvia Plath’in dizelerine şu şekilde yansır :           

“ Ölüm çok güzel olmalı,

yumuşak, kahverengi toprakta yatmak,

birinin başının üzerinde çimlerin dalgalanması, ve sessizliği dinlemek.

Dünün olmaması, ve yarının olmaması.

Zamanı unutmak, hayatı affettmek, barışta olmak…”

Nilgün Marmara ise  Sylvia Plath üzerine incelemeler yaparken onun hayata bakış tarzından ve düşüncelerinden oldukça etkilenerek  “Hayatın neresinden dönülse kârdır” diyerek intiharı seçer.

Hayatının bir başarısızlık örneği olduğunu düşünen ünlü ressam Vincent Van Gogh, kendisini tabancayla göğsünden vurarak dünyadaki varlığını sonlandırır. Edebiyat dünyasının ünlü isimlerinden Hemingway benzer bir şekilde av tüfeği ile yaşamına son verir. İngiliz yazar ve yayıncı Virginia Woolf birçok başarısız denemeden sonra, ceplerine taşlar doldurarak nehre atlayıp intihar eder. Dünya siyaset ve haritasını yerinden oynatan Adolf Hitler siyanür kapsülünü ısırır ve eş zamanlı olarak tabancasını sağ şakağına dayayıp ateş eder. Marilyn Monroe ilaç içerek, Kurt Cobain tabancayla kendini vurarak, Jack London aşırı doz morfin alarak intihar ederler. Peki bunca tanınmış ve farklı yönleriyle çok sevilmiş insanların tek ortak noktası intihar etmiş olmaları mıdır sadece…

Kim bilir belki de görmediğim göremediğim satır arası detaylar vardır bu simaları birbirine benzer kılan ya da farklılaştırırken yalnızlaştıran…

“ Kim ki kendini öldürmeyi becerir, o Tanrı’dır” diyen Dostoyevski’dir belki detayları gören…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı. Etkilendim. Teşekkür ederim. Sedat Yalçın

SEdat 
 12.08.2016 20:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 214
Kayıt tarihi
: 26.04.14
 
 

Buluşların ve dahilerin çağında kendini aramaya çıkmış bir içsel gezginim ve insanları anlamaya ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster