Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
636
 

Ölümün adı yok!

Ölümün adı yok!
 

Ben küçükken, izlediğim bir filmden aklımda kalan kareleri yazmak istiyorum bugün, tam da yeri geldiğini düşünerek. İsimsiz ressamın aç kalmamak ve resimlerini satabilmek için öldüğünü duyurarak satış patlaması sağlamasıydı konusu. Şimdi acıyla izliyorum çünkü benzer bir oyun da Barış Akarsu’nun ölümü üzerine kurgulandı... Ölümler hüzünlüdür veda taşır boyundan büyük, dünyadan ağır... Zaten toplum olarak severiz acılı adana kıvamında ki dramatik vakalara ağıt yakmayı da, ağlamayı da...

Her şeye eyvallah! Bende bir anayım... Evladımın yitip gitmesini düşünmek bile acıtır içimi, hem de emenet olmasına, her an hak tarafından alınma ihtimaline rağmen... Annesine ve babsına sabır, Barış’ a da rahmet diliyorum, gönülden ve içten... Ancak yine de kızgınım, basına, hastane bahçesinde toplanan amaçlı, amaçsız insan topluluğuna ve hemen her gün dramatize edilerek yazılan çizilen yazılara...

Neden mi kızgını? Nedeni şu, biz her gece iç ve dış düşmanların saldırısını düşünmeden rahat rahat uyumamızı canlarını siper ederek sağlanaynları unutalım. Peki, şehit olan askerlerimizin anne-baba-eş ve çocuklarını da mı unutalım... Onların analarının için Barış’ın anasından az mı acıyor, Onların babasının feryadı, figanı Barış’ın babasınınkinden az mı yakıyor... İşte evladını şehit veren bir babanın internette dolaşan dilekçesi... Okumadıysanız okuyun, okuduysanız bir kez daha okuyun diye ekliyorum:

Dilekçe:

“Tunceli İli Nazimiye İlçesi’nde teröristlerle girmiş olduğu çatışmada şehit olan oğlum jandarma komando ................. nın geriye kalan askerliğini babası olarak tamamlamak istiyorum. Gereğini arz ederim”

Mektup Kars'tan gönderilmiş ama ne fark eder nerden geldiği ki, bir çok yiğit erin yiğit babası benzer vatan aşkı taşımıyor mu?

Şimdi, alışmış alıştırılmış toplum olarak inatla, itirazla yazıyorum... Şehitlerle ilgili blogda yazılan yazıların okunma oranına bakıyorum, birde Barış’ın yoğun bakım süresi ve ölüm haberi yazılarına... İnanılamaz farklılıklar var... İlgimizi çekmesi için ölenin ya isim yapması ya da yakınımızdan birinin mi olması lazım... Allah aşkına incinen, incitilen şehit analarını da düşünün... Yarın o analardan babalardan biri olmayacağımız ne malum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

size kesinlikle hak veriyorum.magazinvari oluyor haberler ve yorumlar.bende kendi köşemde bazen bu tür istatistikleri takip ediyorum.en çok okunan yazım karadenizin incisi bartın(turizm konulu-yani gezmek),en az okunanda nerede o eski bayramlar.aslında ne kadar tezat bir durum.bayramlar birlik ve beraberlik için bir fırsat ve okunduğu kadar ilgi görüyor gerçekten.çoğumuz bayramlarda birbirimizi ziyaret edeceğimize okunma oranı gibi gezinti peşindeyiz. sevgi ile kalın.

ERDEM AKBABA 
 14.10.2007 0:30
Cevap :
Merhabalar Erdem Bey, sizde haklısınız:) Malesef bazen okunması gerekenle, okunan arasında uçurumlar olabiliyor. Bu nedenle değilmidir çıplaklık objesi bayan fotoğraflarının 1. sayfa haberlerinde yer alması ama yaşamsal alanlarda geçen hayatsal olayların 3. sayfa da:( Ne zaman aşarız bilmiyorum ama manevi değerlerimizi yitidikçe önüne geçemeyeceğimiz yaşanmaz bir gelecek bizleri bekliyor... Sevgiler, iyi kalın.  15.10.2007 11:51
 

bu ülkede trafik kazasından gerek başka görünmez kazalardan birçok gencimiz öldü ve ölüyorda.barışın onlardan ne farkı vardı niye birimizde çıkıp o ismi duyulmayan bu ülkenin evlatlarının mezarına,cenazesine gitmedik? daha da önemlisi neden barışın ölümü şehit cenazelerini (çoğu insan için) unutturmaya yetti? barış öldü Allah rahmet eylesin ama birçok barış gibiler ve bu vatan içinde ölenler oldu.barışın özellüği neydi? yazınız için çok teşekkürler iyi günler...

Bilal Tonga 
 11.07.2007 1:14
 

o arabada ölen 2 genç kız vardı onların haberini hiç görmedim mesela... ya da şehitleri, dediğiniz gibi.Ama barış çok gençti ve tanınıyordu cok seviliyordu.Sevildiği oranda haberler yapılıyor diye düşünüyorum... Ayrıca televizyoncuların ne kadar pis insanlar olduğunu da biliyoruz.Reyting değil mi asıl amaç? Hangisi Barış'ın ölümü için bu kadar emek sarfederdi ki eğer tanınmıyor olsa...

Yasemin Erişen 
 08.07.2007 12:06
Cevap :
Merhabalar:) Kesinlikle katılıyorum size... Hele ki Milliyeti Gazetesinde Gönül Yazar'ın haber olma ve o gurbetçi kadının son fotoğraflarını satma girişimi iyice sinir bozucuydu ama asıl kızdığım bir diğer konu bu insanları kötüleyen Milliyet internet sitesi Barış için dualarınızı mesaj yoluyla iletin ona destek olun başlığıyla kampanya düzenlemesiydi... Okuduğumda çok üzüldüm... Acaba ölenlerimize de dualarımızı mesaj yoluyla mı iletmeliyiz:))) Belki Allah çok mesaj gönderirsek günahlarını affeder ne dersiniz:((( Sömürülmek çok acı...  08.07.2007 13:05
 

Maalesef böyle.

sedataydın 
 06.07.2007 12:56
Cevap :
Ne acı ama değil mi malesef demek bile...  06.07.2007 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1412
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1976 yılında Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde doğmuşum... 8 yaşımda göç ettiğim bu ile bir daha hiç git..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster