Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1555
 

Ölümün rengi gökmavisidir... (Haksız yere asılan tüm hayat mağdurlarına ve ailelerine ithafen)

Ölümün rengi gökmavisidir... (Haksız yere asılan tüm hayat mağdurlarına ve ailelerine ithafen)
 

Ölümün sonsuzluğu gökyüzünün sonsuzluğunda birleşir o son bakışta...


Ölümün rengi gök mavisidir... Uçsuz bucaksız gökyüzünün maviliği.. Ölümün sonsuzluğu gökyüzünün sonsuzluğunda birleşir o son bakışta... İşte bu sebeptendir her idam mahkumunun son nefesinde gökyüzüne bakması ve son kez soluyup o gözyüzünü, ondan kendine düşen son payla ruhunu ona karıştırması... İşte bu sebeptendir idam mahkumlarının gökyüzünün derin mavisini en derininden çekedet; ölümsüz bir ruh için vurması taburesine...

Haksız yere ölüme sürgün olan idam mahkumları dimdik durur darağacında... Gökyüzüne kavuşmak için kollarını uzatan bir çam ağacı edasıyla sallanırken bedenleri, rüzgarın aracılığı ile ruhları uzanır gökyüzünün derin mavisine... Öyle bir okşarki gökyüzü bu yaşam mağdurlarını, herbirinin cesetleri gülümser ve ayışığı doldurur mezarlarını... Ona hayatı yasaklayanlar güneşi de yasaklar son vedasında; oysa en büyük anarşisttir güneş, onlar yasaklasalarda ayın suretinde yansır idam mahkumlarının mezarlarına ve nur yağmışcasına aydınlatır o gülümseyen ve inadına dimdik duran bedenleri. 

İnadına dimdik, inadına vuran kendi sehpasına ve inadına doldururken gök mavisini gözlerine idam mahkumu; son sözü, son sloganı hayat adına “KAHROLSUN” olur, güzel günler hayal etti diye başkaları asılmasın umuduyla... Bir umudu, bir sevdayı, bir tutkuyu, ... ifade etmenin şaşkınlığındadır “KAHROLSUN” da! Bir hoşcakal’ın simgesi olup haykırılır, kalanların hoş bir dünyada hoşça kalabilmeleri için haykırılan Kahrolsun... 

Oysa hep bir tezatlık kalır insanın aklında idama dair; yasalara karşı öldürenler katilse, yasaya dayanarak masumları öldürenler nedir ? Suça ceza haktır tamam, ama ölüm Tanrı’ya hak, insana haramdır, hatadır, cezadır, ... Ölüm ölene değil, geride kalan, anaya, evlada, yare, kardaşe cezadır; ölüm öldürene cezadır...  

Yıllar geçer nice sonsuzluğa uğurlanmanın üzerinden, siyasi bir manevra ile bir özür ve bir iade İTİBAR sözcüğü üzerinden... Ne zaman alındı, nerede, kaç derecede saklandı da şimdi iade edilecek kıvama gedi bu İTİBAR... Kim verdi size bu İTİBARLAR üzerinde ki hakkı... Aldın mı ki, senin mi ki iade edebiliyorsun... O ölümle ölenin değil öldürenin itibarı asıldı, nefessiz kaldı, kayboldu aslında... 

Sabaha karşı alırlar genellikle idam mahkumlarını son yolculuklarına; o gün daha bir heybetli olur devleşir haksız yere asılanlar? Vedalaşırken yücelir, güçlenir, büyür büyür ve haykırır “HAKKINIZI HELAL EDİN ARKADAŞLAR” diye... Nice gözyaşı ile ıslanan yüz bakar dostlarının ölüme dimdik gidişine, bakarlar son bakış olduğunun bilinciyle doyasıya... Öldüresiye haykırırlar “GÜLE GÜLE” diye dev gibi ölüme yürüyenin ardından ve bu anı her anlatacaklarında tekrar yaşar ve tekrar ağlar, ölüme kafa tutanın arkadaşları... 

Tüm yarıda kalmış hayatların ve haciz konmuş ömürlerin geride bıraktığı bedenler öksüz anaların gözyaşları ile yıkanıp, öpücükleri ile uğurlanırlar... Ve hiçbir cenaze marşı yoktur ki bir ananın ağıdı kadar dağlasın yüreği; dağlasın insanın yüreğini, dağlasın doğanın yüreğini, dağlasın Tanrının yüreğini... Onlardan geriye kalan mirassa; bir kaç fotoğraf, “ne olur üzülme anam “ diye başlayıp “kendinize ve kardeşlerime dikkat edin” diye biten, üzmenin mahçubuyetiyle yazılan duygu dolu bir mektup ile ağaran saçlar ve eksilen ömürler olur... 

Haksız yere canı alınan tüm yarıda kalmış hayatlar için; yarım kalmayacak bütün ömürlerinizin kıymetini bilin; iyi bir dünya hayaliyle ölenler için ve bir daha hiçbir ömür haksız yere yarım kalmasın diye dolu dolu yaşayın... 

Haksız Yere Asılan Tüm Hayat Mağdurlarına ve Ailelerine İtafen... 

ALİ NECATİ DOĞAN 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Takılı kalır son sözler boğazda. İpin ucunda asılı kalan beden gibi... Bilmezler ki onlar hiç ölmedi...

Mavi. 
 17.09.2009 23:09
Cevap :
Bu yazıya yazılabilecek en iyi yorumlardan biri bu olsa gerek...Teşekkür ederim, herşeyden öte anlayarak mükafatlandırdığınız için...  18.09.2009 13:36
 

Bir zamanlar 17 yaşında iken, yaşı büyültülüp, işlemediği bir suçtan hüküm giyen o masum çocuklar için yazılmış bir şarkı.. Son bakış.. Dinledikçe insanın tüylerini diken diken eder.. Bugün yine 17 yaşında, fakat vahşice bir cinayetin zanlısı olarak yakalanan ve sadece 18 yıl, bilemediniz hafifletici(!) sebeplerle tekrar aramıza karışabilecek olan Garipoğlu ile nasıl bir tezat yaratmaktadır.. Üstelik öldürülen genç kızın başını kaldırıp bakacağı bir gökyüzü bile yoktu o an..

Eza Keskinol 
 17.09.2009 12:59
Cevap :
Kesinlikle Türkiye'de Adalet Sistemi diye birşeyin varlığından bahsetmek mümkün değil... Ne yazık ki adalet güçsüz amiyane tabiri ile garibanı haklı haksız demeden süründürürken güçlü için her kolaylığı sağlamaktadır...Ama adalet sisteminin acizliği idam cezasının varlığını haklı kılmaz...Ceza şuçu işleyen kişiye verilir, oysaki ölüm ölenden başka herkese bir cezadır...İnsanın ve hatalarının yoğunlukla yaşandığı bu dünyada dönüşü olmayan bir karar olan idam cezasını asla savunamam, ki daha önce söylediğim gibi idam ölene değil ölenin yakınlarına cezadır... Ayrı bir belirtilmesi gerekende hangi görüşte olursa olsun, hangi coğrafyada olursa olsun bu yazı HAKSIZ YERE idam edilen tüm hayat mağdurlarına adanmıştır... Hak kavramı dünyevi değil ilahi bir kavramdır...  17.09.2009 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5605
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

İnsanım herkes kadar; zengin kadar fakir kadar, kadın kadar erkek kadar, Müslüman kadar Hristiyan ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster