Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
119
 

Ölüntü miras: Kelimelikler

Ölüntü miras: Kelimelikler
 

Sözlük, insanın yol haritasıdır. Anlamsızlığında değer, kaybolmuşluğunda rehber, kuşkularında dingin bir limandır. Söz, dendiğinde bütünüyle bir cümle akla gelse de, sözlükler bizde “kelimelik” manasını yüklenir.

Kelimelikler, cümle kurmada ne çok yardım eder bize. Kargaşanın “hengame”, düşünceli seyredişin “temaşa” olduğunu; yaradılışın “hilkat”, ayrılığın “firkat”, acımanın ve affetmenin “rahmet” olduğunu söyler bize kelimelikler.   

Miladı ayrılık olanın kelimeliği eksiktir. A’da “aşk”, C’de “can” yoktur; V’de “vuslat”, T’de “tâkat” Y’de yâr olmaz. Gözyaşıyla yoğrulmuş bir kalbin izahına hangi kelimenin gücü yeter!  Nasıl anlarsınız “ân” olmadan, yarin açmadığına “yara” denir mi?

Kelimeliklerde, gerçek hayatta olması gerekenler yer alır çoğu zaman. “Âb” yani “su” başlangıçtır.  Hürriyet zürriyetten, vefa vefattan, hayat memattan önce gelir. Aşktan sonra ayrılık, merhametten sonradır zulüm. Asıl sahteden, sabır selametten öncedir. Sürer gider bu böyle.

Şimdi deseniz ki,  “Evvel-âhir, korku-sevgi, kibir-tevazu, ihanet-sadakat gibi ikilemlere ne diyeceksin?” Söz sanatıdır bu, harfleri oynatma işi, sorulamayan cevaplar var, ve işte kelimelikler. Bilmez misiniz ki,“sevmeyi bilmeyenin korku sarar etini, tevazu görünümlü bir kibirle anlar insan, âtî maziden önce ağlatır.”

Söz söylemeden çığlık atar, acıyla törpülenen ruhlar. Ufalanır cümleler. Bazen keskin bir bakışın attığı çizik binlerce söze bedeldir.

Acının gergefinde, bitimsiz ve biçimsiz sevmelerin ocağında, geceye bürünüp hıçkırmadan yatmayı öğrenir insan, dağa taşa çarparcasına susmayı bir de. Demlenir kalp, kan rengi ve sıcak; yazmak, soğuk ve tuzak… Üşütür, acıtır, çökertir. Bu siyah bitmez. Kelimenin cümleye, cümlenin sevdaya sürgünü bitmez.

Tükenen kalemlerle yazılsa da tükenmeyen umutlar, bu ses, bu cümle içinde barınamayan kelimeler bitmez. Tarifsizliği tanımlayanlar çoğalır, “keşke” cellâdını boğazlar birileri. Bir varmış, iki çokmuş diye yalnızlaşır öyküler. En sona sadece zürriyetsiz isimler kalır, ve bir kuşak öteye bile kalamayacak kelimelikler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dil bir göl, içdeniz, ya da gelişip okyanus olmuşsa da, kelimeler birer damladır, bazen bir başka damlanın dalına basar genişletir anlamını, bazen de dalına basılır anlamı genişleyen bir başka kelimenin kalır gölgesinde. Bazı anlar da olur anlamları tersyüz edilir, adeta başlangıçtaki bağlamından koparılır. İnsanlar birey birey kelimelere, toplumlar da göle, iç denizi ve de okyanusa benzerler. Ve az çok kelimelerin kaderine benzer her birinin kaderi. Her ölenin biraz miras bıraktığı, doğru dürüstte paylaşılıp anlaşılamadığı. Bilmem ki anlamlı bir ek oldu mu yazınıza ne dersin? Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 28.03.2016 20:22
Cevap :
Kelimelerin gücünü hissettiren yorumunuz için teşekkürler. Çok yerinde cümlelerle yazıma renk kattınız. Selamlar..  30.03.2016 19:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 319
Kayıt tarihi
: 11.09.08
 
 

1984 Kayseri doğumluyum. Adana merkez okullarından birinde görev yapmaktayım. Branş öğretmeniyim...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster