Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
13208
 

Olympos'a nasıl gidilir

Olympos'a nasıl gidilir
 

Yaz geldi, tatiller başladı... Belki küçük kaçamaklar..

Bir Antalya'lı olarak Olympos, Çıralı ve Adrasan her yıl muhakkak gitmeye ve kalmaya gayret ettiğim, her gittiğimde de iyi ki gelmişim dediğim yerler.. Sizi alır, iki günde sizden bir başka siz çıkartır. Ve emin olun yenisi çok daha huzurlu, çok daha dingin ve keyifli olur. Bu muhteşem koyları görmek isterseniz sizlere çok kısa ve düz bir yol yazısı yazayım yine. Esasen yol tarifi hem Olympos hem Çıralı hem Adrasan için geçerli. Çünkü bu üç koy yanyana. Çıralı ve Olympos yol ayırımları arası iki kilometre. 

İlk koy Çıralı. İkinci koy Olympos ve üçüncü koy Adrasan. 

Otobüs ya da uçakla Antalya'ya vardıktan sonra aslında ulaşım oldukça kolay. Kendinizi 1.5-2 saat sürecek bir yolculuğa hazır bılundurun.

Otobüs ile gideceğinizi varsayarsak : Havalimanından Otogara ulaşmanız gerekir öncelikle. Havaş'ın araçları olduğu gibi, her yarım saatte bir Otogar'a giden ve bu hizmeti 4 Tl karşılığı sunan belediye otobüsleri de var. A600 numaralı bu otobüsler ile direkt Otogara ulaşırsınız.

Yok eğer zaten Otobüs ile şehre vardıysanız, siz zaten yola hazırsınız.

Otogardan Kaş İstikametine giden Antalya Tur otobüs ve minübüslerine binebilirsiniz. Yapmanız gereken hangi koya gitmek istiyorsanız onun yol ayırımında inmek. Yol ilk andan itibaren 1.5 saat sürüyor, fakat ilk Çıralı Kavşağı'ndan sonra yol ayırımları peşpeşe. 

Ve hangi ayırımda inerseniz inin, aşağı servis yapan dolmuşlar mevcut. Sürekli aşağıdaki koylar ile yukarıdaki kavşaklar arasında ring yapıyorlar.

Araba kiralayıp gidiyorsanız, doğal olarak sizin için daha kolay. Yapmanız gereken tek şey arabayı Kemer istikametine sürmek. Aslında zamanınız biraz varsa, sizlere tavsiyem Kemer'in içine girip, doğrudan limana arabanızı sürerek ''Ayışığı Plajı/Parkı'' nda bir kahve molası vermeniz. Bu parkın yeşilliği ve güzelliği sizi büyüleceketir.

Devamına Olympos yol ayırımına varmadan, Ulupınar Restaurantlar ayrımı var ki tabelalar ile göreceksiniz; muhakkak uğrayıp bir öğle yemeği yiyin ya da bir şeyler için. Coşkun akan derenin üzerine kurulmuş küçük platformlarda ve ağaç gölgesinde nefeslenmek ruhunuzu okşayacaktır.

1) Çıralı : ilk sapılan koy. Tercihiniz burası ise, sizi burada Bungalow ağırlıklı bir konaklama bekler. Odalar oda kahvaltı olup, fiyatlar diğer iki koya göre biraz yüksektir. Bungalow dememe bakmayın, sen derece lüks ve konforlular. Tercih edeceğiniz tesise göre bir miktar sahile yürümeniz gerekebilir. Ama o doğa harikasının içinde zannımca gözünüz pek görmeyecektir. Sosyalliğin daha az olduğu, herkesin kendi tesisinde huzur bulup dinlendiği bir format Çıralı. Diğer iki koydan bir farkı da aşağıda köprünün orada bir Bankamatik olması ama yine de yanınızda nakit olsun bir miktar. Kart kullanımı ile ilgili pek sıkıntı yok.

Çıralı'dan doğrudan Olympos'a geçen bir ara yol yok. Tekrar ana yola, yukarı çıkmanız gerekir. 1-2 gece burada kalıp diğer koylara gidebileceğiniz gibi, göremeye de gerek bulmazsanız bu koya hiç girmezsiniz.

2) Olympos: Koylar içinde benim kişisel fikrimce en sosyal olan koy. Yaş ortalaması biraz daha düşük. Ağaç evleri ile ünlü olan bir koy. İmar yasası gereği temel atılmış binalar olmadığı için ağaç evler çok yaygın. En eskilerden birisi Kadir'in Ağaç Evleri olmakla birlikte, 10 yıl önceki hali de kalmamış. Yangından sonra yeniden inşaa edildiği halde, eski ruhu kaybolmuş. Özellikle gençlere ve yabancı öğrencilere çok hitap eden bir yer iken bildiğimiz aile pansiyonlarına dönüşmüş. Yine de ağaç ev konsepti içinde keyifli. Yalnız çok fazla konaklama yeri açılmış ve onlar da oldukça keyifli. Hepsini gezip fiyat almanız, yürüyerek 1 saatinizi alır. O kadar da küçük bir yer.

İçerisindeki harabeler ve denize bağlanan kısmı nefis... Nefesinizi keser, eğer daha önce görmediyseniz. Fiyatlar diğer iki koya göre daha uygundur, çünkü gelişimi genç ve öğrencilerle başlamıştır. Hala da gençler daha yoğun. Akşam sahilde, gitar çalıp müzik yapan küçük gruplara çok rastlarsınız. Canlı müzik yapan mekanlar olduğu gibi, eski Öküz Bar yeni Bull Bar'da koyda mevcut. Yalnız aklınızda olsun Bankamatik sadece yıkarıda kavşakta var, 11 km yol alıp aşağıya indiğinizde üzerinizde nakit olsun. Durum böyle olduğu için kredi kartı her yerde geçiyor.

3) Adrasan : Bu koya Olympos'tan ara yol ile geçebileceğiniz gibi yukarıdan direkt de inebilirsiniz. Her koyda olduğu gibi, buraya iniş yolu da son dereec keyifli son derece yeşil. Bir Orman denizinde yüzersiniz. Diğer koylardan farklı olarak denize direkt bakan geniş bir sahili ve bu sahili direkt gören konaklama tesisleri vardır. Adrasan'da normal oteller bulursunuz. Bu arada Akdeniz Üniversi'tesinin de tesisleri var ve dışarıdan müşteri kabul ediyor. Değişmedi ise öyle biliyorum. Tesisler sahilde değil ama yemyeşil bir bölgede ve sahile yakın.. Otel fiyatları olarak Çıralı ve Olympos arası bir seviyede. Haziran başında çift kişilik oda, kahvaltı ile birlite 150 Tl idi. Bu fiyat Olympos'ta 120 Tl ortalamasında giderken, Çıralı'da son derece değişken ve üst limit yok. Adrasan ve Olympos'ta dalış yapabilirsiniz ama bilhassa Adrasan'da. Bu koyun yaş averajı biraz daha yüksektir Olympos'a göre. Sahilde aileler, kitap okuyan çiftler yoğunluktadır. Adrasan'ın denize bakan yüzünde en sol köşede yol kendiliğinden sola dönner ve denize akan küçük bir nehir görürsünüz.

Bu nehir üzerine kurulmuş ufak platolar, o platolardaki sedirler, sofralar ve gelen yemekleri anlatamayacağım çünkü kelimeler kifayetsiz kalır. Öyle bir güzel, öyle bir dinlendirici... Başka bir dünyaya geçersiniz. Benim favorim her zaman sarımsaklı yoğurtlu kızartma. Her şey doğal çünkü. Sanki annem hazırlamış da Adrasan'a yollamış. Derede yüzen kazlar ve kuğular size yemeğinizde eşlik eder. Suyun içine kurulmuş hamakta keyif yapar, gökyüzünü izlerken, beni de anın lütfen.

Bu koylardan isterseniz sadece birine gidin, isterseniz 1 hafta gibi kısa bir sürede üçünde de kalın ama muhakkak gidin. Cennet memleketimizin cennet köşeleridir çünkü. Bir şort, bir t-shirt, yaşasın özgürlük modu... İşte oralarda bunlar size eşlik eder. Sakinlik, sadelik, doğallık ve hayatın keyifli akışı. Çeşme eve Bodrum'un ciks havaları yoktur, herkes kendi halindedir. Yemyeşil ormanların eşlik ettiği masmavi denizler. Ben en son toplamda 4 gün gittim, üç koya da girdim. 15 gün dinlenmiş kadar oldum.

Ouuuu bu arada lütfen gece, sahile uzanıp yıldızları izleyin.. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster