Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '12

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
3333
 

Ömer Hayyam'ı ne kadar tanıyoruz?

Ömer Hayyam'ı ne kadar tanıyoruz?
 

Ömer Hayyam İranlı şair, bilgin, fizikçi ve birçok alanda çalışma yapan 11. YY’ dan bu yana tüm topluma ışık tutan bir filozoftur. Fakat son zamanlarda sadece ateist olarak anılması onun bilim adamı duruşuna gölge düşürmüştür. Ömer Hayyam, yalnız ateistlere değil toplumun tüm kesimlerine mal olmuştur. Biz eğer işin ideolojik kısmıyla ilgilenirsek hiçbir zaman yol kat edemeyiz. Her zaman için ileri gelen bir adamı incelerken, hangi dine mensup ya da hangi görüşe sahip diye bakmak yerine, topluma ne gibi faydası olmuş diyerek sorgulamamız gerekir. Açıkçası benim için Ömer Hayyam’ın inançlı olması ya da olmaması beni ilgilendirmiyor. Ben topluma ne kazandırdığına bakarım. Fazıl Say’ın, Ömer Hayyam’ı şarapçı,dinsiz,dini değerlerle dalga geçen v.s gibi lanse ettirmesi tüm şimşekleri 11. YY da yaşamış olan filozofun üzerine çekti, bütün suç ölmüş birine yüklendi. Durduk yere herkes Ömer Hayyam’ı kötülemeye başladı. Ömer Hayyam’ın yaptığı işleri herkesin bilmesi ve saptırılmaması için bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Ömer Hayyam 1048 yılında İran’ın Nişabur kentinde doğmuştur. Hayyam, dünya bilim tarihi için de önemli bir yerdedir. Yaşadığı dönemde İbn-i Sina’dan sonra Doğu’nun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul edilir. Tıp, fizik, astronomi, cebir, geometri ve yüksek matematik alanlarında önemli çalışmaları olan Ömer Hayyam için zamanın bütün bilgilerini bildiği söylenir. O, herkesten farklı olarak yaptığı çalışmaların çoğunu kaleme almamış, oysa ismini çokça duyduğumuz teoremlerin asıl kahramanıdır. Elde bulunan ender kayıtlara dayanılarak Ömer Hayyam’ın çalışmalarına şöyle bir değinelim.

1079 yılında tamamladığı, halk arasında ‘ÖmerHayyam Takvimi’ bugün ise ‘Celali Takvimi' olarak bilinen takvim için büyük çaba sarf etmiştir. Güneş yılına göre düzenlenen bu takvim 5000 yılda bir gün hata verirken, bugün kullandığımız Gregoryen Takvimi 3330 yılda bir gün hata vermektedir. Bu da Hayyam'ın bilimsel düzeyinin kendi zamanının ne kadar ötesinde oluşunun açık bir göstergesidir.

Katkıda bulunduğu ilimlerin başında cebir gelir. 3. Dereceden denklemler de dahil olmak üzere bir çok cebir denklemini sınıflandırmak için uğraşmıştır ve bunların bir kısmına çözüm de bulmuştur. ‘Makalatfi el cebir ve el Mukabele’ cebir üzerine bir başyapıtıdır ve cebirin gelişmesinde büyük öneme sahiptir. On bölümden oluşan bu kitabın dört bölümünde kübik denklemleri incelemiş ve bu denklemleri sınıflandırmıştır. Matematik tarihinde ilk kez bu sınıflandırmayı yapan kişidir.Nitekim, Hayyam 13 farklı 3. dereceden denklem tanımlamıştır. Denklemleri çoğunlukla geometrik metod kullanarak çözmüştür ve bu çözümler zekice seçilmiş konikler üzerine dayandırılmıştır.

Bunun yanı sıra Hayyam, binom açılımını da bulmuştur. Aslında binom teorisini ve bu açılımdaki katsayıları bulan ilk kişi olduğu düşünülmektedir. (Pascal üçgeni diyebildiğimiz şey aslında bir Hayyam üçgenidir)Geometri alanında Öklid'in çalışmaları üzerinde durmuş ve paralel doğrular teoremine katkıda bulunmuştur. Bir kitabında da Öklit'in aksiyomlarıyla ilgili çalışmaları toplayan Hayyam, Öklit' in paralellik aksiyomunu başka bir önerme kümesiyle değiştirmiştir. Bunun sonucunda bugün öklit-dışı geometride kullanılan 'geniş, dar ve dik açı hipotezleri' ile ilgili biçimlere ulaşmıştır. Öklit'in yapıtı üzerine yorumlarında, irrasyonel sayıların da tıpkı rasyonel sayılar gibi kullanılabileceğini kanıtlaması matematik tarihinde bir dönüm noktası oluşturmuştur.

Ömer Hayyam, İran ve Doğu Edebiyatı’nda rubai türünün kurucusu sayılır.1839 yılında Edward Fitzgerald Rubailer kitabını İngilizceye çevirmiştir ve bu sayede Batı'da tanınmış ve klasikler arasına girmiştir. Bilindiği gibi, şiiri tamamiyle başka bir dile çevirmek neredeyse imkansızdır, özellikle şiir mistik ve felsefi derin anlamlar içeriyorsa... Buna rağmen, Rubailer kitabının çevirilerinin bu kadar çok tutulmuş olması Hayyam'ın çok geniş ve zengin bir iç dünyası olduğuna işaret etmektedir.

Batı ülkelerinde adına birçok dernek kurulmuş, rubaileri bütün batı dillerine, bu arada birçok defa Türkçeye Rubaiyat-i Hayyam, Hayyam'ın Rubaileri, Ömer Hayyam ve Rubaileri, Dörtlükler adı altında tercüme edilmiştir. Hayyam kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkilemiş, rubai alanında tek örnek olarak benimsenmiştir. Yine aynı şekilde Newton formülünü bulan bilgindir.

Fıkıh, ilahiyat, kıraat, edebiyat, tarih, fizik ve astronomi okuttuğu yazılıdır. Hayyam'ın fizik, metafizik, matematik, astronomi ve şiir konularında değişik eserleri vardır.

Evet belki daha önce duydunuz, belki de gündemden bildiğiniz kadardı. Malum gündemde de peki iyi bahsedilmiyor. Yalnız bilime, topluma, edebiyata, sanata, kültüre, matematiğe birçok şey kazandıran bir filozofun başka şekilde gündeme gelmesi kanaatimce hoş değildi. Başka amaçlar için bugün Ömer Hayyam yarın öbür gün başka bir filozof maşa olarak kullanılmamalı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız çok güzel ve özel bilgilerle dolu. Ayrıca sizin dediğinize de katılıyorum, inançlı olup olmaması bir kişinin başardıklarının ve ürettiği değerli fikirlerin önüne hiç bir zaman geçmemelidir. Ama yine de şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Benim bu konuda yaptığım araştırmalara göre, Ömer Hayyam çoğu kişinin zannettiği gibi, inançsız değil, aslında çok inançlı bir alimdi. Bununla ilgili, 'Ömer Hayyam Hakkında Bilinmeyenler' adlı yazımı, editörler tarafından onaylandığında, okumanızı tavsiye ederim. İyi çalışmalar...

Nilüfer Akpınar 
 05.02.2013 1:28
 

Onu "Doğrucu Davut" kabilinden bilirdik ama ne kadar kafalı bir adammış. Dinsel düşünce bazılarını afaroz ediyor da, "Bu Allah'ın sevgili kulu olmasa bunca akıl ve beceriyi verir miydi?" diye düşünmüyor. Yazınızda Ömer Hayyam'ın felsefi şiirsel yanı eksik kalmış. Eklemede bulunayım. “Sen sofusun, hep dinden dem vurursun; Bana da sapık, dinsiz der durursun. Peki, ben ne görünüyorsam oyum: Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?” Selamlar.

Turbest 
 27.04.2012 17:56
Cevap :
Haklısınız ama zaten herkes Ömer Hayyam'ı rubaileriyle bildiği için bilinmeyen yanlarına ağırlık vermeye çalıştım.Üstünde durmama sebebim aslına bakarsanız buydu.Teşekkür ederim.  29.04.2012 0:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1641
Kayıt tarihi
: 30.03.12
 
 

Sosyal Hizmetler mezunu, Sosyoloji 4. sınıf öğrencisi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster