Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
126
 

On'dan sonra

On'dan sonra
 

Olay şu: Patlama, yangın, sel, deprem... İnsanların hayatını birdenbire ve çok acı bir şekilde sonlandıracak olaylar. Geride kalanlara acıdan başka hiçbir şey kalmayacak. Bizim ülkede sıkça oluyor.
 
Gelişme: Toplumu mahveden bu olay karşısında başbakan, içişleri bakanı olay biraz biraz küllenmeye yüz tuttuğu zaman, bölgeyi ziyarete gider. Olayın vehametini Başbakan ve yetkililer halktan çok daha iyi biliyordur doğal olarak.
 
Ziyaret nasıl gerçekleşir?: Başbakan bölgeye gitmeye karar verdiğinde, danışmanlarına emir verir. Patlamadan ya da diğer olaylardan etkilenen şehrin ana caddesi alelacele asfaltlanır, binalar sıvalanır ve hatta boya yapılır. Kaldırımlar düzeltilir. Başbakan gitmeye karar vermeden önce öylece duruyordur oysa ki. Başbakan danışmanı verilen emri denetliyor, başbakan da yapılan çalışmaları danışmanından ve televizyondan takip ediyordur.
Emri veren bizzat devlet yönetimi. Herşeyi biliyor ve bu emri veriyor. Görebildiğimiz kadarıyla olayın vehametini biz zaten (halk) yazılı ve görsel basından takip ediyoruz.
Sonra başbakan kısmen tamir edilmiş, yaraları sarılmış bölgeye gidiyor! İnsanlar ellerinde bayraklarla başbakanı yaralarının hemen sarıldığı için, büyük bir coşkuyla karşılıyorlar! Bizde televizyonlarda bu durumu görerek “ahh ne güzel, yaralar sarılmış, allam devletimize zeval vermesin” diyoruz.
Lütfen biri bana bunun mantığını açıklasın. Bir nevi civciv mi yumurtadan, yumurta mı civcivden sorusunu akla getiriyor. Ki yumurta sorusu bile daha normal geliyor bu durumda.
Başbakan ya da devlet yetkilisi bölgenin ne durumda olduğunu daha iyi görebilmek için, (bu bölüm kırmızı başlıklı kızın hikayesi gibi oldu:/) aynen olduğu gibi kalmasını istemesi gerekir doğal olarak. Eksikler, halkın durumunu v.s tesbit edilip gerçekten gerekli olan şeyler için emir vermeli.
Evet, güvenlik dersiniz, güvenlik önlemini sonuna kadar anlarım. Ama bu neyin kafası? Biz biliriz birbirimizi, ama televizyonlar (yani biz mi, yurtdışından mı?) iyi günde görsünler. En kötü günümüz böyle olsun! 
Bir anda yaralar sarılmış, ana caddede makyaj yapılmış, bölge halkının yaraları son hızla sarılmaya çalışılıyor. Devlet bu konuda elinden geleni yapıyor.
 
Ondan sonra
 
Ondan sonra içki içmek yasak. Yasak ki Uludere ve Reyhanlı'yı çabucak unutalım. Unutkanlık bu kapağın altında.
 
Ne Uludere'de öldürülen 34 insanı unutacağız ne de Reyhanlı'da öldürülen 51 insanı.
Diyorlar ki, Amerika'da da var içki yasağı, İngiltere'de de, bütün gelişmiş ülkelerde de.
Benim de vatandaş olarak bir takım soru sorma hakkım var o zaman.
Şeltoks sıkar gibi, insanları susturmak için rastgele biber gazı sıkıp öldürülen insan var mı Amerika'da ya da diğer gelişmiş ülkelerde?
Çocuk gelinler, karılarını katlederek öldüren kocaları, salıvermek var mı?
Gıda terörü, çocuk işçiler, gdo'lu ürünler var mı?
Varsa size diyeceğim bir şey yok.
Çok haklısınız.
Yoksa, edeb yahu!
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı... nilüferce...))) ama yani arı duru toplum,devlet,ülke,millet olmaz ki..var mı var mı soruyon edep yahu...))) çok güzeldi gerçekten..sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 24.07.2013 11:24
Cevap :
Merhaba Metin Bey, evet arı toplum olmaz, sorunları en aza indirmeye çalışan devlet yönetimi olur. İnsanlara insan olarak değer verir. Bizde nerde bütün bunlar? Bizde halkı böcek gibi gören bi yönetim kabul edilemez. Son zamanlarda "pes artık, bu kadar olur mu" diyeceğimiz şeyler yaşadık, yaşıyoruz. Allah bir an önce akıl fikir versin...  24.07.2013 19:26
 

Ölen insanların sayısı 51 mi? Çocuk muyuz biz, kandırıyorlar.Ama müstehak!!!!!!!!!!!!Hak eden toplumlar, hak ettikleri şekilde yönetilirler. İşte bir kaç kendini bilmez çapulcu da elinde bayrak falan isyan eder mesela. :((((((((((((

Ay Şen 
 26.05.2013 22:34
Cevap :
Hak eden toplumlar hak ettikleri gibi yönetilir demişsin ama çoğu insanın akp ye bayıldığından değil, mevcut seçim sisteminden ve 12 eylül anayasası yüzünden olduğunu düşünüyorum. Bir de ana muhalefetin yetersiz muhalefeti akp nin ekmeğine yağ sürüyor.   26.05.2013 23:22
 

Gerçekten alkışlanacak bir tepki sizinki Nilüfer hanım...Ben de bu konuyu daha önce "İkizdere'yi aşalım,biz cennete koşalım" başlığı altında yazmıştım. Yazım hala sitede. Konu Rize doğal afetiydi ve o zaman da başbakan yine böyle günler sonra çizmelerini giymiş gitmişti oraya.Ona yazıda "Çizmeli paşa" adını takmıştım. Çizmeli paşalar böyledir işte.

Kerim Korkut 
 25.05.2013 21:20
Cevap :
Ne kadar manidar değil mi, günler sonra çizmeleri çekip gitmek! Bu bir devlet geleneği sanırım. Hep birlikte izliyoruz. Çizmeli paşalar için kendilerinden sonrası tufan. Eee hani halk için gelmişlerdi? Sinir! Sizin o yazınızı merak ettim, okuyacağım. Yorumunuz için teşekkür ederim...  27.05.2013 17:37
 

Neyzen söyledi söyleyeceğimi benim yerime..."Neyzen dirildi" ve söyledi...

nedim üstün 
 25.05.2013 21:17
Cevap :
Çok da güzel söyledi. Şair Nedim'e teşekkür ederiz, yüreğimizi ferahlatıyor...  25.05.2013 21:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

Hepsi kurgu... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster