Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1428
 

On Parşömen

On Parşömen
 

“Dünyadaki En Büyük Satıcı” gerçek başarı ve mutluluğa ulaşmanın sırlarını anlatan bir kitap. Og Mondino kitabın yazarı. (Çeviri: Ayşe Bilge DİCLELİ) 94 sayfa. Ustasının “Başarı, Sevgi, Duygularım, Özgüven, Bugün, Sebat, Değerimi Katlamak, Gülmek, Eylem ve Dua” adlarını verdiği on eskimiş parşömene yazdığı öğütlerini anlatmış bizlere. Zevkle okunacak, sürükleyici, dersler alınacak bir kitap. Deve çobanı Hafid’in ustası Patros’dan devraldığı başarı ve mutluluğun sırlarını gizleyen on parşömen….hayat felsefesi…ilkeler…hepsi birbirinden güzel ve anlamlı parşömenlerin birkaç tanesinden kısa kısa örnekler yazacağım, paylaşmak istedim.

“2 Numaralı Parşömen: SEVGİ!...


Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.


Her türlü girişimdeki başarının en büyük sırrı budur. Güç bir kalkanı delebilir ve hatta hayata son verebilir ama insanların kalbini yalnızca sevginin görünmez gücü açabilir. Sevgiyi en büyük silahım yapacağım.


Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.


İnsanların bütün davranışlarını seveceğim, çünkü her biri gizli de olsa, hayranlık duyulacak özelliklere sahiptir.

Kalplerinin etrafına ördükleri kuşku ve nefret duvarını sevgiyle yerle bir edecek, yerine, sevgim ruhlarına girebilsin diye, köprüler kuracağım.


Başarısızlıkları seveceğim, çünkü bana nbaşarıyı öğretir.


Güzelleri seveceğim, gözlerindeki mahzunluk için. Çirkinleri seveceğim, ruhlarındaki barış için.


Işığı, bana yol gösterdiği için seveceğim; ama bana yıldızları gösteren karanlığıda.


Gençleri seveceğim, inançları için. Yaşlıları seveceğim, paylaştıkları bilgelik için.

Güneşi kemiklerimi ısıttığı için seveceğim; ama yağmuru da ruhumu temizlediği için.


Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.eleştirmeye yöneldiğim zaman dilimi ısıracağım; övmek istediğimde ise damlardan bağırmayacağım.


Karşılaştığım herkese nasıl davranmam gerekiyor?


Tek bir şekilde.


Sessizce, içimden ona seni seviyorum diyeceğim. Sessizce söylenmiş de olsa, bu sözler gözlerimde ışıldayacak, alnımdaki kırışıklıkları yok edecek, dudaklarıma gülümseme getirecek ve sesimde yankılanacaktır. Ve kalbi açılacaktır. Yüreği benim sevgimi hisseden birisi sunduklarımı nasıl reddedebilir ki?


Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacvağım.


Bu andan itibaren, damarlarımdan nefreti defediyorum, çünkü nefret etmeye zamanım yok, yalnızca sevgi için zamanım var.


Başka özelliklerim olsa bile, yalnızca sevgiyle bile başarı kazanabilirim. Dünyanın bütün bilgisi ve becerisi bende olsa bile, sevgi olmaksızın başaramam.


Bugünü sevgiyle selamyacağım ve başaracağım…


3 Numaralı Parşömen: SEBAT!...


Başarana kadar sebat edeceğim.

Arenada dövüşecek boğalar belli bir şekilde sınanırlar. Her biri güreş meydanına getirilir ve üzerlerine mızrak batıran pikadorlara saldırmalarına izin verilir. Boğanın cesareti, kılıçların acısına rağmen kaç kez hamle yapmaya yeltendiğiyle ölçülür. Bundan böyle yaşam tarafından sınanacağım her gün aynı şekilde davranacağım. Israr edersem, ileri hamle yapmaya devam edersem, başarılı olacağım. Başarılı olana kadar sebat edeceğim.


Ben bu dünyaya mağlup olmak için gelmedim, damarlarımda da başarısızlık akmıyor.

Ben çobanı tarafından güdülmeyi bekleyen bir koyun değilim.

Başarısızlık mezbahası benim kaderim olamaz.


Başarana kadar sebat edeceğim.

Her zaman yeni bir adım atacağım. Yararı olmazsa başka bir adım, sonra başka bir adım daha atacağım.

Sebatla tekrar edilen küçük çabalar, her girişimi tamamlayabilir .Başarana kadar sebat edeceğim.


Vazgeçmek, yapamamak, aciz kalmak, işe yaramamak, umutsuzluk, geri çekilmek türünden sözcükleri lügatimden sileceğim.


Dünün başarısının bugün beni uyuşturmasına izin vermeyeceğim, çünkü bu başarısızlığı hazırlar.


İster iyi ister kötü olsunlar, geçen günün olaylarını unutacak, yeni doğan günü sanki en güzel günümmüş gibi güvenle selamlayacağım.


Nefes aldığım sürece ısrar edeceğim. Çünkü şimdi başarının en önemli ilkelerinden birini öğrendim; eğer yeteri kadar ısrar edersem, kazanacağım.


Sebat edeceğim.


Kazanacağım.

5 Numaralı Parşömen: BUGÜN!..
.


Bugün son günümmüş gibi yaşayacağım.

Bana bahşedilen bu son değerli günde ne yapmalıyım?


İlk önce hayat kabını öyle sıkı kapatmalıyım ki, tek bir damlası bile kumlara akmasın. Bir anını bile dünün talihsizliklerine, yenilgilerine, dünün ıstıraplarına yakınmakla harcamamalıyım.

Niçin iyiyi kötüye feda edeyim ki?


Kum saatindeki kum tanecikleri yukarı doğru akabilir mi?


Güneş battığı yerden doğabilir, doğduğu yerden batabilir mi?


Ağızdan çıkan kötü sözleri, indirilen darbeleri, verilen acıları geriye alabilir miyim?


Yarının çocuğu bugün doğabilir mi?


Güneş bu sabah iki kez doğabilir mi?


Dünden daha genç olabilir miyim?


Dünün yaralarını geriye çağırıp iyileştirebilir miyim?


Hayır!


Dün ebediyen gömülmüştür ve bir daha dünü düşünmeyeceğim.


Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.


Güneşin doğuşunu, idam cezası ertelenmiş bir mahkum gibi sevinç çığlıklarıyla selamlayacağım.


Daha dün gün doğuşunu selamlayan ama artık bugün hayatta olmayanları düşündüğümde şükredeceğim.


Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.


Bugünün görevlerini bugün yerine getireceğim.


Bugün çocuklarımı okşayacağım; yarın olmayabilirler, tabii ben de.


Bugünün her dakikası, dünün saatlerinden daha bereketli olacak. En son günüm en iyi günüm olmalı.


Bu günü son günümmüş gibi yaşayavcağım.


Ve eğer son günüm değilse, diz çöküp şükredeceğim."


Eveeeet dostlar işte, parşömenlerin bir kısmından kısa kısa alıntılar. Çok sürükleyici, hayatın içinden bahseden etkileyici, öğretici zevkle okunabilecek bir kitap. İyi okumalar.


Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Nazom bu parşömenleri iyi öğrenip, kullanırsak bu kısa yaşamımızın daha mutlu ve sevgi dolu geçmesini sağlayabiliriz,sanırım..kalemine sağlık, okunmalı bu güzel kitap diye düşünüyorum..kendine iyi bak en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 26.11.2007 12:35
Cevap :
Hayatla ilgili on parşömen...o kadar bizi anlatıyor ki. Kitabın yazarı da aynen senin dediğin gibi yapmış, her parşömeni en az on defa okumuş iyice anlayabilmek için. Kendimizden çok şey bulacağız inanıyorum ki. Sevgiler  26.11.2007 16:48
 

Uyku öncesi insanın yüreğine ferahlık salacak güzel bir başucu kitabına benziyor.. Önerin için teşekkürler Sevgili Nezom...:)) Efe'ye ve sana çok sevgiler

Yıldız... 
 24.11.2007 16:32
Cevap :
Okudukça insanı rahatlatan, içini açan, daha mantıklı düşünmeye yönelten ve söylediğiniz gibi başucu kitabı olması gereken bir kitap Yıldız hanım. Pişman olmazsınız okumakla. Sevgilerimle.  26.11.2007 9:27
 

kötülük etmekten ve kötülüğe uğramaktan,zanna uğramaktan ve zan etmekten beni alıkoy..bu bile bütün düşüncelerimi pozitifleştiriyor :))

yekruseha 
 22.11.2007 17:08
Cevap :
Kitabın "Dua" bölümündede senin duana benzer bir dua var: "Sözlerimi meyve vermeleri için yönlendir; kimse iftiraya uğramasın diye dedikodudan alıkoy beni." Dalarımıza amin diyelim, Pozitif düşünelim, gerçek olsun değil mi? Sevgilerimle.  23.11.2007 9:37
 

Hayat senin satırlarında yaşıyor. Okuyan HAYAT bulur. Çok güzel.. Sevgilerle...

murat ertaş 
 22.11.2007 16:48
Cevap :
Çok güzel bir kitap. Kendimizle ilgili daha o kadar çok konudan bahsetmişki. Aslında bildiğimiz ama uygulayamadığımız öğütler. bunlar. Umarım bir gün bizde, On Mandino gibi "Bugün Yeni Bir Hayata Başlıyorum" diyebiliriz. Sevgiler, selamlar  22.11.2007 17:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 782
Toplam mesaj
: 148
Ort. okunma sayısı
: 2007
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

1974 Bremen doğumluyum. Hayatın Med-Cezir'lerle dolu olduğuna inanırdım; yaşaya yaşaya anladım ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster