Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '18

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
53
 

Önce Adam Olmak, Sonra Öğretmen

Önce Adam Olmak, Sonra Öğretmen
 

"Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem küçüklerimi korumak, büyüklerim saymak, yurdumu özümden çok sevmektir.." şeklinde başlayarak devam eden  ve ilköğretim okullarında her sabah öğrenciler tarafından okunan 'andımız' iyi ki beş yıl önce kaldırıldı, iyi ki beş yıl sonra tekrar yürürlüğe konuldu.

"Ne demek iyi ki kaldırıldı, iyi ki tekrar yürürlüğe konuldu?" dediğinizi duyar gibi oldum.

Siyasiler tarafından kaldırılmış olup Eğitim sendikası'nın hukuksal mücadelesi sonucunda tekrar yürürlüğe konulması konusuna gitmeyeceğim.

Her zaman doğru bir tanedir ve doğru olanı hukuk yerine getirmiş oldu, nokta!

Andımız, baştan sona kadar çok güzel yazılmış. Ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasında bana göre en önemli ilkelerden biri, 'küçüklerimi korumak (sevmek), büyüklerimi saymak' ilkesi olduğunu düşünüyorum çünkü toplumun temelini oluşturan unsurların en başında 'sevgi' gelmektedir. Sevgi aynı zamanda saygı'yı doğurur.

Gidin görün Avrupa ülkelerini, insana olan saygı'nın ön planda olduğunu toplumun her katmanında görürsünüz. 'İnsanlar adeta saygı için yaratılmış' dersiniz.

Geçmişte bizden çok daha barbar durumunda olan batı'nın ronesans dönemiyle kendini yenileyerek ve insanı insan yapan sanat'ın gücü ile güzelleştiğini görüyoruz.

Özellikle kullandım güzellik kelimesini.

Sevgi ve saygı çok büyük iki güzelliktir bir ülke için hatta öncelikle bireyler için.

Öğretmenlerimiz öğrencilerine küçüklerini korumalarını (sevmelerini), büyüklerine saygı gösterini öğretirken kendilerini (istisnalar kaideyi bozmaz) sorgulayabiliyorlar mı acaba 'ben ne kadar seviyorum insanları ve büyüklerime ne kadar saygı gösteriyorum?' diye..

Büyüklerine saygı göstermek 'el-pençe durmak' değildir tabiki. 

Sevgi ve saygı, insan için olmazsa olmazıdır. Hele saygı çok önemlidir. Özellikle her canlıya. Kurt'a, kuş'a, ormana, hatta cansız taş'a, toprak'a..

Şunun altını çizmek istiyorum. Büyüklerine saygı göstermesini bilmeyen öğretmenler, öğrencilerine asla bir şey öğretemezler. Hele sevgiyi ve saygı duymasını hiç öğretemezler. Sadece öğrettiklerini zannederler. Çünkü öğrencileri o sıcak duyguyu hissedemezler.

Böyle durumda olan öğretmenler için 5 yıl bir fırsattı kendilerini sorgulamaları için. "Öğrencilerime 'küçüklerini koru, büyüklerine saygı göster' i öğretirken, ben öğretmen olarak neredeyim?, ne kadar seviyorum insanları ve büyüklerime ne kadar saygı gösteriyorum?" diye.

Sadece öğretmenlerimiz değil, her meslekteki bireyler hatta herkes önce insan olmayı bilmeli, ondan sonra almış oldukları eğitimlerini başkalarına aktarmaya çalışmalıdır.

Çok kolaydır insan olmak, zor bir şey değildir. İnsanları içtenlikle sevmesini bil, yeter! Saygı zaten sevginin içinde var.

Saygısız insan, sevmesini de bilmez.

Öyle, 'saygı duyuyorum, seviyorum' demekle de olmuyor. Gözleriniz konuşmalı, yüreğiniz hissttirmeli. 

Saygı duymasını bilen bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutluyorum.

Not: Bu arada 89 veya 90 yılında Ardeşen'de bir tiyatro oyunu yonetmenliği ve çocuk korosunu birlikte sahne çalışmalarında özellikle koro çalışmasında kısa süreli müzik öğretmenliğim için de kendi öğretmenler günümü de kutlamak isterim izninizle. Şaka bir yana çocukların ışıltılı gözlerini hiç unutmak istemiyorum.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2067
Toplam yorum
: 1094
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 470
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster