Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1128
 

Önce coşturdular Sırpları, sonra susturdular: 2:2

Önce coşturdular Sırpları, sonra susturdular: 2:2
 

****Her yerde her zaman öter KANARYAM!****


Avrupa Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme ilk maçı. Hem de deplasmanda ateşli taraftarı ile tanınmış kavgacı Sırplar önünde, rakip Partizan takımı. Her ne kadar Fenerbahçe ile kıyaslamak mümkün olmasa da maçın eleme maçı ve Şampiyonlar Ligi'ne veda ya da devam maçı olması önemini arttıryor. Bir önceki elemede her iki maç istediğimiz gibi oldu, bu bizlerin beklentisini çoğalttı doğal olarak. Hem geçen yıldan alışmıştık zor ve başarılı maçlara. Partizan'a takılmak çizerdi bütün karizmayı.

Dün akşam maçı yakınlarda bir pastanede izledik, Galatasaray- Steau Bükreş maçı başlamıştı gittiğimizde. Daha maçın başında iki golle dağılan Galatasaray hiç güven vermiyordu izleyenlere. Biz Fener maçını izleyeceğimizi söyledik, bizi içeriye aldılar. Fener maçı için dev ekranlı ve deri sandelyeli bölüm hazırlanmış. Pastaneci de işini biliyor. Galatasaray taraftarlarına plastik sandalyeler ve 55 ekranlı bir televizyon. Neyse bize ayrılan bölümde geçici oturan cimbomlularla ilk yarıyı izledik. Steau Bükreş ve Galatasaray birbirine denk iki takım ama rakip daha dengeli oynuyordu. Galatasaray panik halinde koşturuyordu.

Bizim maç başlarken herkeste bir hava vardı, gözünüz takım görsün dercesine. Ben de içimden, siz şimdi oyun izleyin, diyordum. Neyse maç başladı, Galatasaray ilk 10 dakikada yemişti iki golü biz ilk 15 dakikada. Yüzümü ateş bastı, salonu terkeden Fenerliler bile oldu.

Oldu mu şimdi? Volkan'ı kale direklerine zincirlemek lazım. Her iki gol de çok kolay geldi. Tribünler çılgın gibi. Fakat biz böyle maçlara alışığız. Geçen yılın CSKA-Moskova maçlarını anımsadım. İkinci yarıda durumu lehimize çevireceğimiz kesindi. Var mı öyle hemen elenmek? Bu kadar şaşaya rağmen.

Bir türlü topu ayağında tutamıyor bizimkiler. Kazım, Uğur, Gökhan ve Semih'ten eser yok. Bacağı bandajlı Selçuk onlara göre daha iyi. Edu ve Volkan uyuşturulmuş gibi. Lugano onlara göre daha diri. Bir de ofsayt olan 3. gol var. Rakip takımın Diarra'sı canavar gibi. İlk yarının uzatmalarında kaptan yine aldı dümeni eline. Ceza sahasında düşürülünce penaltı düdüğünü çaldı hakem. Aslında pozisyon çok net değildi vermese kimse itiraz edemezdi. Biraz da şansı vardı Fenerbahçe'nin.

Ve 2. yarı 50. dakika okçu yayını gerdi. Semih'in indirdiği topu kaleye gönderdi nihayet. Yoksa tüm küfürler Güiza'ya gidiyordu, hemen herkesin ağzında aynı söz:

-Bu adama bu kadar para verilir mi?

-Ulan, aldığın paraya yazıkkk, haram olsun!

2. yarı Fenerbahçe aldı eline sazı. Kendi sahasında top çevirse bile oynama yüzdesi %63. Bu kez onlar dağıldı. Burak ve Emre oyuna girdikten sonra daha bir yerine oturdu takım. Rövanş için avantajlı bir skorla maçı çevirmeyi bildiler. İsterse çevirmesinler.

Geçen yıl böyle maçlardan sonra Zico; "İyi oynadık, yenilmedik, oyuncularımı kutluyorum, " diye konuşurdu.

Dede öyle mi? Hayır. "İyi oynamadık, oyunu beğenmedim, dediklerimi yapmadılar, ben beraberlik için sahaya çıkmam"...gibi açıklamalar yapıyor. Yüz vermiyor kimseye.

Eve geldikten sonra maç sonu yorumlarını izledim. Telefonla katılan tüm yorumcular, Alex, Aragones, Ali Şen, Şansal Büyüka...Hiç kimse memnun değil. Ali Şen taraftarları rahatlatmak için, havanın ne kadar sıkıcı ve zeminin kötü olduğunu özellikle vurguladı ve kimse kızmasın biz tribünlerde nefes almakta zorlandık, dedi.

Gerçekten öyleyse, tamam. Bir bakıma eksikleri ve yeni transfer ihtiyacını görmek açısından belki de bu bir avantaj. Aurelio'nun bölgesi yetersiz. Maldonado'da hala tık yok!

Cimbomlularla sırtsırta izlediğimiz her iki maçın skoru da aynı: 2-2. Salonu terkederken her iki takımın taraftarı da skorlardan memnun değildi. Biz bir adım daha öndeyiz, 15 gün sonra Kadıköy'de Partizan'ın veda partisini izleyeceğiz.

Sonuç olarak zor geçeceği belli olan bir maç. Hava sıcak, nem fazla, sarı renkli kuru zeminde ve ateşli binlerce taraftar önünde, önce coşturdular Sırpları, sonra susturdular.

Kötü oyuna rağmen, Kanarya her yerde her zaman öter dedirtircesine...

Selam ve sevgilerimle!



***
Resim alıntıdır:

http://fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=12685

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maçla ilgili hiç birşey güzel değildi.Güzel olan tek şey sizin başlığınız hocam.Önce coşturdular,sonra susturdular.15 dakikada iki gol yiyen iki Türk takımı.İkisininde başında yabancı antranör.Peki biz nerede hata yapıyoruz.Bu üzüntüyü hakediyor muyuz?.Turu atlayabilmek umuduyla,sevgiler,saygılar.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 15.08.2008 15:52
Cevap :
Öncelikle geç yanıtladığım için özür dilerim.. Evet benzerlik çok, tek fark biri kendi sahasında biri deplasmanda...bize yakışmadı ama telafisi var...turu atlayamama mucize olur...selamlar Murat Bey!  17.08.2008 10:13
 

ilk önce galatasaraylıların maçı vardı. Steau goller atınca arka arkaya çıtımız çıkmadı. Bizim maç başladığında goller yedik cafe adeta güldü. Alex attıktan sonra meşhur her fenerbahçe maçından sonra dönüşen suratları oldu. 2-0 4-0 6-0 lık maçlardaki görüntüleri:)

Selim Bayraktar 
 15.08.2008 1:53
Cevap :
Biz de sesimizi çıkartmadık, ben de forma vardı ama diğerlerinin ne olduğu belli değildi, ama gollerde havalara uçtuk...Onların geçmesi bize avantaj sağlayacak yine de sevinelim bir seferlik:))),değil mi? Selamlar...sevgiler...  15.08.2008 12:39
 

başarılar diliyorum, ve tüm takımlarımızın yolu açık olsun, sevgilerle.

erol aslan 
 14.08.2008 23:34
Cevap :
Teşekkürler, Erol Bey....Beşiktaş için de ben başarılar diliyorum, akşamki maçta ilk görüntüyü verdiler...selamlar...esenlikler...  15.08.2008 12:19
 

Giriş ve çıkışta pasaportlara damga vuruldu! Genç yolcuların bazıları FB ve BJK formaları giymişler! Trenin dar koridorunda pencereden dışarı bakıyorlar! Görevli( Hem Türkçe, hem Almanca biliyor) FB li genci sert bir dille kompartımana girmesi için ikaz etti! BJK formasına dokunmadı! Acep neden demiştim kendi kendime! Biraz evvel Ali Gülcü'nün boyunduruk altında ezilen erkeklerin davranışlarını karikatürize eden yazısını ve sizin yorumunuzu okudum! "Nedir çektiğimiz bu yazarlardan" demişsiniz, çektiren yazarlar grubuna ben dahil değilim, değil mi? Son yazım, dünyanın bir ucundan ve kadınlardan.. Bir teselli verin, ben dahil olmak istemiyorum! Zeyna'nın aktuel resimleri var mı diye sormaya gelmiştim! Yoksa yok mu? Bizim de spor kanalımız yok! Benim eşim dünyada pastaneye gitmez! Berlin de bu konuda daha rahat ediyorum! Fenere başarılar diliyorum! Zeyna'nın o güzel burnundan öpüyorum! Annesi sakın ona kızmayın! Sevgiler, selamlar!

Alev Meisel 
 14.08.2008 16:29
Cevap :
Fener forması her yerde iş yapıyor demek ki...Yazarlardan derken size değil karındaşınızın yazısına nazire yapmıştım, o da yazmış ya...en çok başlık kadınlarla ilgili diye...pişti olmuş, kızmayın bana, yaşlandım artık...Zeyna yarı kurt yarı kangal görünümünde, babası kangalmış demek ki...rengi açıldı iyice...kızlar çekerse hemen eklerim resmini...Selam ve sevgilerimi yolluyorum...  14.08.2008 17:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1971
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster