Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
777
 

Önce fincanını boşalt

Önce fincanını boşalt
 

Bir üniversite profesörü ünlü bir zen üstadını ziyarete gider ve ona zen ogretmesini ister. Üstat sessizce çay ikram ederken profesör zen hakkında konuşur. Üstat ziyaretçinin fincanını ağzına kadar doldurur ve doldurmaya devam eder. Profesör kendisini artık tutamayacağı ana kadar taşan fincanı seyreder. en sonunda dayanamaz ve “artık doldu! daha fazla almaz!” diye bağırir. Üstat, “sen de bu fincan gibisin,” der, “önce fincanını boşaltmadan sana zen’i nasıl gösterebilirim?”.

Zen nedir? diye sorarsanız ''Zen herşeydir'' diyebilirim. Yukarıda anlatılan hikaye aslında çok açık bir mesaj veriyor.Zihniniz dolu iken,yapacağınız işlerinizde ne kadar verimli olabilirsiniz?

Aslında zihinsel doluluğun çözümü, çok basit olsa da uygulamak zaman ister .Yine de bazı eğitimlerime kattığım, özel teknikleri buradan aktarabildiğim kadarıyla, sizlerle paylaşmak istiyorum

Zihinsel egzersiz:

1- Daima diyafram nefesi almayı tercih edin.
2-Renkli,güzel şekilleri olan bir objeye bakın,inceleyin
3-Görsel olarak incelediğiniz ne ise,sadece onu düşünün
4-Yemek yerken, yemeğe, su içerken suya odaklanın
5-Müzik dinlerken,dikkatinizi müziğe verin
6-Şu an sadece okuyorsunuz.Diğer düşünceleri uzaklaştırın
7-Yürüyorken, yürüdüğünüzü düşünün.Yürümeye odaklı olun
8-Kitap okurken, yapacağınız tek şey okumak olsun
9-Ders çalışıyorsanız, sadece ders çalışmanın keyfini yaşayın
10-İş yaparken, düşüncelerinizi sadece işinize verin
11-Sohbet ediyorsanız, sohbet için oradasınız Aklınızda olsun


Bu egzersizler, sizlerin de anladığı gibi yapılan işe,eyleme odaklı olmaktan başka bir şey değil .Yalnız çok basit gözükse de, ilk anlarda zorlanabilirsiniz.Zira bir takım eylemlerimizde iken, aynı anda bir sürü düşünce zinciri aklımızdan geçmektedir.

Bazılarımız bunu o kadar ileri götürür ki, kendi de farkında olmaz. Dalgınlıklar bundan oluşur. Dikkat dağınıklığı çoğalır. Zihin yaptığı iş ya da eylemde değildir. Aklı bambaşka yerdedir.

Ödenecek faturaları,akşama buluşacağı yemek randevusu,ertesi gün yapılacak bazı işler,Dün yaşanan mutlu veya mutsuz bir olay vb..

Bana hak vereceğinizi biliyorum, zira bunları daima yaşarız ve bizlere normal gelir. Oysa normal yaşam, planlarımızı yaptıktan sonra, bir daha o plan üzerinde durmamaktır.

Bir konsere gidecekseniz ve biletinizi almışsanız,gün içinde düşünmek gereksizdir.Yarın yapacağınız ödeme veya bir kazanç üzerinde durmanız, size ne kazandıracaktır? Yaptığınız işinizin an'larını çalmaktasınız.O an'lar yaptığınız işe veya kişiye ya da eylem için aiddir .Konsantrasyon bu şekilde çok daha rahat sağlanacaktır.

Daha da basit bir anlatımla noktalamak istiyorum:
Çok görmek istediğiniz bir film için sinemaya gittiğiniz bir gününüzü düşünün. Film başladığı an'dan, ara verilene kadar olan sürede,zihninizde ki düşünceler ne kadar vardı? İkinci yarı başladı İzlemeye devam ediyorsunuz,film müthiş keyifli .Peki ne düşünüyorsunuz?

Bunu bir futbol maç'ı şeklinde de düşünebiliriz .

Koyu bir taraftar olduğunuzu varsayalım.Maç başladı çok heyecanlısınız O anda yarın ödenecek faturayı düşürmüsünüz? Ya da önemli iş randevunuzu?

Sanırım artık başarabilirsiniz.Şu an bu yazının içeriğine hala odaklıysanız Başardınız bile.

Resim:www.tri.lk

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba bardak dolmadan taşmaz deyimi bilgi için söylenmiş bir tabu da yıkıldı.tüm yaşantımızda gerekli ve gereksiz tüm ayrıntıları depolamak yerine sentez yapıp gerekenleri depolamak anlamına geliyor.bilgi çöplügüne dönüşmeden gerekli önlemi almak vicdan can makamı ile düşünceyi bir araya getirmenin adı bilge olgun insan deyebilecegiz sanırım.böyle olmanın yolu bizden geçiyor onur şeref tacını takıp güne başlamak sa ilk adımı.hoşçakalın saglıcakla kalın

ZEYBEK 
 20.01.2007 11:35
Cevap :
Ne mutlu bana ki sizlere mesajlarım oldukça doğru şekilde ulaşıyor Teşekkür ederim  20.01.2007 22:45
 

İnanın bu kafa yorgunluğu , yapılan işleride verimsiz kılıyor.Hatta burada yazı yazarken bile zihnimizin meşgul olması yazılarımızda vermek istediğimiz mesajı tam olarak vermemizi engelliyor.Hayatımız iş haricindeki kısmında , işle ilgili ayrıntıları düşünmek , dinlenmemizi ve iş hayatında verebileceğimiz veriminde artmasını engelliyor bir bakıma.Bu biraz yapıyla da ilgili olsa gerek.Mükemmelliyetçi ve iş kolik , tez canlı kimselerde kafa yorgunuluğu çok daha ağır oluyor.Kafamızı dinlendirmemizde , bir kanepeye uzanarak vücudumuzu dinlendirmek gibi olmuyor.Ben genellikle arabamla yolculuğa çıkarım.Tebdili mekanda ferahlık vardır sözü buradan gelmiş olsa gerek.Selamlar.

Melih Togay 
 20.01.2007 10:32
Cevap :
Merhaba, mükemmeliyetci ve işkolik konusunda yazmıştım haklısınız Tabii ki her birey kendine göre teknikler bulur Ama ben yine de eğer yoğun temponuz varsa bir yaşam koçunuz olmasını öneriyorum:) Bana gelenlerin şikayetlerinden yola çıkarak yazmaya çalışıyorum sevgi ve saygıyla.  20.01.2007 22:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 5135
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

Kişisel gelişimde, düşüncelerin kullanımını sanat gibi gördüğümden, 1986yılından itibaren çok sevdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster