Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
370
 

Önce kalem tuttular, sonra tetiği çektiler.

Önce kalem tuttular, sonra tetiği çektiler..

Ellerine tutuşturulan kirli siyah kabzalara sımsıkı sarılarak, birer birer bastılar tetiğe.

Önce siyah önlükler vardı üzerlerinde, sonra mapushane damının dikine çizgili üniformaları.

Önce sevgiye uzandı, küçük parmakları, daha sonra demir parmaklıklara.

Okul bahçesinde kaynaşan eller, töre adına namus cinayeti işleyen eller oldu, vatan millet Sakarya nutukları atan işbirlikçilerin, dönmelerin, hainlerin, karanlık yüzlerin aynasını tuttular bizlere.

Arkasında kimler olduğunu saklayarak.

Gerçek yüzünü saklayan korkakların arkasına saklandığı kocaman bedenler oldu, o minicik bedenler.

Hep gizlediler, hep saklandılar.

Dışkapıda bekleyen erketelerin, içeri soktukları masum katiller oldular birer birer.

Okul önlerini terör yuvalarına, eğitim yuvalarında dehşet saçtılar.

“Ali topu at.”, tümcesini “Al bu muştu, al bu bıçak” tümceleriyle değiştirdiler.

Ellerinde tuttukları kitaplar, kitapsızlıkları oldu,

Özendikleri kimlikler birer birer kabuk değiştirdiler, önceleri Malkoçoğlu sevdalısıydılar, şimdi Deliyürek’ler, Polat Alemdarlar.

Önce “doktor, polis, avukat” olacaklardı, şimdi mafya baronu, kirli çıkar ilişkilerinin patronu,

Önce Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney hayranıydılar, şimdi playboylar, gündelik ilişkilerin parlak yetmeleri..

Önce Yeşilçamın hanımefendileri olacaklardı, şimdi neon ışıkların altında, bedenlerini para karşılığı becayiş eden şöhret şeytanından nasiplenmek isteyen kurbanlar.

Çantalarda kitaplar ağırlık yapardı, şimdi kanlı bıçaklar ağırlık yapıyor, yaşının kaldıramayacağı kadar ağır hem de..

Kaybettik bir nesli, göz göre göre kaybettik.

Biz gidiyoruz diye haykırdılar da duyamadık nedense, bağırıp çığlık attılar, nefesleri kesilene kadar bağırdılar duymadık, görmedik, hissetmedik..

Uçurumun önüne gelene kadar bağırdılar, ama kulaklarımız duymadı, gözlerimiz görmedi.

Kör olduk, sağır olduk..

Ne zaman ki birer birer düşmeye başladılar o uçurumdan , avucumuz yüzümüzü kapadı, tıpkı, düşmeden önce gözümüzü kapadığımız gibi..

Anne babalar, çocuğum okuyup adam olacak sevdasını terk ettiler, çocuğum sağ dönebilecek mi kaygısını yaşamaya başladılar.

Adaklar adandı, kurbanlar teker teker seçildiler, süslendiler, beyaz yakalar, mavi kırmızı kurdeleler çekildi üstlerine.

İlk kurban çekti tetiği.

Öğretmenine.

Halbuki vatanı kurtarmak için ilk tetiği bir öğretmen çekmişti, Yunan’a, İngiliz’e, Fransız’a..

İlköğretmenimiz Atatürk’tü.

Onun ahlakı, vatanseverliği, şırınga edilmişti damarlarımıza..Akan kanımızda onun sevgisi dolanırdı.

Değişti sonra o kan, uyuşturucuyla, ahlaksızlıkla..Vatan sevgisi birer birer silindi benliğimizden, “Ey Türk Gençliği” ile başlayan hitabemiz, okul önü çetelerinin kirli marşları ile remiks yaptı.

Mahvettiniz bembeyaz bir geleceği, kapkaranlık emelleriniz için.

Bakalım hesap vermeye gücünüz yetecek mi?

Korkunuzdan arkasına saklandığınız o minicik bedenler sizi kurtarabilecek mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1475
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Yerel bir gazetede yaklaşık 6 yıldır köşe yazarlığı yapıyorum. Gündelik yaşamın gölgesinde kalan kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster