Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
275
 

Önce kendimizi sorumlu görmeliyiz

İnsanların durumunu mutlaka irdelememek gerekir. İnsanlar yanılabilirler de , şaşırabilirler de, bu yüzden gençleri ve insanları asla yargılamak bize düşmez.

Toplum içinde iyi davranışlar sergilemeyen kişilere , kötü gözle bakmanın yanlış olduğunu idrak edebilsek, ne güzel olacak. Kötülüğü zemmederek iyileştirmek imkansızdır.

Özellikle genç nüfusun davranışlarını değerlendirirken ne verdik ne bekliyoruz? Ne alabiliriz diye sorsak mı?

Bundan yıllar önce haberlere düşkün olanlar mutlaka hatırlayacaklardır. Deniz hayvanının birisinin kurtarılışını, defalarca birinci haber olarak sunulduğunu. Deniz hayvanının kurtarılış serancamesini.

Aynı hassasiyetin çok azını hemcinslerimize, yani en değerli varlık olan biz insanlara çok görüyoruz. Kötü davranışların içinde bulunan genç olsun, orta yaş grubu olsun acımasızca eleştiririz.

Denize düşen insan görsek , en azından kurtarılması için düşünürüz. Elimizden geleni arkamıza atmayız.

Kötülük içinde ki, insanların durumu denize düşen kişiden belki daha tehlikelidir. Kurtarılmaya ihtiyacı daha çoktur. Biz bunun yerine akşam sabah eleştiririz.

Eleştirinin yapılmasının çok kolay olduğunu ifade ediyor çoğu insan. İnsanların hali çok garip gelir oldu. Bu günle, dünlerini karşılaştırıyorum, olmadık inhiraflara tanık olunca Allah’ım aklıma mukayyet ol diyorum.

Dünün Anadolu gencinin , uçuk davranışlarına tanık olunca insan üzülüyor.

Özellikle varlıklı olmayan insanların çoğu hayatta davranışlarına daha dikkat ediyor gibi geliyor. Şımarmıyor, ağırbaşlı oluyor.

Şımartacak varlıktan uzak durmak gerekir. Az olduğunda da darlık sıkıntısı oluyor. Özellikle doğru halden, yanlış yola götürecek zenginlik uzak dursun.

İşte böyle, bazıları isteyerek yanlışa gider. Ama aksi olan yanlışın içine düşmüş, çekilmiş, istemeyerek düşmüş / düşürülmüşte olanlara kişilere el uzatmak gerekir. Tümüne el uzatabilsek ne güzel olurdu….

Önyargıdan uzak durarak, bu tür acınası insanların gözyaşlarını dindirmek, hayatının sonuna kadar bedbaht yaşamasına engel olmak durumundayız.

Bu insanlar bizim.

Bizim çocuğumuz, oğlumuz, kızımız, yavrularımız…Anlayabilsek .

Nice gençler hayallerinin gerçekleşeceğini umarak , yapıştıkları dalların kırılmasıyla hoş olmayan durumlara duçar olmuştur.

Genç insanlara, biz büyükler böyle niyetlerle, sahte gülücüklerle, dilimizin ucundan zehirimizi bal ambalajlı yaparak sunmamalıyız.

Ailelerimizin umudu olan gençlerimizinde çok dikkatli olması gerekir. Her konuşanla arkadaş olunmayacağını idrak etmelidirler. Yoksa hayatları hep acı geçer.

Gençlerimizin genel ahlak kurallarından uzak kalmaları , bizi yaralamalı, sorumluluk duyarak onlara karşı ; kendimizi mesul hissedebilirsek , kendimizi bahtiyar saymalıyız.

Genç nesil yanlış yaptığında, akil kişiler bu tür davranışlarının sonucunu anlatarak , ikna metoduyla yanlıştan döndürmeli gençlerimizi.

Gençlere para konusunda, çocuk yaştan iyi eğitim verilmeli. Genel davranışlar öğretilmeli. Anne babalar olarak evlatlarımız için yaşıyoruz diye konuşuruz çoğu konuşmalarımızda.

Anne ve babalar evlatlarına , kurallara uyan , aydın, kültürlü, giyimiyle, davranışıyla toplumun içinde olduğunu anlatmalı. Bunun aksi olanlara itibar etmemeyi öğreterek , hayatını idame ettirmeyi özendirmeli.

Gençlerin okul hayatında ki, her türlü hal ve hareketlerinden önce kendisini, ailesini, kendini sorumlu ve mesuliyet sahibi görmelidir.

Toplumun önde gelenleri , egoları için değilde , biraz da gelecek için yatırım yapmalı. Hayat kısa, onun için hayırlı hizmet olarak kötülüğe engel olabilmek hayırımızın devamı demektir.

İnsan sadece kendi için yaşamamalıdır. Değer yargılarımızın pörsümeden , bozulmadan , tevarüs yoluyla bilgi ve görgümüzü genç nesle aktarmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 373
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 672
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster