Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
312
 

Önce nereleri okuruz?

Önce nereleri okuruz?
 

Bir gazete alıyorsunuz elinize, mesela bir pazar günü.?
Önce hangi manşetleri okursunuz?
Siyasal haberler mi?
Magazin mi?
Spor mu?
Bulmacalar mı?
İkinci sayfadaki tartıda hafif gelen güncel olayları mı?
Cinayet haberleri mi?
Güzin abla sayfaları benzerleri mi?
Fal köşeleri mi?
Yemek sayfaları mı?
Gezi rehberi tarzındaki bol renkli sayfalar mı?

Şimdi ortaya çıkan tabloya bir bakalım;

Bugünkü falınız size neler söylüyor ve magazinel köşeler=Bir saat
İkinci sayfa haberleri=yarım saat
Spor sayfaları =Bir buçuk saat
Güzin abla sayfaları=Bir saat
Cinayet haberleri =Yarım saat
Bulmacalar=İki saat
Siyasal haberler ki yanında orta şekerli kahve önerilir, test edilmiştir=Bir saat
Yemek sayfaları =Yarım saat

İşte pazar günlerinizi ipotek altına alan gazete keyiflerinizdeki bu ufacık zaman dilimlerini yıllarla orantılayacak olursanız eğer;ortaya hiç de küçümsenmeyecek bir tablo çıkacaktır.
Ne ile yoğunlaştığımız, bize bilgi olarak geri dönecek zaman kesitleri ile çok ilgilidir.
Okuduklarımız bize ister istemez bilgi olarak geri geliyor.

Işıksız ve umutsuz kalmamak dileğiyle.

NİLGÜN ÇAKICI/BURSA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilgün hanım yaz ayı geliyor. Okullar tatil olacak. Çocuklarımız bu tatil boyu süresince sokaklarda ya top oynuyorlar ya da internet cafelerde oyun oynuyorlar. Ben hiç bir gencin faydalı bir şey yaptığını göremedim. Biz anne ve babalarımızda kabahat. Ben bile kendimi okumaya ve MB'a verip blog yazacağım, bundan emin olabilirsiniz. Kendi çocuklarıma bu şekilde örnek olup onların topluma kazandırmalarını sağlayacağım. Her anne ve baba keske böyle olabilse. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 06.05.2007 15:16
 

Görsel yayının yani tv.kanallarının baskın olduğu günümüzde, insanların gazete ortamına yer açtığına bile inanmıyorum.Aile fertlerinden birinin eve zevkle alarak getirerek konsolun üzerine bıraktığı gazetelerin periyodik olarak açılıp okunduğundan bile şüpheliyim. Ayrıca o yedi saati ben bir kişi için standart koymadım,aile fertleri için ayrı ayrı dağıttım zaman dilimlerini, sabah programları gibi içi boş yayınların karşısında ne kadar geniş bir izleyici tabanı olduğunu istatiksel olarak ortaya dökmek benim uzmanlık alanım değil elbette ama çok ciddiyim okumayan araştırmayan çok ciddi bir kitle var ve sayıları da süratle artış göstermekte... Ben bunlara hafif bir dokundurma yapmak istemiştim. Süs imalatı yaptığım o dört yıl içinde,İstanbul'a her hafta gittiğim dönemde,turistler için gözlemlediğim bir fotografı sunayım.Her turistin elinde bir kitap,kılavuz büroşür,harita vs.gördüklerini kayıt altına alacak kültürel egoları için kameraları ve de boyunlarında asılı fotograf makinesi..

NİLGÜN BURSA 
 05.05.2007 11:54
 

Sevgili Mustafa, o zaman dilimleri kişiye özeldi. Günlük gazetelerin magazin köşelerinde,tv.kanallarındaki sabah programlarında,toplumca zaman katliamlarında ısrar ettiğimiz o saatleri yazmak istedim. Bence en çok geri dönüşümü imkansız değer ZAMANdır. Ben de elektronik dergi ya da gazetelerine nazaran yazılı basının ofset kokusunu tercih ediyorum. Milliyet vatan,atlas dergisi bilim ve teknik dergisi national geographic geo bu ve benzeri dergilerin müptelasıyım. Arada bir Fima'dan fransız gazetelerini alarak çözmeye çalışırım.Lise gramerinin izin verdiği kadarı ile... saygılar.

NİLGÜN BURSA 
 04.05.2007 9:56
 

Nilgün hanım sizin hesapta bir yanlışlık yok mu?.alt alta sıraladığınız rakamları toplayınca tam 7 saat zamanı gazete okumaya ayırdığınız anlaşılıyor.Bir bayan günün 7 saatini gazete okumaya ayırabilir mi?.Ayırırsa eşine,çocuklarına,evde ki işlerine zaman ayırabilir mi?.Ben emekliyim;benim tüm okumalarım 7 saat tutmaz.üstelik ben okumayı seven biriyim.maça gitsem yol dahil en az 4 saat sürer.maça giderken elime gazete alıyorum,ancak devre arasında okuyabiliyorum,o da çırtlak bağırtılardan fırsat bulabiliyorum,tabi ki buna okumak denirse.parklara,bahçelere gidiyorum,elimde gazete dergi,kitap vs.insanların tuhaf tuhaf bakmalarına muhatap oluyorum.bizim insanımız okumuyor,okuyana da iyi gözle bakmıyor.beni kitap okurken gören bazı kişilerin birbirlerine beni göstererek gülüştüklerini söylesem inanır mısınız?.Bir gün kütüphaneden dönüyordum.Setbaşından otobüse bindim,otobüsde bir tanıdığıma rastladım.Elimde kitap poşetini görünce kafasını salladı ''bu işleri bırak dedi''.selamlar.

Ümit İpekçeker 
 04.05.2007 9:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1448
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster