Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

03 Aralık '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
2076
 

Onlar KOCAMAN çocuklar ''Vakayinüvis''

Onlar KOCAMAN çocuklar ''Vakayinüvis''
 

Sevgili dostlar,

Cümlenize hayırlı akşamlar diliyorum efendim.. Rahat mıyız? Akşamın bu vaktinde bitki çaylarımızı tazelemiş olmalıyız? İsterseniz pencereyi de biraz açalım ve şöyle bir güzel odamız taze oksijenle dolsun veee oluşturduğumuz pozitif enerji, sinerji vs. ji ''Milliyet Blog Ailemizde'' (aramızda) hasta olan, bütün sevgili dostlarımızın hepsinin sağlık ve huzurları için, şifa olur inşallah.. Şimdi sıra geldi, gönül söyleşimize.. Buyurunuz efendim..

O artık KOMACAN bir kız oldu.

Onun adı:''Vakayinüvis''

Sizlerin de bildiği gibi, ''Onlar KOCAMAN Çocuklar'' adı altında ''Milliyet Blog'da'' siz dostlarımızın da nazik katılımlarıyla bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.. Biz bu söyleşileri genel olarak e posta yoluyla gerçekleştirdik öyle de gerçekleştirmeye devam edeceğiz.... Ayrıca:Detaylı Bilgi edinmek ve katılmayı arzu edenler için, sayfamızın adresini hatırlatıyoruz: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=76762

Aşağıda yanıtları bulunan ben Vakayinüvis:

Sizi tebrik ediyorum. Şu MB’de ne üretken yazarlar var. Her gün başka bir yenilikle karşılaşıyoruz. Önce Celal (Çelik) Beyin kendi kendisi ile röportajları, şimdi de sizin blogcularla olan gönül diyalogunuz… Umarım yazı diziniz çok eğlenceli ve renkli olur. Düşünüyorum da Graham Bell, Edison, Arşimet de MB yazarı mıydı acaba? Yanıtlarım yazı dizinize ne derece renk getirir bilemem ama en azından benden istediğinizi elimden geldiğince yerine getirmeye çalıştım. Gerisini takdirlerinize bırakıyorum. Melekleriniz ve yazı ekibinize çiçek ve sevgilerimle…

1 - Nasıl bir çocuktunuz?

İnatçı, asi ve hayalci… Öylesine kendi dünyasında yaşayan bir çocuktum ki; genellikle bakkal siparişlerinin çoğunu almadan döner, sonra da bir güzel fırçalanıp parlatılırdım. Bunun yanında kimse bana istemediğim bir yemeği yediremez ya da sevmediğim bir kıyafeti giydiremezdi.

2 - Hiç unutamadığınız bir çocukluk anınız var mıdır?

Sanıyorum 4-5 yaşlarında idim. Babam :“Senin getirdiğin su çok tatlı oluyor. Hadi bana bir bardak su ver güzel kızım.” deyince gaza gelip, suya bir kaşık toz şeker attım ve öyle getirdim. Babam ilk yudumda suyu püskürerek: “Bu ne!” dedi. Çok üzülmüştüm. Şu büyükleri anlamak ne zor! Az önce ne demişti, şimdi ne yapıyor? Bunlar nasıl adam olur ki! Heybeliada Sanatoryumu’nda yatan bir yakınımızı ziyaret için ilk defa “Şehir Hatları” vapuruna binmişim. Denizi ilk defa görüyorum. Ne kadar mavi! Ne kadar güzel! Ya şu martılar! Yol boyunca gözümü beyaz köpüklerden alamadım. Küpeşteye yapışıp kalmışım, büyülenmiş gibi. Şimdi düşünüyorum da tüberküloz hastanesine küçük bir çocuk niye götürülür? Sanıyorum bizi bahçede tutmuşlardı ama yine de doğru değil. Ayrıca ben çocuğumu küpeşteye yanaştırmaz, kucağımda tutardım herhalde. Eskiler ne rahatmış.

3 - İlkokulda öğrendiğiniz ve severek hatırladığınız bir okul şarkısı var mıdır?

“Ilgaz Anadolu’nun, sen yüce bir dağısın.” Çok pastoral bir şarkıdır. Ilgaz’ın baharını, açan çiçeklerini, zirvesinden akan suyunu, kelebeklerini görür gibi olursunuz. Bestesi de su gibi akıcı ve ışıltılıdır. Bir de “Gelin Ayşe’m” diye bir ağıt öğrenmiştik müzik dersinde. Türkü, coşkun bir ırmağın sularına kapılıp kaybolan Ayşe’nin acı haberi, destanıdır. O çocuk aklımla “Gelin Ayşe”ye ne çok üzülürdüm. Çocuklara neden böyle temalı şarkılar öğretirler ki?

4 - Çocukluk arkadaşlarınızın arasında ilk aklınıza gelen kimdir

Bedri deermişim! :) Hanife ile Gökçen… En yakın arkadaşlarımdı.

5 - Mahalledeki arkadaşlarınızla hangi oyunu daha severek oynardınız?

Seksek… İşin ilginç tarafı mahallede az çocuk olduğundan herkes birbirine muhtaçtı. Erol diye bir çocuk vardı. O da mecbur kalınca bizimle seksek oynardı.

6 - Hangi komşunuzu sevgiyle hatırlıyorsunuz ve sizi komşunuzu sevmeye iten sebep neydi?

İstanbul’a göçmüş Bulgaristan Türklerinin yaşadığı bir mahallede geçti çocukluğum. Göçmen komşularımızın hepsi de uygar, düzgün ve çalışkan insanlardı. Hiçbirimiz zengin değildik ama eski Türk filmlerindeki kadar mutluyduk. Yörede henüz kirlenmemiş bir dere vardı, kıyısında kavak ağaçları… Suyuna para atıp dilek dilerdi ziyaretçiler. Bir tane yazlık sinemamız vardı. Yazın ağustosböceklerinin teşrifatçı olduğu gecelerde Türk filmleri seyreder, çekirdek çitlerdik tahta sandalyelerde. Tek katlı evlerin bahçelerinde birbirinden güzel çiçekler ve özellikle sarmaşık güller açardı. Hele bu ayda her yer “kasımpatı” olurdu. Çoğu bahçede mutlaka çarkla çevrilen bir kuyu vardı. Kova yukarı doğru çıkarken gıcırtılı sesler çıkarırdı. Bir masalda kuyuya düşen ve Anka kuşu tarafından yukarı çıkarılan kahraman gelirdi aklıma. Kuş gak deyince et, guk değince su vermesi gerekiyordu da, et bitince dizinden kesip kuşa yedirmişti. Baharda o kuyunun etrafı erik çiçeklerinin beyaz yaprakları ile dolar, polenler yağardı gökyüzünden. Hani küçük fanuslar vardır içi su dolu. Çalkalayınca kar ya da çiçek yağar ya küçük evin bahçesine. İşte tıpkı o fanus gibi olurdu bahçeler. Konuyu dağıttım di mi? Dediğim gibi komşularımızın hepsini de güzel duygularla anıyorum. Şimdi aklıma geldi. Ali Dayı vardı mesela. “Elveda Rumeli” dizisindeki “Sütçü Raaamiz Efendi”ye benzerdi. O geldi aklıma birden. Böyle bir mahalle sevilmez mi?

7 - Çocukken en çok neyi hayal ederdiniz?

Neyi etmezdim ki? Kitaplar, filmler, çizgi romanlar, radyo tiyatroları, hayranı olduğum büyükler… Ne duyar, ne görür, ne okursam onları yaşardım.

8 - Çocukken en çok sizi neler korkuturdu?

Yılan… 3-4 yaşlarında iken tuvalette görmüşüm. Duvara doğru tırmanmış. Iyy şimdi olsa ne yaparım bilmiyorum. Sanki çok normalmiş gibi gidip babama söylemiştim : “Baba tuvaletimizde bir yılan var.” Babam hemen eline koca bir sopa alıp hayvanı öldürmüştü. Ondan sonra o kadar çok konuşuldu ki evde, bilinçaltıma yerleşmiş galiba. Çok korkarım bu soğuk hayvandan.

9 - Çocukken okuduğunuz ve etkisinde kaldığınız bir kitap var mıdır?

Olmaz mı! Bi dolu “Arkadaki Demir Kapı” mesela. Müthiş gizemli ve maceralı bir kitaptı. Tüneller, karanlık dehlizler, cesur çocuklar, hazine sandıkları filan… “Buz sarayı” diye bir oyun dinlemiştim bir de. Müthiş etkileyici idi.

10 - Çocukluğunuzda gönül hoşluğuyla yaptığınız bir iyilik hatırlıyor musunuz?

“Mumbar” bilir misiniz? Çok zahmetli bir yemektir. Hayvan bağırsaklarını defalarca yıkadıktan sonra, içlerini doldurup pişiriyorsunuz. Annem çalışıyor. Hafta sonu böylesine zahmetli bir yemek yapmış. Ben ve bir arkadaşım evde oturuyoruz. Sokağın köşesine bir dilenci gelmiş. İkimiz koca tencere yemeği bu kadına vermiştik. Akşam annem geldiğinde mutfağı boş bulmuştu. Neyse ki çok büyük ceza almamış, ucuz kurtulmuştum bu işten.

11 - Büyüklerinizin size tembihlediği en az üç(3) nasihatı saymanızı istesek bunlar neler olabilir?

1- Ağır ol molla desinler.
2- Yaptığın bana, öğrendiğin sana.
3- Ağaç yaşken eğilir.

12 - Ailenizin size getirdiği yasaklardan hangisine daha çok tepki verirdiniz? Neden?

Lisede tatillerde tırnak uzatmama çok kızardı babam. Makyajı kabul ettirene kadar canım çıkmıştı. Ama üç numara olduğum için ben tabuları daha kolay yıkmıştım. Olan ablalarıma olmuştu.

13 - Hangi oyuncağınızı özleyerek hatırlıyorsunuz?

“Tombis” diye şişman bir bebeğim vardı. Banyo şofbenleri o zamanlar talaşla yakılırdı. Biri bebeğimi şofbenin borusunun üzerine koymuş. Şofben yandığında “Tombis” erimişti. Vakitsiz ölümüne çok ağlamış, üzülmüştüm.

14 - Uçmak mı? yürümek mi? yüzmek mi?

Yüzmek. Aslında yürümek ve yüzmek. Yazın, sabah erkenden dağ tepe yürürsün. Sonra atarsın kendini mavilere, yüzersin. Denizle bir olursun. Daha ne olsun?

15 - Küresel ısınmayla mücadele için, bizlere örnek olacak ne gibi alışkanlıklarınız var?

Kentin gerektirdiği her türlü enerjiyi kullanıyorum ne yazık ki ama; lüzumsuz ise söndürüp, suyu akıtmıyorum boşuna.

16 - Aile dendiğinde sizin aklınıza ne geliyor?

Uzun ve soğuk kış gecelerinde, sobalı bir odada dinlediğim masallar.

17 - Ailece bir araya geldiğinizde (sizin ailenize has) geleneksel olarak yapılan (olmazsa olmaz) hangi yemekler olur o an sofranızda?

Annemin ayran çorbası, yaprak sarması, keteleri… Benim çok özgün bir yemeğim yok ama sebze ve et yemeklerini bilirim. Hamur işinden pek anlamam. Şimdi geleneksel ritüelimiz yemek sonrası çaylar ve kurabiyeler. Ha, bir de kısırı iyi yaptığım söylenir. Bir gün umarım size de yaparım.

18 - Yapmayı ya da yaşamayı isteyip de gerçekleştiremediğiniz içinizde ukde kalan bir şey var mıdır?

Okulu bitirip işe başladığım yıllardı. Kuruma “Birleşmiş Milletler” tarafından gönderilen bir form geldi. İngilizce bilen gönüllüler aranıyordu. 3. dünya ülkelerinde çalışmak üzere. Savaş durumları, Afrika, Asya ülkeleri v.s…Cesaret edip de gidemedim. Şimdi “keşke gitseydim” diyorum.

19 - Hangi mevsimi seversiniz?

Yaz(ama çok sıcak değil). Sonbahar bir de…

20 - Elinizde olsa gelecek nesillere faydalı olacak neler yapmak istersiniz?

Kötü niyetli politikacıların gerçek yüzlerini ortaya çıkaracak bir detektör yapmak ve bunu bir canlı yayında tüm adayların üzerinde gezdirmek isterdim. Böylece doğru düzgün politikacılar seçmiş ve daha düzgün toplumsal gelişmeler sağlayabilmiş bir toplum olurduk. Gerçi “kör kör parmağım gözüne” olduğu halde halkımız gene aynı hatayı yapıyor. Detektör ne yapsın ki?

Gönül notum(1):Bu söyleşi için, siz sevgili ''Vakayinüvis'' Hanımefendiye çok teşekkür ediyorum..

Benden de bir gönül notu: Ne demek, lâfı mı olur? Sevgiler…

Milliyet Blog'da ''Vakayinüvis'in'' sayfasını ziyaret etmeyi ve onun yazılarında onu daha yakından tanımaya ne dersiniz dostlar? http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=141433

Gönül notum(2): Sevgili Vakayinüvis, öyle güzel bir sunum yaparak başlamışsınız ki soruları cevaplamaya, bende doğasına dokunmadan, sizinde kabul edeceğinizi düşünerek, olduğu gibi yayınlamayı uygun gördüm.. Tekrar çok teşekkür ederim efendim nazik kabulünüz için..

''Melekler yüreğinden öpsün Vakayinüvis'' :)

Söyleşiyi gerçekleştirenler: Çingen Sabiş ve söyleşi melekleri :)

Fotoğraf:''Vakayinüvis''

Söyleşiye katılan Dostlarımızın isimleri:
(Sıralamayı lütfen hiç bir şekilde değerlendirmeyiniz çünkü, rasgele usulüdür. Bilginize!) :)

Alev Meisel (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81365
Celal Çelik (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=90208
Aydın Sevinç(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82411
İlyas Bayram (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=84955
Zeynep Gülay Kibaroğlu (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=101023
Ufaklık (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=90406
Kwan Yin (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=86021
Aydın Tiryaki (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79270
Sema Çürük (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=92141
Muzaffer Cellek (şükür söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=98929
Vakayinüvis ''Gülname Kurtgöz''(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=78875
Ali Gülcü (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=87829
Ohannis(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=7960717
Özgün Kaplama (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=81520
September1özlem (Özlem Gürlük) (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93157
Mehtap Erel(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80828
Talip Bölükbaşı (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=92950
Metin Özkaya (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=84083
Okan Tınmaz(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80033
Coşkun Karabulut (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=85479
Murat Ertaş (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=102648
Ahmet Balcı (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88021
Pirmete(söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80439
Faruk Sürener (Tarik) (söyleştuk) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82830
Ahmet Yılmaz (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93521
Alaattin Bender (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88520
Yakamoz35 (Murat Gülcek) (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=100328
Arif Öğütçü (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=88956
Shalimar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=99406
Savaş Şakar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=91485
Ahmet Üstündağ (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=93877
Alyoşa Hülya Gülcek (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=109649
Emoş (şükür söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=132072
Akar (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=133578
Dilek Ç. (söyleştik) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=144134


***GÖNÜL PAYLAŞIMLARIMIZ***

<ımg height="305" src="http://www.bababeniokulagonder.org/images/yenilogo.gif" width="185" border="0">
http://www.bababeniokulagonder.org/index2.html

ANADOLU'DA BİR KIZIMIZ VAR, ÖĞRETMEN OLACAK!
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243

MEHMETÇİK VAKFI
http://www.mehmetcik.org.tr/

TERÖR! ŞEHİTLERİMİZİN ACISINI ALACAĞIZ SENDEN
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=68533

TERÖR GÜVENLİK
http://www.terorizm.info/

Gönül notum 1:Lütfen cep telefonlarınızdan 6 YTL karşılığında YANGIN yazıp 3919'a gönderin.
Bunu yaparak, ''YANGIN UÇAĞI'' ALIMINA KATKI SAĞLAMIŞ OLACAKSINIZ..
Derhal YANGIN yazın ve 3919'a gönderin..

Gönül notum 2:Kurban derilerini, fitre, zekat vs. gönül yardımlarınızı Allah rızası için, THK'na makbuz karşılığında teslim ediniz.''Gerekirse kendiniz gidiniz.'' Kapınıza, elinize, ayağınıza kadar gelecek diye, görevlileri beklemeyiniz. Size en yakın THK'na gidiniz ve kendi eliniz ayağınızla bu yardımları yapınız ve makbuzunuzu da alarak bu sevabı gerçekleştiriniz..

TÜRK HAVA KURUMU http://www.thk.org.tr/ozelsayfa.htm

''İSTİKBAL GÖKLERDEDİR'' TALİP BÖLÜKBAŞI
http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=592339

3 Aralık Dünya Özürlüler Günü! Azıcık kımıldamaya ne dersiniz benden olan canlılar?
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=78245

*** TURCELL Faturalı hattınızdan 5904'e göndereceğiniz her ''BOŞ MESAJ'' ile TEKERLEKLİ SANDALYE KAMPANYAMIZA 5 YTL BAĞIŞTA BULUNABİLİRSİNİZ.. Bir nefeste sizden..

BEDENSEL ENGELLİLERLE DAYANIŞMA DERNEĞİ
http://www.bedd.org.tr/www/

SORUMLULUKLARIMIZ ''Ohannis''
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=76077

KİTVAK ''KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYON VAKFI'' BU ÇOCUKLARIMIZLA İLGİLİ LÜTFEN BİLGİ SAHİBİ OLALIM. http://www.kitvak.org/

TEMA
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=69132

BAY TEMA
http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=1058587

Bunlar benim gönül paylaşımlarımdı bende sizin ''gönüllü çingeneniz''

''MELEKLER YÜREĞİNİZDEN ÖPSÜN''

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili yazarım,hatıralara düşkün bir insan olduğum için anı bölümlerini oldukça duygulanarak okudum.Arkadaşımız güzel günler yaşamış.Ne mutlu ona. Dur zaman,dur zaman Yeter çiğnediğin gönül çiçeklerim Ya bırak kalayım,sen git istediğin kadar Dolun gönlüme dolun eski şarkılar Beni de, beni de alın hatıralar

Kerim Korkut 
 27.02.2010 18:28
Cevap :
Sayın Korkut, İnanır mısınız yorumunuzu daha yeni farkettim. Ve nasıl atladığımı da anlamış değilim. San ki bana yeni ulaştı. Elimde ve farkında olmadığım bu gecikmeden dolayı sizden ve Sevgili Vakayinüvis'ten özür dilerim.. Sevgim saygımla..  25.11.2010 22:59
 

''Ağustos Böceğinin teşrifatçı olduğu geceler...''Çok güzeldi...Beni de çocukluğumdaki açık hava sinemalarına götürüverdi:)) Denizi ilk gördüğümdeki duygularım da aynısıdır...Teşekkürler...Saygılar..

Mesut Selek 
 20.03.2008 15:35
Cevap :
Merhaba Mesut Beyefendi. Hoşgeldiniz Gülname Hanımefendimizin söyleşine ve çok teşekkür ederiz.. Sevgimiz saygımızla..  20.03.2008 15:59
 

Ne güzel bir jest yapmış Gülname Hanım di mi? Ha birde suya şeker katma olayı:))) buradan Vakari... zor isim yaaa. Yani sevgili Gülname hanıma Selamlarımı gönderdikten sonra gelelim sana Sabiş ablacığım. Sen var ya sen... Bu yazı dizisiyle, söyleşiyle bir çeşit " harika" yaratmışsın. MB için inanılmaz bir zenginliksin. Sen var ya sen... Gerçekten bir meleksin. Yani bu kadar blog yazarını taaa çocukluğundan alıp da birbirimize tanıtman... Aha gördün mü işte; yazacak kelime bulamıyorum:) Şapka çıkartıp sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

OKAN TINMAZ 
 09.12.2007 17:03
Cevap :
Okan'cığım, Sen var ya sen sen var ya sen çok güzel bir kardeşsin.. Gönlün güzel teşekkür ederim canım.. Seninle aynı uçakta düşmek bile keyif oldu bu abana helede adada yaşamak inşallah hep kalırız orada :) ben bayıldım ya n'yapsaydım :)) Sağol Okan.. :)  09.12.2007 18:19
 

için anlaşılan epey zaman geçmeli.Ben sabırlıyım,ikinci etapta buluşmak üzere,saygıyla,sevgiyle kalın.

murat22 
 06.12.2007 21:57
Cevap :
Sevgili murat22, Oda ne demek efendim.. İstediğiniz an katılabilirsiniz ve ayrıca memnun da olurum.. Lütfen! Yorumunuz ve seslenişiniz içinde çok teşekkür ederim.. ''Melekler yüreğinizden öpsün.. Bekliyoruz sakın unutmayınız..  06.12.2007 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1986
Toplam yorum
: 5389
Toplam mesaj
: 722
Ort. okunma sayısı
: 4817
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci - Yazar (NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu) Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneşe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster