Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
481
 

Onlar özür dileyedursun!

Onlar özür dileyedursun!
 

İstanbul Ermeni Koleji (?)


Aslında özür kampanyası ile ilgili bir konuda blog yazmak, hatta fikir dahi belirtmek istemiyordum.

Gün geçti ki fikirlerini büyük bir özveriyle ve saygıyla okuduğum bazı blog yazarlarımızın özür dileme kampanyasının gerekliliği ve özrün gerekli olduğunu düşündüklerini kaleme alan bloglarından artık son derece rahatsız oldum... İşte bu yüzden:

Osmanlı toprakları üzerinde asırlar boyu mutlu yaşayan bir milletti Ermeniler...
İçlerden müzisyenler, sanatkârlar, bilim adamları, hatta devlet adamları dahi çıkıyordu. Hiçbir ikilemde kalmadan, ayrım yapmaksızın huzur ve refah içinde yaşadıkları ülke topraklarında her alanda geçimlerini sağlıyorlar, devletin en üst kademesine yükselebiliyorlar ve söz sahibi olabiliyorlardı.

Karşılıklı güvenin gelişmişliği Osmanlı'yı imparatorluk yapıyor, Ermeniler’i ise sadık millet anlamına gelen "millet-i sadıka" ya da Mümtaz teb'a olarak niteliyordu.

Ve masallardaki gibi bir anlaşma, yaşam, Osmanlı’nın yıkıma gidişi ile kara büyüye dönüştü sanki...

Ermeniler yıllar öncesinden Osmanlı'ya sığındıklarını unutmuşlar, dış güçlerin oyunlarına gelmişler, komitacıların ağlarına düşerek bir örümcek gibi sarmalamaya başlamışlardır Osmanlı'yı...

Topraklarının hâkimiyetini sağlamayacak duruma düşen Osmanlı, birçok iç isyan gibi bu isyanla da baş edemeyeceğini anladı.

Rusya ve Fransa gibi devletler başta olmak üzere ülke toprakları üzerinde hâkimiyet kurmak istiyorlardı ki bu da ancak ve ancak Ermeniler'in ülkedeki yerini sarsmakla sağlanabilirdi. Ermeniler maşa olarak kullanılacaklarının farkında bile olmadan acımasızca Müslüman köy ve Kasabalarında katliamlarda bulunuyorlar, aralarında doktor olanların Müslümanlara bakıp tedavi etmesini bile engelliyorlardı.

Yüzyıllar boyunca huzur içinde yaşadıkları bu topraklarda galeyana gelmişler, isyankâr olmuşlar ve ekmek yedikleri ülkeyi hayâsızca İçten içe sömürüyorlardı...

Böyle bir ortamda, ülke aheste aheste yıkıma doğru ilerlerken yapılması gereken bir şeyler olmalıydı... Bu durumda ülkedeki Ermeniler'i Müslümanlar'dan ayırmak zorunluluğu gündeme getirildi. Müslümanların ülke topraklarından ayrılmaları demek bu bölgeyi tamamen gözden çıkarmak, komitacılara teslim etmek demekti.

İşte bu yüzden Ermeni komita liderleri ve bölgeye zarar verenler ülkeden uzaklaştırılacaktı...

Siz olsanız ne yapardınız? Günümüz şartları dışında o günkü koşulları göz önüne alarak düşünün...

Ülkeniz yıkım içinde ve bütün dünya ülkeleri topraklarınıza göz dikmiş... Üstelik zayıfsınız, hastasınız ki içteki isyanları bile önleyemiyorsunuz...

Tehcir zorunlu kılındı!

Tehcir en isabetli yöntem olmuştu. Zira bölgedeki Ermeniler dış güçlerin baskılarıyla her geçen gün acımasızca eylemlerde bulunuyorlar, Müslümanlara silahsız, sivil Müslümanlara şiddet uyguluyorlardı. Eli silahlı diğer Müslümanlar ise cephedeydiler.

Devlet, Ermeniler’in tamamın ortadan kaldırabilirdi, katliam yapabilir bir tane Ermeni'yi dahi ülkesinde bırakmayabilirdi. Oysa hiçbir mal ve cana zarar gelmemek şartıyla o durumdayken bile pahalı bir yöntem seçmiş "tehcir" demişti.

İşte tarih belgelerle yazılır diyorsanız, Özür dileyeceğim ben diyorsanız kaynaklarıyla birlikte Ermeniler'in yaptıkları acımasızlıklar:

"Erzurum'un Gölbaşı, Gürcükapısı, Mahallebaşı, Erzincankapısı vs. mevkilerinde balta ile başları kesilmek, gözleri oyulup iç organları çıkartılmak, burun ve kulakları kesilip derileri yüzülmek, kadın ve bakire kızlara tecavüz edilip göğüsleri kesilmek suretiyle 3.845 müslümanın katledildiği, köylerden merkeze kaçmaya çalışılan 4.644 müslümanın şehit edildiği ve belediye tarafından civardaki mezarlıklara defnedildiği, mallarının gasp edildiği, sahipsiz kalan çocukların bir kısmına Gürbüzler okulunda bakıldığı..." ifade edilmiştir. ( Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. SYS.287/49)

"Ermeni ve Ruslar'ın Van ve havalisinde Müslüman ahaliye büyük zulüm yaptıkları, Van’ın Abbasağa mahallesinden Firdevs'in ifadesine göre işgalcilerin kadın, çocuk, genç, ihtiyar demeden İslam ahaliyi çeşitli işkencelerle öldürdükleri; hamile bir kadının karnını yararak çocuğu çıkartıp kafasını kestikleri; girdikleri evlerdeki insanlara saatlerce işkence yaptıktan sonra öldürdükleri, onbeş-onaltı yaşlarında erkek bir çocuğu çırılçıplak soyarak cinsel organını kestikleri ve daha sonra doğradıkları; Amerikan müessesine götürülen kadın ve kızların ırzına geçildiği, mezarlıkları kazarak defnedilmiş olanları çıkardıkları ve ziyaretgâhları kazarak içlerine pislik doldurdukları anlatılır." ( Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR.SYS.2872/2 belge no:114-116.)

"Amerikalılar'ın giyecek ve yiyecek yardımında bulundukları" (Başbakanlık Osmanlı Arşivi.HR.SYS.2878/16)

"Van, Reşadiye Aşnak köyünde ihtiyar ve gençlerin gözlerini oydukları, kadınlara tecavüz ettikleri, 15 kızı ayırıp çırıl çıplak soyduktan sonra "Hadi namaz kılın da bakalım... Nasıl kılıyorsunuz? diye onlarla eğlenip tecavüz edip işkencelerle öldürdükleri." (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR.SYS.2872/2 Belge no:101-102)

"İnsanları diri diri tandırlarda yaktıkları." (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. SYS. 2872/2 Belge no:117-123)

"Erkeklerin kol ve bacaklarını kesip ateşe attıkları." (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR:SYS.2872, Belge no:100-113)

"Sarıkamış'ın Karahamza nahiyesine bağlı 18 köyde 5.337 kişiyi işkencelerle şehit ettikler. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR:SYS.2872, Belge no:68)

"Derilyas mıntıkasında 57.240 kişiyi katlettikleri." (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR: SYS.2872, Belge no:76)

"Vahşice öldürdükleri ve insanların etlerini köpeklere yedirdiklerini." (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR:SYS.2872, Belge no:2)

"Hamile kadınların karınlarını yararak çocukların kafalarını kopardıkları, ağaçlara asarak zevk için kurşun attıkları, çocukları süngülerinin ucuna taktıkları"
(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR:SYS.2872, Belge no:2) gibi akla hayale sığmayan işkencelerde bulundukları belgelerle kanıtlanmıştır.

Böyle acımasızlıklarla karşı devletin yaptığı TEHCİR zorunlu ve kaçınılmazdır!

Bütün ülkenin soykırıma uğramasına mı izin verilecekti ya da eli kolu bağlı bütün Müslümanların katledilmesi mi izlenecekti...

Tehcir bir tedbirdir!

Tehcir Politikasında ise...

Ermeni komitacıların geçici bir süre yerlerinin değiştirilmesi,

Bu olay tamamen devletin bilgisi ve kontrolü altında gerçekleşecek, görevini suistimal edenler derhal görevinden alınacaktır.

"Ermenilerin hangilerinin gerçekten komitelere mensup ve aynı isyan düşünceleri içerisinde olup olmadığının bilinemeyeceği, fırsat bulduklarında harekete geçip geçmeyeceğinin tayin edilemeyeceğini, bu konularda yapılacak en küçük bir hatanın orduyu önden ve arkadan ateş ortasında bırakabileceği dikkate alınırsa tehcir muamelesinin toptan yapılmasında zaruret olduğundan şüphe kalmayacaktır."

Ve alınan tedbirler:

1- Göç esnasında Can ve Mal Güvenliği Sağlanacak Aksi Hareket Edenler Şiddetle Cezalandırılacaktır.( Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH: ŞFR: Nr: 55/292; 54/156)

2-Komitacı Ermeniler Dışında Tehcir Olmayacaktır.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr:53/201;54/287;55/292;61/2290;63/306;65/176;69/86, 250DH.EUM, 2/41)

3-Tehcire Tabi Tutulacak Ermenilerin Nerelere Yerleştirileceği Önceden Tespit Edilmiştir. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr.52/93;55/47;55;58/1;70/6

4-Ermeni Komitacıları Saklayan Müslümanların Evlerinde Arama Yapılacaktır.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr.53/85)

5-Mallarını Bedeli Karşılığı Diledikleri Gibi Satabileceklerdir.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr.54/346; 55/107)

6-Devlete Olan Borçları Affedilecektir.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH: ŞFR: Nr.53/200)

7-Yol, İaşe ve İskan Masrafları Devlet Tarafından Karşılanacaktır.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr.53/305; 55/106, 292; 55-A/77, 57/32, 110.135, 317; 57/345;70/18)

8-Yol boyunca Ermenilerden Saldırı (İsyan) Olursa Bunlara Acımasızca Karşılık Verilmeyecek ve Güvenlik Güçleri Dışında Halktan Kimse Bu İşe Müdahale Ettirilmeyecektir. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR:Nr.54/10, 156, 292)

9-Sürgün Edilen Ermenilere Günlük Para Ödenecek Ve Elbise İhtiyaçları Görevlilerce Ücretsiz Karşılanacaktır.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, DH:ŞFR: Nr70/18; 53-2/341903)

10-Ermeni Tehcirinde Devletin Uyguladığı Yöntem ve Tedbirleri İncelemek, Usulsüz Dedikoduları Araştırmak Amacıyla Osmanlı Devleti, Tarafsız Ülke Temsilcilerinden

Bir Araştırma Komisyonu Oluşturulmasını Teklif etmiştir. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR.MÜ, 43/17)

Hollanda, Danimarka, İspanya ve İsveç elçiliklerine resmi teklif yazıları gönderilmiş ancak adı geçen hükümetler bu teklifi reddetmişlerdir. (Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR.MÜ, 43/17)

11-Dönemin Ermenileri Tehcir Esnasında Ortaya Atılan Asılsız Dedikoduları Yalanlamışlardır.(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR.MÜ, 71/11)

Sözde Ermeni soykırımının AB'ye kadar, siyasete kadar girdiği ve kültürümüze dahi (Edebiyattan-Eurovision'a) işlediği bir dönemde ve bu çağda...

Osmanlı devlet arşivi sonuna kadar açık ve belgeler her şeyin ispatı niteliğindedir...

Eğer bir yıkım söz konusu ise ancak ve ancak savaş telefi denilebilecek düzeydedir...

Ve ben...

Kimseden özür dilemiyorum; ancak özür dilemeleri için beklemiyor da değilim...

Kemosmalist/Salı, Ocak 20.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Birincisi, onlar dediğimiz, dünya görüşleri, hayat tarzları bizim ki gibi olan insanlar. İkincisi soykırım değil, tehcir olduğunu herkes biliyor. Kimse soykırım demiyor. Ne özür dileyenler, ne dilemeyenler ne de Ermeniler soykırım demiyor. Tehciride herkes kabul ediyor. Böyle bir gerçek var. Haketmişler ya da haketmemişler. Sizde bunun doğru olduğunu biliyorsunuz. Aslında özür metnini okudunuz mu bilmiyorum. Sizi anlıyoruz şeklinde bir metin. Özür dilemek bana da garip geldi. Suçum olmadığı bir olay için neden özür dileyeceğim dedim. Ama yapılan tehcir ve yaşanan acılardan dolayı, gerçekten üzgünüm. Ben onlarda bize yaptı gibi, sığ düşünmekten vazgeçtim. Evet herkes birbirine yaptı ama dur demenin zamanı. Onlar bizden özür dileseydi, ne kadar saygı duyardık, öyle değil mi? Özür dileyenleri öcü gibi görmeyelim. Aydınlıkları ile dalga geçmeyelim. Gerçekten insanlık adına dilenmiş bir özür.Vatan hainliği yapmak değil amaç. Bazen yapılanları kabul etmektebüyüklüktür.Sende haklısın onlarda

SINIR 
 30.01.2009 16:36
Cevap :
Onlar derken bir milletten bahsediyoruz,kimse onların benliklerini inkar etmiyor.Özür metnini okudum,Techir'in ne demek oldugunu ne şartlarda meydana geldiğini ifade etmeye çalıştım blogumda da.Öyle olmus ya da olmamış,o zamanlarda yaşamadıgım için bunun garantisini vermiyorum;ancak görüşmelerim sonucunda (İSTANBUL-Laleli özellikle) burda yaşayan Ermeniz vatandaşları böyle bir şey olmadığını söylüyorlar... Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.İnanın siz de haklısınız! Sevgiyle...  30.01.2009 18:19
 

Bknz ; http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=150877
Eğer yanılmıyorsam bu paylaşımımı okumamışsınız.
Sevgiler...

TEKBAŞINA 
 30.01.2009 12:28
Cevap :
Sanırım okumadım.Bakacagım...Sevgiyle!  30.01.2009 18:16
 

Emek verip belgelerle desteklenmiş bir yazı hazırlamışsın öncelikle emeklerine sağlık. Lâkin kampanyayı destekleyen muhterem münevveran (!) senin yazına ; " Yahu tüm belgeler Osmanlı Arşivi ve Nutuk kaynaklı böyle belgemi olur?" diye not düşecekler...
Sağlıcakla kal...

TEKBAŞINA 
 29.01.2009 18:10
Cevap :
Yoksa siz de onlardan mısınız? Hocam açmıyorlar arşivlerini,izin vermiyorlar.Gelin Türkler inceleyin demiyorlar... Soykırım da soykırım deyip duruyorlar... Ben de diyorum ki "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."Ayrıca İstanbul'da bir çok Ermeni'yle konuşuldu... Zaten Osmanlı alakalı bir konu daha baska nasıl belgelendirilir ki?  29.01.2009 22:29
 

Bazen hepimizin içinde milliyetçilik ortaya çıkabiliyor. Bazen ben de kendime kızıyorum. Tabii ki nasıl istiyorsan öyle davranmakta özgürsün. Sana ne yapacağını söylemek, benim ne haddime. Cevabın için teşekkür ederim. Hem kızmadığın için, hem de önemsediğin için. Ben artık, açık yüreklilikle dile getireceğinden eminim. Sevgiyle kal.

SINIR 
 29.01.2009 1:48
Cevap :
Altını çizerek "ırkçılıgın" iyi bir şey oldugu savunmuyorum;ırkçılık da yapmıyorum... O arkadasımıza verdiğim cevapda belgelerle kanıtlandıgını haklı çıkarırcasına "her şey ortada" cevabı verdim...Yani ortada olan belgeler "her seydi." Fakat siz adeta benim bi açıgım yakalamak ister gibi yorumlara verdiğim cevabı taramışsınız.Bir kelimeyi de çarpıtarak böyle bir kanıya varmışsınız.Nitekim bütün cevapları ve bütün yorumları okuyun.İşte o zaman açık yüreklilikle neyi dile getirmişim göreceksiniz...Size neden kızayım,herkes aklı ve bilgisi dahilinde gerçekleri(ni) savunur,bana bir hüküm giydirmişsiniz bunu çıkarmam da yorumunuzu önemsememle ıspatlandı... Çok teşekkürler,sevgiyle kalın...  29.01.2009 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 658
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1192
Kayıt tarihi
: 31.07.08
 
 

Yasamanın ve varolmanın en güzel kanıtı olan ALLAH'ın yeryüzündeki en güzel yansımasıyım... İdeal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster