Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
473
 

Onların ve Gerçeğin Hikayesi.....

Onların ve Gerçeğin Hikayesi.....
 

Güneş batalı çok oldu buralarda. Gün yerini geceye bıraktı. İşten çıktıktan sonra arkadaşlarıyla, sevgilileriyle buluşanlar yavaş yavaş evlerine dönmeye ve gelecek yeni gün için hazırlık yapmaya başladı bile. Ne de olsa yarın yeniden iş’e, okula gidilecek. Gecenin ilerleyen saatlerinde sokaklar ne kadar boş görünse bile aslında değildir. Sadece bir yanılgıdır.

Hiç, bir akşam pencere ya da balkonda oturup gelip geçenleri izleme olanağı buldunuz mu? Birkaç defa yakaladım.

Sokakların müdavimleri bazen gün ışığı yerini geceye bırakır bırakmaz belirir. Önce çöp kutuları eşelenir. Kimi bu çöp kutuları içinden mukavva, gazete seçer. Önündeki döküldüm, dökülüyorum diyen arabasına atar bulduklarını, kimileri cam ve pet şişe arar. Bulduklarını yine aynı şekilde dermansız arabalarının içine atarlar . Daha sonra başkaları gelir onlarında aradıkları daha önce çöp kutusunu arayanlara birbirine benzemekle birlikte bazen ufak fark olur.

Zaten onların kolunun altında ya bir torba ya da eski ve yırtık bir torba vardır genelde. Elleri biraz titrek, biraz tedirgin çöp kutularına eğilirler ve çöp kutusundan gerekli nasiplerini alırlar..

Hemen yanı başlarında aşina oldukları kendileri gibi kimi kimsesi olmayan kediler ve köpekler vardır. Bu hayvanlardan bir kısmı kendi aralarında buldukları bir parça için kavga ederler kimi zaman.

Sokakların en son müdavimleri ise oturduğumuz ilçenin ya da şehrin çöpçüleridir. En son onlar gelir çöp kutularında geriye kalan çöpü alıp konteynır’a boşaltırlar.

Bu hikaye her gün aynı şekilde devam edip gider.

Biz, her gün yeriz, ondan sonra yaz gelirken formda görünmek için spor salonlarına akın ederiz.

Bizim yemek yememiz de bir âlemdir. Kimimiz akşam artan yemeği hemen bayatlar diye çöp torbasına atarız. Önümüzde duran tabaktaki yiyecekten birkaç kaşık ya da çatal alıp geri kalanını tabakta bırakır ya da tencere dolusu yemeği ertesi güne kalamayacağını düşünerek her zamanki mekanları olan çöp torbasına atarız.

Konu açıldığında “Tam tüketim toplumu olduk, ne kadar israf ediyoruz” diye konuşmalar yaparız.

Biz akşam eşimizle, çocuğumuzla, arkadaşlarımızla evde ya da dışarıda bunları konuşurken sokak müdavimleri her zamanki işlerine başlamışlardır bile.

Bizim israf dediğimiz konular onların gerçeği olmuştur. Ya da başka bir ifadeyle bizlerin beğenmeyip attığımız yiyecekler sokak müdavimlerinin ziyafeti olur.

Bunlar böyle olup biterken, televizyonda çocukların, bebeklerin bağışıklık sistemini arttıran, mikroplardan koruyan bir mama reklamı ya da doğum gününü birbirlerinin üzerine şarap döktükten sonra pasta savaşı açıp daha sonra da bu pastaları yeme yarışına giren paparazzi programlarıyla karşılaşırız.

Ya da “Bedava, yiyos, içiyos, geziyos, adios” müziğiyle gösterilen kredi kartı reklamına.

Mama reklamında çocuğunun başka bir çocuğun kaşığını yalamasından tedirgin olan bir annenin tedirginliği gösterilmekte. Aslında her anne için normal bir kaygı diyebiliriz .Peki sokakta başkalarının çöpe attığı yemekleri çocuğunun, eşinin önüne yemek diye koyan kişi nasıl bir kaygı taşır?

Aslında her ülkedeki açlık oranı birbirine benzemekte olup bulunan çözümlerde birbirinin benzeri.

Bizim, “tuzu eksik , çiğ olmuş” diye beğenmeyip yemediğimiz yiyecekler.

Eğer sokağı görebilen bir yerde yaşıyorsanız fırsat bulduğunuzda o sessiz trafiğini izleyin.Bakalım o zaman rahatlıkla atabilecek misiniz, ya da boğazınıza bir yumru mu oturacak. Bizler az ya da çok elimizdekilerin değerini bilemezken, başkaları bugünde doydum diye şükretmekte.

İşte bu görmek istemediğimiz gerçeğin hikayesi. Bu açlık, yoksulluk sınırı ve altında yaşayan insanların ortak hikayesi. Ama bu hikayeyi anlatmak ve göstermek çok kişinin işine gelmemekte...

Kimbilir belki de her şey bize teğet geçtiğindendir.

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

View this movie at cultureunplugged.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster