Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

 
Kategori
Deniz Mahsulleri
Okunma Sayısı
80996
 

Önlüğü takarım, fırında levrek yaparım...

Önlüğü takarım, fırında levrek yaparım...
 

O kadar balık hikâyesi yazdım.  

Bir Allahın kulu da çıkıp “ Yakaladığınız levrekleri ne yapıyorsunuz?” diye sormadı  

İşin sırrı bu soruya vereceğim cevapta değil.  

Levreğin pişirilmesinde... 

***  

Öncelikle şunu söyleyeyim aşçılığa soyunan adamın  

1- Bıçakları kaliteli olacak.  

2- Bıçakları keskin olacak.  

O yüzden ben mutfağa girdiğim zaman yemeğe başlamadan önce bıçakları jilet gibi yapıyorum.  

Bu işin ayıbı olmaz.  

Önlük de takıyorum, önlüğün kuşağını kolay çözülsün diye arkadan fiyonk da yapıyorum.  

Hoş önlük güllü dallı, biraz da kısa olunca, Alman porno filmlerindeki sarışın hizmetçilere dönüyorum lakin önlemimi alıyorum. 

Pantolonu kesinlikle çıkartmıyorum. 

“Levrek en güzel nasıl pişirilir?” diye soracak olursanız  

Cevabım hazır “ Fırında!”  

Küçük bir araştırma yapıp fırında levrek nasıl pişirilir diye bakarsanız… Şöyle bir cümle ile karşılaşırsınız... “ Levrek temizlenirken karnı yarılmaz!” 

Balığın karnı yarılmadan içinin nasıl temizleneceğini konusu tam bir muamma!  

***  

Peşrevi uzatmadan tarife geçeyim.  

Sabah işe giderken derin dondurucudan çıkarttığınız levrek eğer sizin yakaladığınız bir levrekse çaktırmadan dolaba sıkıştırdığınız için( Ali bıktım senin balıklarından zaten dolapta yer yok!) hala kumlu olabilir.  

Bu yüzden iyice yıkanır, yüzgeçler ağzı yarmasın diye kesilir, pullar kazınır ardından karnı yarılarak temizlenir… Balığın her iki tarafına derin çentikler atılır.  

Ucuz şaraba yatırılarak yaklaşık bir saat bekletilir!  

Enseniz kalınsa, cukka sağlamsa şarabın pahalı olmasında hiçbir sakınca yok.  

Alkolle aranız yoksa şaraba, hatta bekletmeye bile gerek yok!  

Patates ve soğanlar bıçak sırtı kalınlığında halka şeklinde kesilir, tepsinin altına dizilir.  

Üzerine levrek kuzu gibi yatırılır, eğer balık benim yakaladıklarım gibi büyükse kuyruk tepsinin dışında kalır! 

Zeytinyağı, limon ve kekiğin bir kâsede çırpılması sonucu elde edilen sos balığın üzerine boca edilir...  

Balığın üzeri göze de hitap etsin diye limon, soğan ve domateslerle süslenir..  

(Ben balığın içine defneyaprağı ve sarımsak da koyuyorum)  

Fırın 250 dereceye ayarlanır..  

Tepsi fırına atılır...  

Televizyon izlenmeye başlanır...  

Siz tam fırında levrek olduğunu unutmuşken burnunuza çıldırtıcı bir koku gelir...  

Bu koku balığın pişmek üzere olduğunun habercisidir...  

Fırın kapatılır.  

Levrek fırından çıkartılmadan, kırmızılâhana, turp ve havuçtan bol limonlu zeytinyağlı bir salata yapılır...  

Aile bireylerine haber verilir..Lüpçüler gelir, siz ellerinizi yıkarken sizden önce balığa girişir..  

Foto: Eller tepsiye yapışınca havlular hayatımı kurtardı.  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

BEN BALIK PİŞİRMESİNİ BİLMEM AMA YEMESİNİ İYİ BİLİRİM.BAZEN BALIĞI KELLESİYLE PİŞİRİYORLAR.İTİCİ GELİYOR BANA.BİZDE HAMSİYİ KELLESİNİ ALIP İÇİNİ DE BİR GÜZEL TEMİZLEDİKTEN SONRA SIRT SIRTA YAPIŞTIRIP MISIR UNUNA ATARLAR.LOP LOP YERSİN.

Kerim Korkut 
 30.10.2011 7:17
Cevap :
Denizden babam çıksa yerim bende... Kelle, kılçık fark etmez : ))  31.10.2011 23:06
 

...levrek getirmiş yeğenler 'dayı bunu bize yap'...geçiyorum mutfağa...salondan sesleniyor lisedeki Alican 'dayı bi bak da bunun gibi yap'...bakıyorum...işte bu sayfa...ne güzel...benzer şekilde yapıyormuşum zaten...saygılar...

Nedim ÜSTÜN 
 26.04.2010 11:44
Cevap :
Böyle karşılaştık demek Alican’a selamlar... Levrek getirenleri bol olsun : ))  27.04.2010 0:39
 

Tarif harika. Biz bunu iskorpitle de yapıyoruz, kefalle de. Kefal Karaburun kefali olacak. İskorpit tepsiye oturur gibi tüm haşmetiyle yayılacak büyüklükte olacak. Bir demet maydanozu en üste koyup, balık piştikten sonra bir kenara ayırıyoruz. İsteyen yiyor. İskorpiti biraz sulu yapmanızı öneririm. Sevgiler kız babasına İzmir'den...

narçiçeği 
 02.11.2009 15:04
Cevap :
Karaburun Kefalini bilmem mi hiç! Mordoğan’da Deniz Feneri isimli bir balık lokantası var... Sahibinin ismi Aslan, o önermişti, buradaki kefaller gibi olduğunu düşünüp önce burun kıvırdık ama inanılmazdı... İskorpitin çorbası da şişi de güzel oluyor...  02.11.2009 16:15
 

Çok hoş kokulu bir yemek oldu. İşin sırrı sarımsak ve defnede mi yoksa şarap mı çözemedim ama çok güzeldi. Talip Abiye çok yalvardım balıkların nasıl pişirileceğini öğretsin diye. Şu balığı fileto yap mangala at diyor:) Abi fileto dediğin ne dedim. Bu çok güzel yemekti şayet fırsat bulup yazarsam kahvaltılık bir salata tarifi yapıp sana borcumu ödemek isterim :)

Eşit Ağırlık 
 24.09.2009 12:11
Cevap :
Talip Ağabey ne anlar balık pişirmekten, güzelim balıkların alayını tavada pişiriyor o görmedin mi bana gönderdiği fotoğrafları... En kısa zamanda ödeşelim arkadaşım... Afiyet olsun...  24.09.2009 14:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1149
Toplam yorum
: 7447
Toplam mesaj
: 183
Ort. okunma sayısı
: 1051
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

  Keyfine okur, keyfine yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster