Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '09

 
Kategori
Yurtdışından Bildiriyorum
Okunma Sayısı
604
 

Onsen (kaplıcalar)

Onsen (kaplıcalar)
 

ONSEN


Yurtta bulunduğum yıllarda da kaplıca ve ılıca kelimelerini duydum tabiki ama ancak belli hastalıkları olan kişilerin gittiği birkaç gün hatta bazan bir iki hafta kaldığı yerler olarak duydum.

Ancak kaplıcalarla dolu bu ülkede iç turizmin vazgeçilmez bir parçası. Bir iki günlük turlar düzenleniyor. Kardeşim gelince eşimin ailesine neye gitmenin iyi olacağını danışmak için gidince onlar "Hadi biz sizi götürelim dediler." Tabi giderleri karşılayacaklarını söyleyince daha da bir mutlu oldum(k).

Yaşadığımız şehire yakın başka bir şehirde HONSHU adasının en uçyaki noktasına yakın bir yerdeki onseni seçmişler. Araba ilr yola çıktık. Pasifik okyanusunun kıyısından geçen yoldan gideceğimiz Katsuura ilçesindeki Ooshima onsene ulaştık. İlçeden ayrı ama çok yakın adacıktaki kaplıcaya arabayı park ettikten sonra küçük bir botla gittik bir kaç dakikada .

Resmini ekleyince görme olanağını bulabilirsiniz bir kısmı kıyıda bır kısmı dağın tepesinde 38 katlı bir otel . Birbirinden ayrı gibi görünen alt ve üst binalar çok ama çok uzun yürüyen merdivenlerle bağlamış birbirlerineç. Asansör de vardı ama ilk çıkışımızı yüyüyen merdivenlerle yaptık. Odamıza yerleştıkten btir süre donra yataklarımızı , yer yataklarımızı, FUTON yapmak üzere görevliler geldi odayı nasıl kullanacağımız tarif ettiler. Pencereden bakınca deniz ayaklarımız altında gibi idi. Gece uzaktan geçen gemilerin teknelerin ışıkları ateş böcekleri gibi göründüler.

Yemekten önce oetlde bulunen yedi çeşit kaplıcadan birini denemek istedik. Ama sorun bundan sonra başladı. Burada vücudunuzu ve saçlarınızı iyice yıkadıktan sonra deyim yerinde ise anadan üryan kaplıcaya girmeniz gerekiyor. Kardeşim mayosunu giymişti ama "MAYO VS İLE GİRİLMEZ." levhasını görünce "öldürseler girmem dedi. Çırılçıplak genç yaşlı bayanları görünce şok oldu ve odaya döndü havuzu denemek üzere... Ben havluyu peştemal gibi sarıp suyun içine attim kendimi. Sonra suyun renginden dolayı havluyu biraz daha gevşettim. Ama dağın tepesinde küçük havuzlarda kuş seslerini dinleyip sıcak suda dinlenmek çok iyi geldi.

Havuz bir ay sonra kullanıma açılacağı için canı sıkkın kardeşimin neşesi akşam yemeğinde yerine geldi. Klasik Japon yemekleri ki o çok sever çok güzeldi. azar azar birçok sey ...Denizden balık ve diğer ürünler , dağdan otlar , ve bahçelerde yetiştirilen sebzelerden yapılan yiyecekler bir lokmacıktı ama hepsi bir araya gelince karnımız doymuştu.

Sabah en alt kattaki mağara şekindeki denize nazır onseni denemek istedik . Çok az sayıda kişi olduğu için mayosunun havlu ile kapayan kardeşim bir onseni denedi. Daha fazla insan gelmeden çıktık. Ama girdiği için çok hoşnuttu. Kendini daha dinç hissettiğini söyledi. Sabah kahvaltısı ve sonra yola çıktık yine.

Bu iki güne sığan dolu dolu yaşadığımız gezi sırasında Ertuğrul gemisinin battığı Ooshima adası ve bu ülkede bulunan en uzun şelalerden başka yazımda söz etmek istiyorum.

Araba kullandığı için içki içemeyen kayınpederim yaşadığımız yere gelince sık sık gittiği lokantaya gidip şarabı içti ve anahtarı verdi elime "Hadi eve kadar sen götür." diye.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 397
Toplam yorum
: 1163
Toplam mesaj
: 200
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1955 Niğde doğumluyum. Ancak Japonya'ya gelene kadar yaşantımın büyük bir bölümü Ankara'da geçti. Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster