Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
832
 

Onu sevme, beni sev!

Onu sevme, beni sev!
 

Sabahları 8-9 a kadar kalkamadıysa kendini çok uyudu sananlardanım.
Hele ki saatler bir 10-11 olsun hayata geç kalmışım gibi bir hissi taşıyorum gün boyunca üzerimde.
Tatil olsun olmasın hafta içi hafta sonu beni için hayat güneşin doğuşu ile başlar.
Peki siz, bir zorunluluk olmasa kaç saatinizi uykuya ayırırsınız?
Kaça kadar uyursunuz?
Tabi ben çok da erken yatarım.
10.00 civarında yatağıma doğru yolculuğum başlar, beni engelleyen birşey varsa bile en azından kafamda başlar bu yolculuk. :)
Ne diye anlatıp durdum ki bunu?
Aman!

Rüyalar görüyorum bazen, kalbimi parçalıyor.
Ve bir avuntu sunuyor bir çok zamanlar.
Olmasını istediğiniz şeyleri rüyanızda görünce o tarifsiz mutluluğu daha da yoğun yaşıyorsunuz.
Bazen sabah olunca rüyalarımı unuturum, fakat o tarifsiz mutluluğun verdiği hafiflik yüreğimde kalır gün boyu.
Hatırlanmayan bir rüyanın tesellisi vardır içimde.

"Seni görmem imkansız, rüyalarım olmasa"

...

Kahvaltı hazırlamayı severim.
Karga bir şeyini yemeden kalkan biri için normal bir sonuç bu herhalde.
Kahvaltı yapmaya da bayılırım. Sabahları acıkmış olarak uyanırım iştahım yerindedir.
Bir çoğu böyle değil günümüzde.
Geç yatıyor, işe yetişmek için ucu ucuna kalkıyor, işyerinde bir çay bir poğaça atıveriyor bedene, oldu bitti.
Bakın böyle gitmez kendinizi toparlayın.
Adam gibi kahvaltı etmeden güne başlanır mı?
Kimi ev hanımları da sabahları okula işe giden ev ahalisini kahvaltı yapmadan gönderiyormuş!
Ne ayıp, ne ayıp.
Bir çocuğum olsun ona Ebru Şallı gibi bakacağım :)))
Sonra da kafayı yerim herhalde. :)

...

Onu sevme, beni sev.
Bu dilekte gizlidir işte bütün olan biten.
Onu sevme beni sev!
Her an yürekten kopan bir haykırış...
Bütün bir hikayesi bu işte kaderimin.
Yoo, o kadar da kısır bir hikaye değildi bu.

Ey zavallı kulum, sevilmek mi istersin bu dünyada sevmek mi?
Durup düşündüm bu soru karşısında.
Bana sorsalar, seçenek sunsalar; ölesiye istediğin o aşk senin olacak fakat sen şimdiki yoğunlukta yaşamayacaksın kendi sevdanı.Veyahut bekleyeceksin bir ömür boyu içinde büyüteceksin aşkını, küle dönüşüp mum dibine düşeceksin, sevilme umuduyla tüketeceksin hayatını?


Ah sevgili!
Sevilmek değil öncelikli derdim anladım.
Ben seni yaşamak isterim ömrüm boyunca.
İçimde taşımak isterim, üzerine titremek bu hazinenin...
Ben bu deryada kaybolmak, sonra dönüp dolaşıp O'na ulaşmak, hep yeniden sana varmak isterim.
Rüyalarla avunmak, adını bekleyiş koyduğum ömrümü aşkınla taçlandırmak isterim.
Ah sevgili...
Yanındayım.
Yüreğim ovalar gibi geniş...
Dostluğumla sırdaşlığımla yoldaşlığımla yanındayım.
Ah sevgili!
Bir dua gibi baş ucundayım.
Duyuyor musun sesimi?

Günün acıklı şarkısı: Yaşar- Devinim

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eskişehir'de okumuştum hızlıca :) Şimdi Ankara'ya gelip, akşam yemeklerini de ocağa koyunca bi daha okudum yemekler pişerken :) Görüyorsun ya sevgili Bahar, azimli okuyuculardanım :)))) da neyse konu bu değil, konu dağıtmada üstüme yoktur :) Yazının son kısmına bayıldım : "yüreğim ovalar gibi geniş" ile başlayan cümle ve peşisıra gelen cümlelere :) Felsefeni sevdim bu hususta, saygıyla, selamlar.

ElçiNSevgİ 
 04.07.2010 20:24
Cevap :
Azmini takdir ettim :))) Ah Düş Gezgini orası benim de en sevdiğim kısım... Yüreğin ovalar gibi geniş olmadan aşka boyun eğemezsin, sen de bilirsin... Vay be :))  05.07.2010 8:34
 

sevenlerdenim sevgili Bahar :) En çokta yatakta gözlerini kapatıp hayal kurmayı sevenlerdenim :) Ve düşler ah düşler, onlarda olmasa nice olurdu halimiz....bak yine benziyoruz işte :) Sevme konusunda tıpkı senin gibi düşünenlerdenim :) sevgi, saygı ve selamlarımla.

ElçiNSevgİ 
 04.07.2010 11:50
Cevap :
Uykuya dalmadan önce kurulan hayaller tatlıdır... :) Düşler hafifletici, serinletici yaz yağmuru misali, bak adın da "düş gezgini" zaten, sen yolunu seçmişsin, tıpkı benim gibi :)  04.07.2010 12:33
 

Gülümsemek istedim önce. Nedense gülümsemek geliyor sizi okuyunca. Muzip değil, şakacı değil, hoş bir gülümseme bu. Eskiden en az 8 saat uyurdum, ta gençken... Sonraları 6 saate indi günlük ihtiyaç. Şimdilerde 4 bile yetiyor, kendimi 60 yaşındayken düşünemiyorum.:) Tırlak bir vaziyette mi gezineceğim nedir? :) "Onu sevme beni sev" sağlam aslında bu tez. Ve Tanrı'nın sorusuna cevap önce sevmek, sonra karşılığını görmek istemek olsa gerek. Yok öyle üç kuruşa beş köfte :) Ne yani, biz gebereceğiz sevgiden ve aşktan; üstüne bir de yaldızlı saygı kaplarız onun kesin! Sonra? Paşa hazretleri kendini sevdirdiği için bir de teşekkür edeydik:) Şaka şaka... Sevebilmek en büyük erdemdir belki de. Her yürek sevemiyor ya, o bakımdan. Kaleminize sağlık. Bakın çenem düştü. :)

Emine Supçin 
 04.07.2010 11:13
Cevap :
:))) Yorumlarınız harikulade. Uykuda geçen ömür boşa geçer bence, 4 saat müthiş! Evet sevgili Emine Hanımcım, 3 kuruşa olmuyor, öyle bir aşk ki istediğim bedeli bütün bir ömrü kaplıyor :) Ve bakın Orhan Baba ne der, "Sevmektir yaşatan inan, sevilmek değil" :) Koskocaman sevgiler.  04.07.2010 11:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 159
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 521
Kayıt tarihi
: 03.10.09
 
 

Psikoloji mezunuyum, ve bundan dolayı olsa gerek kendini analiz edip hırpalama konusunda oldukça iyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster