Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
165
 

Önümüzdeki seçimde insanlığın değerlerini iktidara getirelim…

Önümüzdeki seçimde insanlığın değerlerini iktidara getirelim…
 

Nereye bakarsanız bakınız, her yol aynı meydana çıkıyor…

Batılı aydınlar bu düşünceyi, “Her yol Roma’ya çıkar” biçiminde özetliyorlar.

Bu satırlarda sözünü etmek istediğimiz Roma, “insanlık değerleri”dir…

İster siyasetin içine dalınız, ister soruna konu komşu muhabbetlerinin gözlüğü ile bakınız, varacağınız sonuç aynıdır:

- İnsanlığın değerleri…

Gidin İsa’nın, Musa’nın, Muhammed’in kapısını çalınız, orada da aynı yönlendirmeyi göreceksiniz:

- Çalmayın, çırpmayın, yalan söylemeyin, düzen kurmayın, kalleşlik etmeyin, belden aşağıya vurmayın…

Dinler, “böyle yaparsanız, ahrette cehenneme gidersiniz” diyor.

Toplumsal ahlak, “ayıp edersiniz” buyuruyor.

Bireysel erdem, “kendimi insanlığın evrensel değerleri ile donatacağım” diyor. Ve aynı zamanda bu değerleri sorguluyor; kendine göre geliştiriyor. Ama sonuç olarak, uyuyor, uyguluyor!

İyi siyasetçi, kötü siyasetçi…

Nedir ölçüsü?

Bizce ölçü, bu kişi, insanlığın evrensel değerlerine uyuyor mu? Uymuyor mu?

Merceğimizi üzerine çevirdiğimiz siyasetçi; iyi, mert, özverili, erdem sahibi, dürüst, ahlaklı birisi mi?

Yoksa hortumcu, çıkarcı, rantçı, yalancı, düzenbaz, üçkağıtçının biri mi?

Komşularımız için de aynı terazi gündemdedir; her türlü arkadaşınız için de, sevgiliniz, eşiniz ve yoldaşlarınız için de…

Bir adam, yeteri ölçüde “adam” değilse, koyun sepete ve geçin karşı kaldırıma… Koy verin, def [olup] gitsin!

O adam, ben-merkezci birisi ise… Her türlü davranışında etrafına bencil ve çıkarcı bir koku yayılıyorsa, dönün arkanızı, vermeyin oyunuzu, yollamayın selamınızı, geçsin gitsin, davul olsun, ilişmeyin…

Kanmayın ağızdan dökülen süslü sözlere, caf/caflı deyişlere, boş verin…

Çünkü önemli olan dükkanın içidir, vitrine konan kandırıcı süslemeler değil.

Sonuç olarak vitrindeki süsü satın almayacaksınız; dükkânın içindeki bir nesneyi koyacaksınız sepetinize…

Kullanacağınız oy ve yapacağınız tercih ile önünüzdeki süreçte sizin de içinde bulunduğunuz bir bölgenin yöneticilerini seçeceksiniz…

Sandığa gitmeden önce lütfen, geçmişte yaptığınız seçimlerinizi gözden geçiriniz.

Oyunuzu kullanırken elinizde tuttuğunuz teraziyi sorgulayınız.

Ve insanlığın değerlerini tek ölçü kılarak, seçiminizi sil/baştan, yeni baştan ve dikkatlice bir kez daha yapınız.

Çünkü demokrasi, bu nitelikteki seçimi, özgürce ve yetkin bir bilinçle yapabilen kişilerden oluşan toplulukların layık olduğu bir rejimdir.

farukhaksal@gmail.com

www.soruyusormak.com

www.dnm-ler.com

www.akceder.com

Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılanlara katılmamak mümkün değil.

Kerim Korkut 
 15.06.2013 10:09
 

Evet demokrasi "özgürce ve yetkin bir bilinçle seçimlerini yapabilen kişilerden oluşan toplumların layık olduğu bir rejimdir" Ancak ne var insanlar birbirlerinin seçimini beğenmiyorlar. Sizin seçiminiz, size göre doğru ve bilinçli bir seçimdir, başkasına göre yanlış ve bilinçsiz bir seçimdir. Bana göre demokrasi beğenmediğimiz, karşısında olduğumuz seçimlere, kararlara da boyun eğmeyi gerektiren bir rejimdir. Bu nedenle de demokrasiyi seven beğenmediği, tasvip etmediği seçimlere göre yaşamaya da katlanmalıdır. Ben kendi adıma bu nedenle de demokrasiyi hiç sevemedim. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 15.06.2013 6:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 468
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster