Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
507
 

Onun 45 dakikası var

Onun 45 dakikası var
 

Orta yaşlarda bir bayan, metroda bekliyor. Oturacak bir kaç yer olmasına rağmen nedense ayakta duruyor. Kımıldamadan öylece dikiliyor. Nihayet metro geldi.20’li yaslarda bir kız, bayana yaklaştı.

—Bu metrodan sonra başka kartlı vasıtaya binecek misiniz?

—Evet, kızım.

—O zaman bunu kullanabilirsiniz.

Bayan aldı kartı ve bindi. Yerine oturdu. Uzunca elindeki karta baktı. Sebebini daha sonra öğreneceğim gözyaşları yanaklarından, elindeki karta damlamaya başladı. Bir süre seyirci kaldım. Kendimce iyilik karsısında duygulandığını düşünüyordum. Gözyaşları artmaya başlayınca dayanamadım.

—Teyzecim bir sorun mu var?

Çok kısık sesli sorduğumu düşünerek, ses tonumu biraz arttırıp tekrar sordum. Başını kaldırdı sadece baktı. Cevap vermedi. Normalde sinirlenip yanından uzaklaşırdım belki. Fakat öyle masum, öylesine içten ağlıyordu ki dayanamadım. Yanındaki yer boşalınca oturdum hemen. Elindeki karta baktım bitmiş. Kullanıldığı saate baktım, daha süresi dolmamış. Nasıl bir soru daha sorabilirdim ki? Sorunu anlamıştım sanırım. Kendisine bitmiş kart verilmesine üzülmüştü. 45 dakika geçerlilik süresi olduğunu bilmediğini düşünerek: Teyze o kartı 45 dakika içinde tekrar kullanabilirsiniz diyebildim.

Bu sefer bakışında sevinç, şaşkınlık ve gene gözyaşı vardı. Mendilini çıkardı cebinden, yanaklarını sildi. Bana teşekkür edercesine sıcacık gülümsedi. Benim okumam yazmam yok diye söze başladı. Tek bildiğim rakamlar. Onu da oğlum öğretti. Yolda kaybolmayım diye: nerden nereye, nasıl gidilir gitmem gereken yerleri ezberletti. Gecen gün gençten bir oğlan bana sonunda sıfır olan bu kâğıttan verdi. Şimdinin çocuklarında hiç saygı yok dedim kendi kendime. Bana çöplük gibi davrandı diye söylenmiştim. Ama aldırmamıştım. Oğlum kartları sonunda sıfır yazana kadar kullanabileceğimi söylemişti. Erkek çocuklarının çoğu benim zamanımda da şımarık olurdu. Demek dedim hâla değişmemişler. Ama kızlar bambaşkadır benim gözümde. Erken yaşta olgunlaşırlar. Belki de kızım olmadığı için onları ayrı görüyorum. Bugün oğlanın yaptığı şımarıklığı gençten bir kız da yapınca çok ağrıma gitti. Çok mu belli oluyor okuma-yazma bilmediğim dedim. Ben okuma yazma bilmiyorum ama oğlum öğretmen. Sizin anneniz babanız biliyor da ne olmuş. Büyüğüne saygı göstermeyen, onları küçümseyen sizleri yetiştirmişler diye ailelerinin günahlarını almıştım. Demek bu kâğıt gene girer öyle mi?

—Evet teyze.

—Cahillik o kadar zor ki.

—Teyze oğlunuzun öğretmen olduğunu söylemiştiniz. Rakamları da öğretmiş size. Okumayı neden öğretmedi?

—Rakamları ezberlemek için çok çalıştım. Benim ilk öğretmenim oğlumdu. Babam beni okula göndermeye korktu. Ablam okula gitmek için evden cıkmış. Bir daha ondan haber alınamamış. Babam bende kaybolurum diye göndermedi. Okul bizim köyden 1 saat uzaktaymış. Şimdi oğlum çalıştırıyor çalıştırmasına da yaşlılık işte kızım. Kafam almıyor. Artık şekil bile ezberleyemiyorum.

Benim inmem gereken yer çoktan geçmişti. Teyze ile sohbete dalmışım.

—Siz nerede ineceksiniz?

—Son durakta kızım.

—Ben müsaadenizi isteyim o zaman. Burada ineyim. İnmem gereken yeri baya geçtim.

—Sana nasıl teşekkür etsem azdır kızım. Hakkını helâl et. Annene babana çok selam söyle.

İndim inmesine de aklım hâla teyzedeydi. Okuma-yazma bilmeyen için dışarı çıkmak meğer ne kadar zormuş. Bunu yaşayan birinden dinleyerek değil, yaşayarak daha iyi anlayabiliriz aslında. Bir gün sokağa çıktığınızda okuyamadığınızı düşünün. Ne kadar zorlanacağınızı göreceksiniz.

Teyzeninse zoruna giden gençlerin onunla dalga geçtiklerini düşünmesi. Kendinde okuma- yazma bilmemenin eksikliğini ne kadar çok hissediyor ki aklına ilk okuma-yazma bilmediği için dalga geçtikleri düşünesi geldi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok güzel bir yazıydı. içim burkularak okudum... bize kaybetmemiz gereken değerlerimizi anlattığınız ve hatırlattığınız için çok teşekkürler.

Deniz Gülser 
 16.03.2007 15:47
Cevap :
Teşekkür ederim beğeniniz ve yazıma vakit ayırdığınız için.Çok mutlu oldum beğeninize.Selametle  16.03.2007 16:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2762
Kayıt tarihi
: 11.06.06
 
 

Bilgisayar Mühendisi arakibul.com site yöneticisi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster