Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
462
 

Onun ahı ...

Onun ahı ...
 

Süper Kupa


Şimdi herkes Galatasaray için atıp tutuyor. Şimdi herkes düşene 1 tekme daha vurmak için sıra bekliyor. Şimdi hiç kimse düşünmüyor. Şimdi tabelacı yazarlar iş başında. Şimdi herkes şuçlu arıyor...

GALATASARAY... 4 yıl üstüste şampiyon, UEFA şampiyonu, Süper kupa şampiyonu, Yenilmez armada... Avrupa Fatihi... Ne olduda oldu 10 yılda bu takım bu hale geldi? Zaman zaman bazı yazarlar dile getirir bu soruyu ama cevabını söyleyen olmaz. Ya da bulamazlar. Soru yanıtsız ortada kalır... Bence yürüyen çarklara, saat gibi işleyen dişlilere çok iyi niyetli ama lüzumsuz bir çomak sokuldu. Galatasaray malesef UEFA kupasının alınmasının pazarlamasını başarıyla yapamadı. Kulüp iyi yönetilemedi yani Efsane başkan Süren kupanın pazarlamasını beceremedi. Sonrasında gelen Rahmetli dünya tatlısı Canaydın da aynı başarısız pazarlama stratejileri ile bu muhteşem zaferi paraya çeviremediler tersine sradan bir başarı gibi gösterip benimsettiler. Hatta bazılarının TESADÜF diye küçük görmesine bile sebebiyet verdiler. Bahsettiğim çomak bu değil ama tamda bu dönemde oldu. Malesef ki Canaydın istemeden belkide gözü boyandı belkide kendi inadı uğruna o çomağı soktu yürüyen dişlilerin arasına... Denenmişi denedi. Bırakıp gideni Bırakıp gideni kendi deyimiyle ''Taraftarın gönlündeki ismi'' geri getirdi. Mütavazi futbolcuları ile şampiyon yapan hatta şampiyonlar liginde çeyrek final oynatan Lucescu yu gönderip Fatih hocayı getirdi.

İşte bitişin, işte düşüşün başladığı nokta tamda bu noktadır. İster O nun ahı tuttu deyin. İster paranın har vurup harman savrulması deyin. İster Fatih hocanın kapris ve narsis tutumu deyin. İster şimdilerde Polat ' ın beceriksizliği ister Rijkaard'ın basiretsizliği vurdum duymazlığı. Ne derseniz deyin mesele şimdiki mesele değil... Mesele taaaa o zamanki mesele... Takım ruhunun bir anda silinmesi, Lucescu, Hakan Şükür, Hasan Şaş, Ergün Penbe, Arif Erdem, Hakan Ünsal gibi sayfaların karalanması bu çöküşün başladığı noktadır... Galatasaray elindeki değeri yerden yere vurup, kaybettikten sonra mezarı başında anma törenleri düzenleyip yıldız takımından 8-10 çocuğa ağlamaklı konuşmalar yapılan bir kulüp haline dönüştürülmüştür. Galatasaray bu değildir. Galatasaray vefasız hiç değildir. Liseli - Alaylı çatışmaları tamda bu dönemde alevlendirilmiştir. Milat yani çarkın bırakın yavaşlatıldığı, tamamen durduğu an Lucescu nun gönderilip Terim'in gelişini hazırlayan vefasızlık tohumlarının atıldığı burnu havada aristokrat saraylı zihniyet ve tutumlardır.

İmparator Fatih Terim ikinci gelişinde gittiği gibi gelmediğinden başarısız olmuştur zaten. O vefalı candan anadolu delikanlısı gitmiş, Aristokrat burnu havada ben bilirim diyen sicilyalı kabadayı gelmiştir. Duruşu, giyinişi, mimikleri bile değişmiştir. Belki eskiyi geri getiremiyeceğiz. Belki de mumla arayacağız. Belki eskiler yine gelecek başa geçecek. Hatta Lucescu bile gelebilir. Ancak o ruh, o takım ruhu olmadıkca ve yönetimdeki burnu havadalık, aristokrat yapı kaybolmadıkça, kongrelerde liseli - alaylı kavgası bitmedikçe o başarıları mumla aramaya devam ederiz. Sorun budur. Çözüm de içindedir.

Şimdi kim gelmelidir... Mesele taraftarın gönlündeki ismi getirmek değil. Mesele gönlündekini çıkarıp ortaya koyan adam gibi adamı bulup getirmektir. Başarı ancak böyle başkan, böyle hoca ve böyle oyuncularla elde edilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Lucesku'nun gönderilmesi ile ilgili eleştirinize aynen katılıyorum. Onun gibi düzgün ve mütevazi bir hoca haksız yere kovuldu ve GS yi terk edip İtalya'da rezil rüsva olan Fatih tekrar takımın başına getirildi. İki sene evvel Skibbeye yapılanlarda az değildi. Gerets de takımı şampiyon yaptı diye gönderildi. Ben şahsen bir GS lı olarak utandım. Bana göre GS ye her şeyden önce düzgün bir başkan lazım, gerisi kendiliğinden olur. Balık her zaman baştan kokar ve GS epey bir zamandır maalesef leş gibi kokuyor. Vallah ne yalan söyleyeyim zaman zaman acaba Adanan Polat FB mi diye düşündüğüm bile oluyor. Bu kadar kötü ve başarısız bir başkan ben görmedim. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 18.10.2010 22:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 634
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Yazar, Eleştirir,Oynar,Çeker, İzler Gazeteci, Yazar, Oyuncu, Fotoğrafçı... Kitap; Rüzgar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster