Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2009
 

Onur- onursuzluk

Onur- onursuzluk
 

Öfkeliyiz hayata,

Öfkeliyiz çevremizdeki insanlara

Öfkeliyiz belki de bilmeden kendimize.

Bu yazıyı blog yazarı bir arkadaşımızın “Metres” başlıklı yazısında ve ona yaptığım yorumuma olan cevabında onursuz ve haysiyetsiz olarak nitelendirdiği kişiler konusundaki düşüncelerini okuyunca yazmak istedim.

Nedir metres?

“ Evli bir insanla evlilik dışı ilişki yaşayan kadınlara verilen isim ”.

Türk toplumunda yaşanıyor mu? Evet yaşanıyor. İsimleri değişik olsa da yaşanıyor.

Şimdi artık metres sözcüğü aşağılayıcı bulunduğundan ikinci eşler genellikle “imam nikahlı eşiyim” diyor.

Birinci eşler kendilerine göre geçerli gerekçelerle bunu kabul ediyor veya etmek zorunda kalıyorlar mı? Evet.

İkinci kadınlar da böyle bir durumu yaşamak için kendi gerekçelerine sahipler mi? Yaşadıklarına göre evet.

Doğru mu? Ya da kime göre doğru kime göre yanlış?

Farklı kişiliklere, farklı yetişme tarzlarına, farklı sosyal kültürel özelliklere sahip insanların farklı gerçekleri vardır. İnsanları yargılamak, onları bir bütün olarak değil parçalar halinde görmek demektir.

Bu ise diğer insanların gerçeklerini anlamaya çalışacağımız yerde dünyada sadece kendi gerçeklerimiz varmış gibi yaşamak demektir ve insanın kendi yalnızlığını anlatır.

Çevremizdeki bizim doğrularımıza uymayan davranışları görünce üzülürüz, eleştiririz, düzeltmeye çalışırız, biz yapmayız ama bu durum, karşımızdaki insanları haysiyetsizlik ve onursuzlukla suçlamak ve yargılamak hakkını bize vermez. Hele dalga geçmek eğitimli bir insanın yapmaması gereken bir şeydir.

Kimse kimsedeki onur sınırını tayin edemez. Çünkü davranışlar için herkesin kendi gerekçesi vardır. Onursuz birini dahi-varsa- onursuz farzetmek insana değer verme açısından bir sakatlığa sonuçta kendi varlığını bilmeyişe dönüşür.

İnsan haysiyeti kavramı, insanın ne durumda, hangi koşullar altında bulunursa bulunsun, salt insan oluşunun kazandırdığı değerin, tanınmasını ve sayılmasını anlatır. Bu öyle bir davranış çizgisidir ki, ondan aşağı düşünce, yapılan işlem ona muhatab olanı, insan olmaktan çıkarır.*

Bu nedenle insanların haysiyetsiz olduğunu söylemek onların insan olmadığını söylemek anlamına gelir ki, bu da çok ağır bir ifadedir.

Doğrular ve yanlışlar insan içindir. Bazı doğru ve yanlışlar ise zamana, topluma ve kişiye göre değişir. Bunu görmek ve başka birisinin fenomen dünyasını iyi , kötü, onurlu onursuz, doğru yanlış diye yargılamamak gereklidir diye düşünüyorum nacizane.

Yunus Emre'nin dediği gibi "Yaradılanı severim , Yaratandan ötürü"

* http://www.ihd.org.tr/makale/onur/onur2.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sonuçta yine bir kadın, "zarar" görüyor sanki. Bir söz yazmak istiyorum, yazanını anımsayamasam da; "Kadınlar kadınları sevin, milyonlarca erkek yanılmış olamaz" Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 09.03.2008 17:47
Cevap :
Teşekkür ediyorum Mavilim.Yaşamın içinde her şey var. Zarar görebiliriz, zarar verebiliriz.Seyirci kalabiliriz.Bilerek ya da bilmeden.Yaşamdaki konumumuzu ise öğrendiklerimizin kalitesi, aklımız ve algılayabildiklerimiz belirleyecek.Sevgilerimle ve de illaki maviyle :))  09.03.2008 20:08
 

Şehrazat dizisinde karekterler müthiş oturmuş. En kötü oynayan Şehrazat bence. Önce izlememiştim, sonra izledim, sonra bıraktım. Orda ençok, karakter rollerindeki insanları izledim. örneğin, kaynana müthiş oynuyor. Hele gelin; bu kadar mı güzel ifade edilir "gelin" lik. Müthiş! Geçimsiz gelinle geçinemeyen evin oğlunun birlikte olduğu kadına nasıl bir rol biçeceklerini çok merak etmiştim. Çok güzel olmuş. Burda yaşanan karı-koca ilişkisi işin sadece bir yönü. Umarım tam tersi bir durumda da aynı esnekliği "oynayabilirler". Kocası huysuz bir kadın evi terkedip bir erkekle yaşayabilir mi? Yaşayamaz. Yaşamamalı da bence. Bazı şeyler bire bir olmaz. Biz kadınlar farklıyız erkeklerden. Bu yüzden gerekirse ayrılırız ama bir çok kadın bunu yapamıyor maalesef... Sevgiler yüreği güzel kadınlarla olsun; maviyle...

derinmavi.. 
 23.06.2007 23:04
Cevap :
Bu yazı insanları acımasızca yargılayan bir arkadaşımıza yanıttı.Bazen düşüncelerimizin ifadesi, yanlış olduğunu düşündüğümüz eylemden daha kötü bir etki bırakabilir okuyanda.Bu nedenle kızgın ve öfkeli bile olsak eğer bir insanı sıfatlandırıyorsak uslubumuza dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum.Şehrazatı izliyorum. Ben o sersem sepelek biraz saf Ali Kemal'in sevdiği ve sevildiğini hissettikten sonraki değişimlerini,o kendine güvenli halini ilgiyle izliyorum. Ve her seferinde "sevgi sen nelere kadirsin" diyorum.Haklısın oyuncular cuk oturmuş.Pembeyle:))  24.06.2007 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2781
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster