Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2560
 

Onur Öymen hayırlı bir iş yaptı!

Onur Öymen hayırlı bir iş yaptı!
 

Rahmetli annem anlatırdı. Henüz daha çocukken köylerinin üzerinden uçaklar geçermiş. Dedem başını gökyüzüne çevirip geçen uçaklara bakıp, ak sakalını sıvazlayarak bir duvarın dibine gider için için ağlarmış.

Sorarlarmış dedeme neden ağladığını, dedem söylermiş “Dersim için ağlıyorum” dermiş.

Annem ne zaman Dersim’i anlatsa dedemin o hüzünlü halini dile getirir ve Dersim için ille de gözyaşı dökerdi. Dedemi hiç tanımadım ama tanıyanlar bilge bir kişilik olduğunu söylerdi dedemin. Annem de öyle derdi. “Bilgeydi bilge” derdi.

Dersim katliamı sonrasında dedemi ve en büyük dayımı tutuklamışlar, Dersimlilere yardım ettikleri gerekçesi ile ve aylarca işkence görmüşler.

Dersim katliamının yapıldığı dönemle ilgili annem o kadar çok şey anlatmıştı ki ve her anlatışının ardından gözyaşlarını tutamadığına şahit olmuştum.

Onur Öymen hayırlı bir iş yaptı ve Dersim üzerine etmiş olduğu iki kelam lafla CHP’nin gerçek kimliğini gözler önüne serdi ve unutulmaya yüz tutmuş olan Dersim katliamını yeniden bizlere hatırlattı.

Aferin ona.

Onur Öymen sayesinde Dersim katliamının bütün pislikleri bir bir ortaya dökülecek ve halkımız 1938 yılında yaşanan bu insanlık trajedisi ile ister istemez yüzleşecek. Dersim dağlarının nasıl bombalarla dövüldüğünü, Munzur ırmağının nasıl kızıla boyandığını, küçücük çocukların taşlarla, kayalarla kafalarının nasıl ezildiğini, hamile kadınların süngülendiğini, mağralara doldurulan Dersimlilerin içeriye salınan zehirli gazlarla nasıl yok edildiklerini ve sonrasında cesetlerinin yakıldığını halkımız bir bir öğrenecek ve daha da önemlisi bir ülke kendi tarihi ile yüzleşecek.

Onur Öymen’in hayırlı bir işe vesile olduğu aşikâr. Onun sayesinde sadece Dersim katliamının iç yüzünü öğrenmekle kalmayacak halkımız, CHP’nin de içi yüzünü iyiden iyiye öğrenecek. Her seçimde Alevilerin blok olarak oylarını cebine koyan CHP bundan sonra Alevilerden kaç adet oy alır acaba merak ediyorum. Bundan sonra kendisini Alevilere nasıl anlatır merak ediyorum. En önemlisi de kendisini düşürtmüş olduğu o iğreti durumdan nasıl kurtarır CHP.

Hani CHP solcuydu? Hani CHP Sosyal Demokrattı? Hani CHP özgürlükçüydü?

CHP’nin bir devlet partisi olduğunu ve İttihat ve Terakki’nin devamı olduğunu, asla solla uzaktan ve yakından bir ilişkisi olmadığını defalarca dile getirmeye çalıştık ama CHP’ye gönül bağı ile bağlı olan kimi değerli arkadaşlarımıza bu durumu anlatamadık. Anlamadılar bizi ve bize olmadık kulplar taktılar.

Sonuç mu?

Ortada.

CHP’yi başarılı buluyorum!

Attığı her adımda bütün toplum kesimlerinin kendisinden nefret etmesine neden olma becerisini gösterebilmekte marifet hani.

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Alevi mitingine iştirak eden bir CHP üyesi vardı. Mustafa Özyürek. Hatırladınız mı? Kendisi Alevilerin taleplerini mecliste dile getirdiklerini ama hükümetin taleplere ilgisiz kaldığını söylüyordu. Ne gam ne gam!

Mail kutum dolmuş taşmış durumda. Alevi örgütlerinden akın akın mail düşüyor kutuma ve her atılan mail adeta Onur Öymen ve Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere CHP’ye feci düzeyde tepkilerle dolu. Alevi örgütleri adeta CHP’ye nefret kusuyor.

Niye diye soracak olursanız söyleyeyim.

Gelen mailler ölçeğinde ve alevi kamuoyunda oluşan tepkiler çerçevesinde baktığımızda CHP’nin bundan sonra kolay kolay Alevilerden bir adet dahi oy alamayacağı ortada. Kürtlerden oy alamıyordu CHP, şimdi Alevilerde “bize eyvallah” diyor. Milliyetçilerin partisi belli, MHP. AKP’nin oy tabanı da belli.

CHP için önümüzdeki süreç pek tabiki hayra alamet değil. Sürekli gerçek politikalarını gizleyip samimi ve iyi niyetli aydın, demokrat düşüncedeki bir kesimden oy alan CHP, sürekli açığa çıkan o devlet partisi kimliğini gözler önüne serdikçe bir avuç elitist Beyaz Türk’ün oy verdiği marjinal bir parti olarak tarihteki yerini alacaktır.

-“Bundan sonra ne olur?”

-“Uçaklar Dersim’i bombalıyor, taş taş üzerinde bırakmıyor, çoluk çocuk demeden öldürüyorlar Dersimlileri”.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılı ve görsel medyada bu konular o kadar gereğinde fazla tartışılıyor, o kadar halkı bölecek biçimde ele alınıyor ki, insana hem bıkkınlık geliyor, hem de bu işin arkasında yine İngiliz ve Amerikan parmağı var, dedirtiyor! İkisi de kötü bizim için. Çünkü Türkiye bu tartışmalarla hem kutuplaşıyor, hem de kaygan bir zemine sürükleniyor. Ve her tartışmaya katılmak, onu çekip uzatmakla bu ateşe bir odun attığının farkında olmuyor kimseler. Yine, kimsecikler kalkıp şunu sormuyor kendi kendilerine: Bu tartışmaların sonu nereye varacek ve 1980 darbesini hazırlayan ortam oluşunca bizim hâlimiz n'olacak?! O günlerden ders almış biri olarak, yangına benzin taşıyan hiçbir yazı yazmadım, tartışmaya girmedim! Herkesi şuna ikna etmeye çalıştım: Hiçbir şey medyada konuşulduğu gibi değil. Kapalı kapılar ardında, sunulan senaryodan daha farklı biri oynanıyor. Oyun bittiğinde, sahnede bölünmüş, harabeye dönmüş bir Türkiye ve yetim bebekler kalacak. Herkesi bu bilince davet etmek lazım. Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 16.11.2009 21:48
Cevap :
Mehmet Bey serzenişlerinizde haklılık payı var ama farklı bir noktadan olaylara bakıyoruz. Maalesef ülkemizde askeri otorite ve onun siyasal uzantılarındaki topluma ve ülkeye bakış açısı değişmez ve halen o vesayetçi ve statükocu bakış açısı devam ederse, ülkenin sonu aynen sizin dediğiniz gibi bir noktaya doğru gider. Bölünürüz, parçalanırız. Oysa bizlere düşen görev daha fazla demokrasi talebinde bulunmaktır. Çünkü demokrasi insanların yaşamını en sağlıklı düzeyde güvence altına alacak olan yegâne tercihtir. Ülkemizde halen kendisini iktidarın asli sahibi gören kurumlar var. Asker bu kurumların başında geliyor ve ülke yönetiminden çekilmeye hiç de niyetli değil. Askerin bu tavrı devam ettiği sürece ülkenin geleceğine dair endişelerimizin olması hiç de tuhaf değil. Ülkemizin yakın tarihinin sorgulanmasıd önemli birgelişmedir. Bu güne kadar resmi ideoloji ile zihinleri doldurulmuş olan insanların olduğu bir toplumda ne kadar sağlıklı bir toplumsal yapı oluşabilirki. Selamlarımla  17.11.2009 8:58
 

Tarihle yüzleşmek... Bu kelimeleri duyunca nedense içim burkuluyor. Aslında bu güzel bir şey biliyorum. Ama bunun için önce birtakım yanlışlar yapmış olmamız ve onları bugüne kadar bir biçimde gizlemiş, hatta tamamen tersine çevirip anlatmış olmamız lazım. İşte beni üzen tarafı burası. Umarım Türkiye gerçekten her alanda samimi bir açılım sürecine girer ve insanımız da, toplumumuz da artık neyse o şekilde kendisini ortaya koyar. Lafa gelince Yunuslar'dan, Mevlanalar'dan, Hacı Bektaşlar'dan dem vuran ve "Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün" diyen bir kültürü benimsediğini savunan bir toplumun düştüğü şu hale bakın. Aslında kabul etmek gerekir ki, biz savunduğumuz kültürün insanı olabilsek, zaten bugünkü olduğumuz yerde olmazdık. Ben bu gelişmelerle, CHP'nin ipliğinin pazara çıkmasından öteye, bundan sonra daha duyarlı, daha realist, daha insancıl, daha akıllı ve daha mantıklı bir toplum olmamızın sağlanacağı ümidiyle bir sevinç duyuyorum. Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 15.11.2009 16:48
Cevap :
Ahmet Bey ben bu son gelişmelerden dolayı son derece memnunum. Bir ülkenin tarihi yalanlar üzerine inşa edilemez. Bu yola sapmış bir ülkenin zaten geleceğide olamaz. Nitekim Cumhuriyet tarihinin yaratmış olduğu o resmi tarih yazımı ülkemiz insanın beynini işgal altında tutuyordu, şimdi ise bu işgal sorgulanır bir hal alıyor. Tarihi gerçekleri gizlemeye çalışanlarda aynen Onur Öymen gibi her dem tarihle ilgili potlar kırmaya devam edecektir. CHP’nin ipliğinin pazara çıkması anormal değil. Çünkü CHP o hiç de itibar etmediğimiz resmi tarihin yılmaz savunucusu pozlarında bir partidir ve en büyük oy deposu olan Alevi seçmenini Onur Öymen sayesinde kaybetmiştir. Alevilerin CHP aşkı ise “celladına duyduğu aşk” olmuştur. Sevgi ve Selamlarımla  17.11.2009 9:06
 

Merhabalar.Bir kizilderili reisinin sozleri aklima geldi. " Bizleri yokedecekler beyaz adamalar, ama hayaletlerimizle bas edemiyecekler. Cunku her kose basinda karsilarina cikacak ve onlari surekli takip edecegiz". Amerikalilar bu hayaletlerle yasadi.Taki okul kitaplarina ve toplum bilincine kizilderilileri nasil yok ettiklerini kucuk cocuklara analtincaya kadar. Taki bu tarihi hatayi kabul edip yeni nesillere suc kavramini ogretinceye kadar.Taki ozgur ve onurlu olmanin digerinin hakkini tanimak oldugunu ogreninceye kadar.Para babalari ABD lilerin bile halki bunu ogrenebildi.Turkiyeyi bu duruma getiren tek neden korkudur.Halbuki gecmis bir firsattir.Gecmisin hatalarini yazmak cizmek, gelecek icin umuttur.Ama bu sadece Dersimde yapilan vahsetle sinirli degildir.Nedir bu korku ? Nedir bu hirs ve kin ? Insandan daha ustun bir deger varmi ? Tum tarih yeni bastan yazilmadikca cozum yok gibi.Hoscakalin.

David Auget 
 15.11.2009 8:47
Cevap :
Değerli bir yorum ile yazıma önemli bir katkı sunmuşsun sevgili David. “Gecmisin hatalarini yazmak cizmek, gelecek icin umuttur.” Cümleniz ders niteliği taşıyan bir cümledir. Maalesef bizler yani bu topraklarda yaşayan insanlar tarihin tahrifatı ile büyüdük. Resmi ideoloji eksenli söylemlerle beyinler tahakküm altında tutuldu ve şimdi o beyinler bir şekilde o tahakkümü kırıyor. Tarihini sorguluyor. Bu sorgulama geleceğe dair umutlarımızı arttırıyor ve demokrasi adına önemli yollar kat ediliyor. Ben öyle sanıyorumki resmi tarih yazımı bundan sonra üstü örtülmeyecek bir biçimde açılmıştır. Tartışılmayan, unutturulmaya çalışılan onca tarihsel gerçek bir bir ortaya dökülecek ve insanlar bu bilgilerin sağlayacağı doğrular üzerinden çağdaş demokrasinin tohumlarını atacaklar. Sevgi ve Selamlarımla  17.11.2009 9:13
 

Onur Öymen'in konuşması talihsiz bir konuşmaydı... Biraz da yanlış anlaşıldığını düşünüyorum... Meclisteki konuşmasını defalarca okudum... Onur Öymen, ülkemizin önemli hariciyecilerindendir. Ülkemizi yurt dışında en iyi şekilde temsil etmiştir. Yurt dışında- Almanya'da- görevli olarak bulunduğum dönemler de Onur Öymen, amirim durumundaydı. Ülkemizin çıkarlarını, yurt dışındaki vatandaşlarımızın haklarını en iyi şekilde korumaya çalışan, Almanlar'ın bile taktir ettiği bir büyükelçiydi... Onur Öymen'in düşünsel bazda öyle bir yaklaşımının olduğunu düşünmüyorum. İyi niyetle benzetme yaparken, yanlış anlaşılmaya meydan vermiştir. Onur Öymen'in bu yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilediğini, internet sayfalarından okudum. Ona da bu yakışır. Tüm bunların ışığında bir partiyi suçlamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Sivas katliamının suçlularının avukatlığını yapanların hangi partilerde yuvalandıklarını, hangi partilerde siyaset yaptıklarını unutmuş değiliz... Esenlikler dileğimle...

Erdoğan Şahin 
 14.11.2009 15:07
Cevap :
Sayın Hocam Onur Öymen ile olan hukukunuzdan dolayı kendisi hakkındaki görüşlerinizin olumlu olduğunu görüyorum. Nitekim oturaklı duruş ve tavırları ile kendisine yönelik bir eleştirimizde yoktur. Lakin mesele bir partinin resmi söylemini temsil etmesidir. Onur Öymen’i yanlış anlamadığımı düşünüyorum ve CHP’nin bizlerin önüne sunmuş olduğu seçeneğin Kürtleri tecrit ederek aynen Dersim Katliamı gibi bir katliamı önümüze sunması bence utanılacak bir durumdur. Oysa kendisinin sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir partinin demokratik çözüm önerilerine daha açık olması gerekirdi. Ülkenin vesayetçi ve statükocu yapıdan kurtulmasına ön ayak olması gerekirdi. Aksine CHP ve temsilcilerinin çözüm önerileri her şeyi rafa kaldırmak üzerine kuruludur ve mevcut düzenin aynen devam etmesi yönündedir. Sivas katliamı ise halen bir muammadır ve ben her zaman şunu düşündüm bu katliamla ilgili. Neden Sivas katliamına asker müdahale etmedi? Olur olmaz her konunun ortasına atlayan asker neden sustu Sivasta?  17.11.2009 9:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster