Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

güne_bakan(Nazenin yavrusu)

http://blog.milliyet.com.tr/gunebakanlar

12 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
803
 

Orda biri var mı?

Orda biri var mı?
 

Orda biri var mı? Sesimi kimse duymuyor mu? Elma dersem de çık armut dersem de çık.. Duy beni ve söyle..

Bir insan kendini nasıl taşıyamaz olur? Duyguları düşünceleri nasıl bir savaş verir ki bir insan o savaşı kaybeder.. Bir insan hangi koşullarda kendi kendine ağır gelir de, yaşamla ölüm arasındaki o incecik sırat köprüsünde kendini taşıyamadığından ayağı kayar, düşer durur..

Nedir sizin sorunlarınızın sebebi? Aşk mı, açlık mı, toplumsal baskılar, kurallar mı, büyük şehrin küçük insanları yutması mı? Nedir şu çocuğun ağlama nedeni? Bu kadın niye kanlar içinde? Yan komşunuzdan haberiniz var mı, hasta mı, aç mı, açıkta mı? Bu minik kedi niye bağırıp duruyor topal bacağını sürükleyerek, niye insanlar yanından umarsızca geçiyor, duymuyor sesini? Niye herkes yüksek sesle konuştuğu halde derdini anlatamıyor karşısındakine? Niye bu şehir üstüme üstüme geliyor?

Herkes bu şehri almaya gelirken , şehir nasıl onları birer minik köleye çeviriveriyor?

Farkında mısınız bilmem ama insanların yaşamak için sebeb bulmaları günden güne azalırken ölmek için sebebleri çığ gibi büyüyor.. Çevremizde birbirimize karşı duyarsızlıklarımız, hayvanlara duyarsızlıklarımız, doğaya duyarsızlığımız had safhada..

"İnsan insanın kurdudur" demiş yıllar önce Hobbes, adam o günden görmüş insanın nankörlüğünü. Bizler birbirimizin kurduyuz doğru fakat kendi kendimizin de kurduyuz aynı zamanda, içten içe kemirip tüketiyoruz benliğimizi.. Herşey benim olsun istiyoruz, bu ev benim bu araba benim bu tarla benim bu köy benim, kasaba benim, şehir benim herşey benim olmalı derken gün geliyor anlıyoruz ki 2 metrelik bir kumaştan başka hiçbirşeyimiz olamaz..İş işten geçmiş oluyor..Biz o arada herşeyi büyük bir oburlukla yiyip tüketmiş oluyoruz.. Kendimiz de dahil..
Oysa bilebilseydik o beyin yiyen karıncalardan kurtulabilmeyi ya da kurtlardan ruhumuzu arındırabilmeyi, görecektik mutlulukta içimizde.. Hayatın güzelliğinin herşeyimizi paylaştıkça dahada artacağını, sevgiyle sunulan bir bardak suyun tadının doyumsuzluğunu, bir çocuğun gözyaşlarını silmenin ne büyük bir mutluluk kaynağı olduğunun ayrımına varabilseydik ne olurdu?

Tüm ormanları katlederek heryeri plazalara, rezidanslara boğarak çocuklarımıza torunlarımıza oksijenden yoksun nasıl bir gelecek bırakmayı hedefliyoruz?
Taşın yeşerdiği nerde görülmüş? Yeşilin bittiği yerde hayat sürer mi? Biz torunumuzun torununu göremeyeceğiz diye o insanın bu dünyadaki yaşama hakkına nasıl bukadar büyük duyarsızlıkla tecavüz edebiliyoruz?

Hiç düşündünüz mü tüm insanlar yüreklerindeki çığlıkları duyabilseydi bu dünya ne menem bir yer olurdu?Yaşayabilir miydiniz, hergün kulaklarınızda açım diye ağlayan çocuk sesleri ile..Yada terkedilen çocukların anne çığlıklarını duymamak için kulaklarınıza nasıl tıkaçlar arardınız?

Ne olur duyun, ne olur bakın, ne olur görün ve elinizi uzatın sevgiyle.. Şu minik köpek çok susamış sadece ve bu fidanın dalını hangi yaramaz kırmış , nasıl onarsak bu komşunun akan kırık dökük çatısını, bu güzel gözlü çocuğun güzel gözlerindeki yaşları öperek silin hadi.. Bu anne evdeki aç yavrularına yemek nasıl götüremez, bizim evlerimizde, lokantalarımızda, otellerimizde hergün tonlarca yemekler çöpe atılırken?

Lütfen düşünün.. Hayır, hayır, düşünmeyin daha fazla, hemen harekete geçin. Kaldırın nazik yumuşak yerlerinizi.. Kendinize yalanlar uydurmaktan vazgeçin kimse inanmıyor size, kendiniz bile..

Şehri satın almaktan vazgeçin, yok bunun başı, sonu, mümkünatı, siz kendinizi verin şehrinize, çevrenize insanlarınıza.. Komşunuza gülümseyerek halini hatırını sorun. Merak ediyorum yanıbaşınızda uyuyan insanı duyabiliyor musunuz? Öncelik haklarını kullandırın sevdiklerinize..

Hadi gidin, gönül kulaklarınızı yıkatın ve duyun çığlıkları.. Ben dayanamıyorum bu seslere daha fazla..

ORDA BİRİ VAR MIIIIIII???????

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kızım 11 yaşında ve asi davranıyor dayak yok ama genelde sözle asiligini kırmaya çalışıyorum,konuşmamla kızım devamlı aglayarak cevap verme geregı duyuyor normal konuşma olsa bile.birde 3 yaşında oglum var oda herşeyibagırarak ve aglayarak halletmeye çalışıyor.yardımlarınızı bekliyorum.ilginiz için teşekkurler

akay aynacy 
 07.07.2008 10:24
Cevap :
ben pedagoji eğitimi almadım psikolog değilim fakat 2 kardeşim var yaş farkımız hayli fazla, size deneyimlerime göre cevap verebiliyorum ama önce belirtmeliyimki kişinin tüm sorunlarına en büyük hekim yine kendisidir. Benim naçizane görüşümce oğlunuzada kızınızada sabır ve sevgiyle yaklaşmanız.Oğlunuzla büyük insan gibi konuşun sevgi ile öpüp koklayarak iletişim kurun.Daha bebek o.. Kızınız ise sizinde yaşamış olduğunuzca ergenlik çağına gelmiş, hormonlarının etkisi çok büyük bu yaşlarda sinir sistemi üstünde..Bu nedenle ona dahada sabırlı olmanız gerektiriyor.Çocuk yetiştirmek gerçekten çok meşakkatli ve sabır isteyen bir görev.ama Görevlerin en kutsalı, en yürekten geleni :) Ne mutlu ki çocuklarınız var..  07.07.2008 11:52
 

duyarlı insanlar duyarsız insanlardan korkup kaçmışlar.onların yerine yeni nesilin yetişmesi lazım.bu arada resimdeki çok tatlı:)))))

hafifavcı 
 29.04.2007 15:31
 

Duyarlı insanlar yoklar kaçmışlar galiba.. :( bu arada "pamukşekeréinizi yerim ben sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 20.04.2007 16:14
Cevap :
Haklısınız demiş olmaktan yüreğim acıyor :( Yine de sesler çoğalır umudum, geleceğimiz adına,umudumuzun var olabilmesi adına..Çocuklarımızın geleceğini sağlıklı kurabilme huzuru adına.. Ah o pamuk şekerime benim ömrüm feda :) ben size hemen pamuk şekeri alırım, pembiş olanından hemde , benim böcüğümü yemeyin aman :)  20.04.2007 23:32
 

olmaz mı?yaşadığımız sıkıntıları ve geleceğe taşıdığımız zorlukları çok güzel bir dille anlatmışsınız,anlayana!!!Yüreğinize ve kaleminize nazar değmesin.

analizatöz 
 13.04.2007 0:40
Cevap :
Varlığınızla umut verdiniz,teşekkürler :) var olanlardan olduğunuz için  13.04.2007 10:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 991
Kayıt tarihi
: 05.10.06
 
 

Ata toprağı Karadeniz'den, terbiye ve eğitimi Trakya'dan, günebakan ve İstanbul sevdalısı eski bir m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster