Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
377
 

Ordu ve cemaat kültürü

Ordu ve cemaat kültürü
 

Nevzat Tarhan, ordu için "cemaat kültürü" var, diyor!


Emekli Tabip Albay, Nevzat Tarhan, 23 Şubat Çarşamba akşamı, Cine5’te katıldığı tartışmanın bir yerinde TSK’ndeki zihniyetten “cemaat kültürü” diye bahsetti.  

Buradan anlaşılan ne?  

1. Silahlı Kuvvetlerde “cemaat kültürü” hâkim…  

2. Sayın Tarhan, TSK’ndeki bu cemaat kültüründen şikâyetçi… Eleştirdiğine göre bu kültür kötü bir şey!  

Tarhan doğru ve samimi mi konuşuyor? Bakalım:  

Birincisi; TSK’ndeki kurum kültürü “cemaat” kavramına uymuyor. Misâl, cemaatte davranışlar tek tiptir. Aynı gazete okunur, çocuklar aynı okul ve dershanelere gönderilir… Seçimlerde bütün cemaat aynı partiyi destekler. Silahlı Kuvvetler içinde bunların hiçbirisi söz konusu değildir.  

İkincisi; farz edelim ki, E. Alb. Tarhan haklı ve ordudaki cemaat kültüründen de şikâyetçi…  

Velâkin 15 senedir televizyonlarda izlediğimiz Prof. Tarhan’dan; ülkedeki cemaat kültüründen şikâyetçi olduğuna, cemaatlerden rahatsızlık duyduğuna dair tek laf duymadık. Tam tersini gördük… Kendileri en fazla cemaatin televizyonlarında ve gazetelerinde arz-ı endam eyledi.  

Şimdi, merak içindeyiz; Tarhan’a göre, “cemaat kültürü” iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi?  

Tarhan’ın son kararı nedir?  

x x x  

ALBAYIMIN “CEMAAT KÜLTÜRÜ” SAFAHATI  

Bugünün emekli albayı Tarhan, TSK üniformasını 1966’da Kuleli’ye adım atarak giymiş. Kendi tabiriyle, “cemaat kültürü” ortamında Albaylığa kadar yükselmiş. Yıl 1996 olmuş…  

Yani tam 30 sene sırtında üniformayla gezmiş. 

Bendeniz bu “cemaat kültürü”nde 26 sene üniforma giymişim ve Binbaşı rütbesiyle emekli olmuşum. Bu hesaba göre; E. Alb. Tarhan “cemaat kültürü”ne benden fazla uyum sağlamış.  

Neden şikâyet ediyor anlayamadım!  

x x x  

CEMAAT DEĞİL EVLAT KÜLTÜRÜ 

Benim gördüğüm; orduda cemaat değil de “evlat” kültürü var. Üst yönetim otoriter bir baba gibi, bütün astlarını evlatları olarak görüyor.  

Bu baba evlatları arasında ayırım yapmaz mı?  

Yapar!  

Nasıl?  

Bir kere bazı evlatlarınıza resmen “özel” derseniz; geriye kalanları doğal olarak “genel” ve “sıradan” görüyorsunuz demektir.  

Bazı evlatlarınızı “TSK’nin gözbebeği” diye tanımlarsanız, aynı kurumda ayak, bacak, tırnak olduğunu da kabul etmiş olursunuz.  

Üstelik ne yazık ki bu otoriter baba bazı evlatlarını “öz”, bazı evlatlarını da “üvey” olarak görme sakatlığından kurtulamıyor. Öyle olunca, “Öz” evlatlarını tayinlerde, terfilerde, görevlendirmelerde “göz bebeği” gibi kayırmaktan nasıl kaçınacaksın?  

Hatta bu “kayırma kültürü” emeklilik hayatını bile etkilemez mi?  

Misâl;  

OYAK, ASELSAN ve HAVELSAN gibi askerî yatırımlarda…  

TSK’ni Güçlendirme, Mehmetçik gibi vakıflarda…  

THK, Gaziler Derneği gibi kurumlarda yönetimlere daima emekli “öz” evlatlar getiriliyor, olabilir mi?  

x x x  

BU NASIL MAZERET? 

Başbakan’ın Mübarek’e yaptığı ikazın benzerini Kaddafi’ye yapamamasının sebebi olarak Libya’daki 25 bin vatandaşımızın güvenliği gerekçe gösteriliyor.  

Eğer Kaddafi’yi kızdırırsak, o “deli” adam, oradaki Türk vatandaşlarına zarar verebilirmiş... Bir çılgınlık yapabilirmiş!  

İyi ama o adamın elinden alâyı vâlâ ile “Kaddafi İnsan Hakları Ödülü” alınırken hiç “deli” falan demediniz. Alanı da vereni de alkışladınız.  

Öte yandan, Libya’nın en az yarısı muhaliflerin elinde değil mi?  

Peki, Kaddafi’yi kızdırmayalım derken ya muhalif aşiretleri kızdırırsak… Onlar vatandaşlarımıza bir zarar verirse… Bunu neden hesaba hiç katmıyorsunuz?  

Yoksa onlar iyi, akıllı uslu çocuklar mıdır?  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çözüm; yatırım için gerekli kaynağı borç alırsınız, ya da bir yerden bulusunuz. Batı bu kaynağı bize vererek kendisine rakip yapmayacağına göre, geride seçeneklerimiz nelerdir? (Elbette kulağa hoş gelen klasik söylemler dışında!) Bizler, elbette gelişmenin vazgeçilmez şartı olan eleştirmenin, muhalefetin yanında çözüm de üretebilmeliyiz. Çünkü çözüm üretmeye odaklanan, ülke, dünya, siyaset gerçeklerini daha iyi görebilmekte, gerçekçi olabilmektedir. Sonuçta biz aynada kendimizle kavga ederken, eski vilayetimiz, yeni komşumuz Yunanistan AB'ye, Diğer bir komşumuz İran'da aya gitmektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 03.03.2011 11:44
 

Özetle, dönemini kapatan köşesine çekilmektedir. Bölgemiz, tarım , (enerji) hammadde ve stratejik önemi bakımından dünyanın en bereketli-değerli bölgelerindendir. Diğer ifadesi ile bölgede zayıf-yalnız olanın (sömürge olmadan) yaşama şansı nerede ise yoktur. Ve gelişmiş batı halen ürettiği yüksek teknoloji nedeniyle, dışındakileri sömürerek, büyük devletliğini sürdürmektedir. Birincisi; bölge devletlerinin, zincirlenerek etinden, sütünden zorla istifade edilen olduğunun farkına varmaları; ikincisi, bir akvaryumda yaşayan balık misali durumunuzun farkında olmadan yüzmekte olmasıdır. Türkiye’nin geçmişten gelen tarım, üretim ve yönetim bilgisi vardır. Ancak, rekabetçileri ile arasındaki gelişmişlik, üretim açığının kapatması için çok ciddi boyutta yatırım yapmak durumundadır. Sorunumuzun ana kaynağı buradadır. Devlet gelir-gider dengesini zor sağlamakta ve yatırım için kaynak bulamamaktadır.

Canmehmet 
 03.03.2011 11:33
 

Değerli İsmail Hakkı Bey, İnsanın gelişmesindeki köşe taşlarını bilirsiniz. Bunlar; Avcılık, Tarım, (keşifler+sermaye birikimi ile) Sanayii devrimi ve enerji aşamalarından sonra, 21'inci asırda bilgi çağına ulaşmıştır. Güç ve Medeniyetlerin gelişimi de, kimsenin tekelinde olmamıştır. Antik Yunan, Roma, Endülüs İslam, Osmanlı, İngiliz, ABD, şimdi de uzakdoğu arasında dolaşmaktadır. El değiştirmesinin ana nedeni; refaha kavuşan tembelleşmekte, ihtiyaç içerisinde olanlar can havliyle ileriye doğru atılmaktadır. Ve insanı yönlendiren ana değerlerin, onun inancı ve çıkarlarının olduğu bilinir. Doğu uygarlığı insanı öne çıkarırken, batı uygarlığının maddeyi yukarıda tuttuğu bilinmektedir. İşin insan anlayışını analiz eden felsefeye girmeden konuya gelirsek: Osmanlı 17'inci asıra kadar tarım, üretim ve şehirleşmede ileri devlettir. Batı Avrupa kalkınır ve Osmanlıyı sömürgeşleştirir. Cihan İmpatarorluğu artık askerinin maaşını ödemek için Galata bankerlerinin önünde takla atmaktadır.

Canmehmet 
 03.03.2011 11:32
 

Kaddafi böyle bir ödül vermiş. Sıkıysa kabul etme. Aynı tahliyeyi Kaddafi yapardı inan. Hak da talep edemezdin. Bulurdu bir yolunu. Şartnameye uyulmadı derdi. Bizim Bingaziye giden gemilerin isimlerine dikkat ettiniz mi? Osmangazi-1 ve Orhangazi-1! Bu ne demek? Dikkat edin bunlar muhalif Bingaziye gönderildi. Oradaki muhalifler Türkleri (osmanlıyı) çok seviyor. Ve inan o gemiler Trablusa gitseydi kıyıya sokulamazdı bile! Ankara ve Samsun gemisi oraya gitti. Ben Libyaya giderken beraberimizdeki Osman isimli birini içeri sokmadılar Trablus havaalanından.

Ahmet Balcı 
 28.02.2011 20:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1412
Toplam yorum
: 5027
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1221
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster