Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '06

 
Kategori
Organik Ürünler
Okunma Sayısı
6983
 

Organik ürün alamıyorsak ölelim mi?

Organik ürün alamıyorsak ölelim mi?
 

Sağlıklı yaşamak isteyenlerin tercihi organik gıdalardan yana oluyor. Ürünlerin ilgi görmesi ve fiyatlarının pahalı olması satış hilelerinin ortaya çıkmasına da sebep oluyor. Bu yüzden organik ürün satışı yapan yerlerin sertifikası olup olmadığına dikkat edilmeli.

Gerçek anlamda organik, ekolojik ya da biyolojik ürünler tamamen doğal yollarla üretimi temsil ediyor. Bir ürüne organik denmesi için ürünlerin yetiştirildiği tarlada asgari üç-dört yıl, zirai ilaç veya kimyasalın kullanılmamış olması gerekiyor. Ayrıca içinde katkı maddesi vb. olan ürünlere ise konvansiyonel ürün deniyormuş.

Ülkemiz, organik ürünlerin üretimi açısından Avrupa ülkelerine göre daha avantajlı durumda. Bizler de bu ürünlere ulaşma ve tüketme konusunda çok şanslıyız. Çünkü Avrupa’da yetiştirilmeyen üzüm, incir, kayısı, fındık, nohut, çamfıstığı gibi ürünler ülkemizde bol miktarda üretiliyor. Şu an için ağırlık Ege Bölgesi’nde olsa da her geçen gün tarım alanlarında organik üretim yöntemine geçiş artıyor. Özellikle çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir, zerdali, elma, erik, şeftali, kiraz, armut, vişne, kuşüzümü, fındık, ceviz, antepfıstığı, çamfıstığı, badem, nohut, fasulye mercimek, defneyaprağı, kekik, adaçayı, ıhlamur, bal, gül yaprağı, gülsuyu, gülyağı, zeytin, zeytinyağı, pekmez ve pamuk Türkiye’de üretilen ve yurtdışına ihraç edilen ürünler arasında.

Bütün bunlara rağmen organik gıdalar, kamu tarafından da gerekli ve yeterli desteği henüz alamamasından dolayı mevcut zirai sistemle üretilen gıdalara göre daha pahalı. Bu nedenle birçok ailenin gönlünden geçse de satın alma tercihleri arasında yer alamıyor. Bazı kötü niyetli şirketler ise bu ürünlerin pahalı olmasını fırsat bilerek ürünlerine organik ürün süsü vererek satmaya çalışıyor.

Nelere dikkat etmeliyiz?
Türkiye’de organik ürünleri denetleyen ve sertifika veren IMO, ECOCERT, SKAL Int, BCS, EKOTAR, ETKO, ICEA gibi toplam 7 özel kuruluş bulunuyor. Bir ürünün organik olup olmadığını anlamak için paketlerdeki etiketlere ve sertifikalarına bakmanız gerekiyor. Ayrıca organik ürün satan mağazalar ürünün sertifikasını tüketiciye göstermek zorunda. Organik ürün nerede satılırsa satılsın etiketlerdeki numara ve kodlardan üreticiye kadar ulaşmak mümkün.

Sağlıklı beslenmek için
Kemikler için bor: Bor, vücudumuzun kalsiyumu emebilmesi için önemli bir mineraldir. Kadınlarda bu mineralin östrojen hormonunun salgılanmasında önemli rolü bulunmaktadır ki bu da sağlam kemiklerin oluşumunda ve menopoz döneminde kemik erimesi olmaması için gereklidir. Bor; üzümsü meyvelerde, erikte, elmada, brokolide, yerfıstığında ve kuru üzümde bulunur.

Cilt için C vitamini: Vitamin C kollajen salgılanmasını etkiler ki bu da cildin çabuk iyileşmesini sağlar, yara ve kesiklerin çabuk onarılmasını etkiler. Cildin oksijen alımına etki eder. Brokoli, çilek, turunçgiller, yeşil biber, Brüksel lahanası ve kavunda bulunur.

Kalp ve ruh sağlığı için omega 3 yağ asitleri: Omega 3 gerekli yağ asitleri kötü kolesterolü, kan basıncını ve trigliserit seviyesini düşürürken iyi kolesterolün yükselmesini de sağlar. Bu da kalp rahatsızlıkları riskini azaltır. Depresyona girme riskini azaltır. Balıklarda, cevizde bol miktarda bulunur.

Eklemler için bakır: Bakır, kemik ve eklemlerin fonksiyonları için gerekli olan enzimlerin salgılanmasında rol oynayan çok önemli bir mineraldir. Karaciğer, deniz ürünleri, fındık, ceviz gibi yemişler ve tohumlarda bulunur.

Kulaklar için çinko: Bazı uzmanlar kulak çınlamasına dayalı işitme kaybının iç kulaktaki çinko eksikliğiyle bağlantılı olduğunu düşünmektedirler. Tavuk, kırmızı ette bulunur. Brokoli, lahana ve şalgamda bulunur.

Tırnaklar için biotin: Biotin, ya da B7 vitamini ya da vitamin H, kuru, yıpranmış ve çatlayan tırnakların su alımına yardımcı olarak kısa sürede iyileşmesine yardımcı olur. Yumurta, süt, balık, peynir, lahana, patates ve tahıl ezmelerinde bulunur.

Saçlar için amino asitler: Amino asitler saç büyümesi ve onarımı için çok önemlidir. Tavuk, hindi, sığır etleri, yumurta, peynir ve fındık, ceviz gibi yemişlerde bulunur.

Gözler için beta caroten: Beta caroten, vücutta antioksidan görevi görür. Kansere yol açan ve gözlere zarar verebilecek olan kimyasalları engeller. Kataraktın oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Havuç, tatlı patates, brokolide bulunur.

kemikler, dişler, dişeti için kalsiyum: Dişlerin beyaz ve sağlıklı olmasına, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olan bir mineraldir. Süt, badem ve kuru baklagillerde bulunur.

ORGANİĞİNİ ALAMIYORSAK NELERE DİKKAT EDELİM?
Ne kadar istesek bile bütçemiz tamamen organik gıdaları tüketmemizi mümkün kılmayabilir. Yapmamız gereken ise mümkün olduğu kadar her meyve ve sebzeyi kendi mevsiminde tüketmek olmalıdır. Bunun dışında aldığımız ürünlerin üzerinde bulunan renklendirici, koruyucu, katkı vb. maddeleri inceleyerek almamız yine bizim için faydalıdır. Bu kodlar evrenseldir; çünkü Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) ile Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO)’nın katkı maddeleri üzerinde çalışan Ortak Uzmanlar Komitesi (IECFA) dünyada, her çeşit katkı maddesi ile ilgili A, B, C listeleri hazırlar.
A listesi pozitif listedir. B listesinde değerlendirilmesi tamamlanmamış katkı maddeleri bulunur. C listesi ise negatif listedir ve bu listede yer alan katkı maddelerine kullanım izni verilmez. Yapmamız gereken içindekiler ya da muhteviyatı yazan bölümdeki detayları incelemek ve aşağıdaki detayı belirtilen kodları taşıyan yiyecekleri almamaya çalışmaktır.

RENKLENDİRİCİLER:
E102 Tartrazin: Renkli içecek, tatlı, reçel, unlu gıdalar, çerez, konserve balık ve hazır çorbalarda kullanılır. Tiroit tümörü, kromozom hasarı, kurdeşen, hiperaktivite ve aspirin duyarlılığı gibi rahatsızlıklara sebep olabilir. Norveç ve Avusturya’da yasaklandı.

E110 Sunset Yellow FCF, Orange, Yellow S : Unlu gıdalar, pasta, tatlı, çerez, dondurma, içecek ve konserve balık, hazır çorba ve bazı şurup cinsi ilaçların üretiminde kullanılır. Yan etkileri kurdeşen, rinit (burun akması), burun tıkanıklığı, alerji, hiperaktivite, böbrek tümörü, kromozom hasarı, karın ağrısı, bulantı ve kusma, hazımsızlık ve iştahsızlıktır. Norveç’te yasaklandı.

E123 Amarant: Kek, meyve tatlı dolgular ve jölelerde kullanılır. Astım, egzama ve hiperaktiviteye neden olur; bazı hayvanlara yapılan testlerde doğum kusurları ve cenin ölümleri görülmüştür, kanserojen olabilir. Avusturya, Amerika, Rusya, Norveç ve diğer bazı ülkelerde yasaklandı.

E127 Eritrosin: Kiraz ve vişne, konserve sebze, muhallebi, tatlı, pasta, bisküvi ve çerezlerde kullanılır; ışığa karşı duyarlılığa ve troit hormonu seviyesini artırıp hipertroidisme neden olabilir; farelerde yapılan çalışmada troit kanserine neden olduğu saptanmıştır; Avustralya, Amerika ve Norveç’te yasaklandı.

E142 Green S: Konserve bezelye, nane jöle ve soslarda, paketlenmiş ekmek kırıntısı ve kek karışımlarında kullanılır; hiperaktiviteye, astıma, uykusuzluğa sebep olduğu bilinmektedir; çocuklar için tavsiye edilmemektedir. İsveç, Amerika ve Norveç’te yasaklandı.

E151 Brilliant Black BN, Black PN: Tatlılar, balık ezmesi, aromalı sütlü içecekler, dondurma, hardal, marmelatlar, soslar, kekler ve içeceklerde kullanılır; Danimarka, Belçika, Fransa, Almanya, İsviçre, İsveç, Avusturya, Avustralya, Amerika ve Norveç’te yasaklandı.

KORUYUCULAR
E210 Benzoik asit: Fırın mamulleri, peynir, çiklet, çeşni, dondurulmuş mandıra ürünleri, yumuşak tatlı gibi gıda ürünlerinde, kozmetik ürünlerde, eczacılıkta öksürüğe karşı antiseptik ve mantara karşı merhem yapımında kullanılır. Astıma, sinirsel bozukluğa ve çocuklarda hiperaktiviteye neden olabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Organik tarım neden çıktı? Bilim ilerledi ve sebzelerin genleri ile oynandı. Ama nasıl? Doğal olmayan yollardan... Kendi topraklarını nükleer atıklarla kirletenlerin yaratmış olduğu düzenin kurtulma çabası mı? Dünyanın ekolojik dengesini kimyasal ve biyolojik atıklarla kirletenlerin kurtulma çabası mı? Benim ülkem zaten organik tarım yapıyordu fakat adını koymamıştık çocuğun , onun için prens charles Türkiye'ye geldiğide organik tarım şirketi için g.doğu anadoludan toprak aldı. Biz organik tarım içinde büyüdük, fakat makinalaşmanın getirdiği sağlık problemleri ile batı medeniyetinin dünyaya sunmuş olduğu yeni yalan kavram. Kendimizi kandırmayalım. Zaten pazarlardaki sebzeler organik(hormonlular ticari zekanın ürünü) Bu kavram ile kitleler yeniden kandırılarak güdülmek isteniyor... hayatımız bir ilizyondan çıkıp diğerine girerek devam ediyor. Ne zaman her şeyin bir kandırmaca olduğunu fark edecez. Çünkü bu kavramları yaratan biz değiliz. Yeni dünyanın pazarlama stratejisi

o.k 
 15.07.2006 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1871
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Ticaret Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster