Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
243
 

Orgeneral Bilgin Balanlı ve dokunulmazlıklar

Harp Akademileri Okulu Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı'nın görev başındaki ilk üst düzey asker olarak tutuklanması eğer gerçekten bir suç işlediyse son derece normaldir. Kendisinin önemli bir görevde olması, orgeneral rütbesine sahip olması ve geleceğin kuvvet komutanı olarak görülmesi suç karşısında cezasız kalmasını sağlamamalıdır. Genelkurmay Başkanı bile olsa ceza kanunlarımıza göre bir suç işlerse yargılanabilmeli ve tutuklanabilmelidir. Suçun rütbesi, statüsü, mevkiisi olmaz. Bu yüzden milletvekili dokunulmazlıklarının da hemen kaldırılması gerekiyor. Nasıl, eğer askerler suç işlediyse cezasını çeksin diyorsak aynı şekilde milletvekilleri suç işlediyse cezasını çekmelidir. 

Dokunulmazlıkların neden kaldırılmadığını anlamak mümkün değildir maalesef. Kaldırılmamasının tek bir nedeni var gibi gözüküyor, yargılanacak pekçok milletvekilinin olması. Çünkü kaldırılmaması için başka bir neden yoktur. Dokunulmazlıklar kürsü, meclis ile sınırlandırılmalıdır, milletvekilleri TBMM çatısı altına girdiği andan itibaren her türlü görüşü savunma, tartışma hakkına sahip olmalıdır. Fikrini savunma yönünde tam dokunulmazlık sağlanabilir. Ancak TBMM çatısı altından çıktığı andan itibaren en küçük adi bir suçtan bile hemen hakkında dava açılabilmeli ve yargılanabilmelidir. 

Yetki sahibi insanların hayatımızı zorlaştırmalarını anlayamıyorum. Günümüzde artık herşeyin en iyisi biliniyor. Yargının tam bağımsız olması gerektiğini tartışmaya gerek var mı? Sebep ve sonuçları ile yargı bağımsızlığının önemini biraz okumuş biraz kafası çalışan herkes biliyordur. Peki neden yargının gerçekten tam bağımsız olması için gerekli adımlar atılmaz? Neden bütün vatandaşların içini rahatlatacak olan dokunulmazlıklar kaldırılmaz. Neden seçim barajı makul bir seviyeye, mesela 5-7-8 oranına indirilmez. Güce ve yetkiye tek başına sahip olma ve kendi hayat görüşüne göre düzeni şekillendirme anlayışından başka nasıl açıklanabilir bu inatçılıklar? Oysa toplumsal mutabakat ile ortak paydalarda anlaşarak toplumun çok büyük bir çoğunluğunun istekleri ve beklentileri karşılansa çok daha iyi ve çok daha güzel bir düzen yaratılmaz mı bizler için ve gelecek kuşaklar için? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 338
Kayıt tarihi
: 30.11.10
 
 

Incentive ve incoming proje yöneticisi olarak çalışmaktayım. Kitap okumak ve yazı yazmak fırsat b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster