Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
5880
 

Orhan bey, ''Rüya'sından hiç ayrılmıyor''

Orhan bey, ''Rüya'sından hiç ayrılmıyor''
 

''Rüya gibi bir kız'' Resim internet'ten.


Son günlerde elimden düşmeyen bir kitap var! ''Masumiyet Müzesi'' Tahmin ediyorum ki bir çoğunuz kitabı çoktan okudu, bitirdi. Ben yeni başladım:) Orhan Pamuk kitabını biricik kızı Rüya'ya vakfediyor.

Orhan Pamuk, kızı Rüya ile nasıl anlaştıklarını anlatıyor;

Frankfurt’a 2005 Ekimi’nde Alman Kitapçılar Birliği’nin Barış ödülünü almaya gittiğimizde Rüya’yla çok eğlenmiştik. Ben çocuğumla kendimi özdeşleştirebiliyorum. Onun sevindiği, sinirlendiği, sıkıldığı zamanları kendi sıkıldığım veya sevindiğim zamanları hatırlayarak anlıyorum. Böylece mesela bu Barış ödülü törenini hem kendi gözümden hem de kızımın bakış açısından yaşadım. Nobel töreninde de öyle arkadaşlık edeceğiz inşallah. Kızım, artık yaşı ilerledi, bana daha çok karışıyor ve sahipleniyor. "Baba sakın bu ayakkabıyı İsveç’e getirme" bile diyor. Hürriyet’te çıkan röportajım sırasında giydiğim paltoyu da bir daha röportaj verirken giymememi söyledi. Onu dinlemezsem de paylıyor. Hoşuma gidiyor bunlar.

Rüya'ya gelince babasının yanından hiç ayrılmıyor. Babasını alkışlıyor, destekliyor, ilham veriyor.

Orhan Pamuk'un ilham perisi kim?

Sanırım bu sorunun cevabını tahmin edebiliyorsunuz! Orhan bey, kızını anlatırken, kendisine ''faydalı'' olarak gördüğünü söylüyor. Zaten, Rüya'nın izlerine birçok kitabında rastlıyoruz. Bu demek oluyor ki, Rüya, Orhan bey'in biricik ''ilham perisi''dir.

Rüya'nın adı nerden geliyor?

Nobel törenleri sırasında Orhan Pamuk'un kızı Rüya babasına hep eşlik etti. Basının ilgisi Rüya'nın üzerindeydi. Kitabın yayımlanmasından bir yıl sonra (1991) dünyaya gelen Rüya, adını Kara Kitap'tan alıyor. Kara Kitap'taki Rüya, Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk'ındaki "Hüsn"ü temsil ediyor.

İki anlamlı sözcüklerle tasavvuf dilini ustaca kullanan Orhan Pamuk, kızına verdiği Rüya adıyla bu özelliğini gösteriyor. Tasavvufta "hakikat" ile "suret" arasındaki ilişki ve yolculukta da anlam taşıyor Rüya...

Orhan bey, Rüya'nın velayetini nasıl üzerine aldı?

Rüya'nın velayeti, Şişli 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla, annesi Aylin Lal Pamuk'a verildi. Orhan bey, kızının velayetini üzerine almak için küçük bir servet ödedi.

AYDA BİN DOLAR NAFAKA

Rüya Pamuk'un reşit olduğu tarih olan 2009'da, Orhan Pamuk tarafından açılan hesaba 100 bin Euro yatırılacak. Ünlü yazar, bu parayı bir sene içinde yasal faizi ile ödemeyi kabul etti.

Pamuk, ayrıca kızı için, eşine ayda bin dolar nafaka verecek.

Orhan Bey'in, kızı için verdiği mücadeleyi takdir ediyoruz. Hani bir söz vardır ''hangi anne evladından ayrılabilir?'' derler. Bu söyleyiş, Orhan bey'in velayet mücadelesi gözönüne alındığında ''hangi baba evladından ayrılabilir'' olarak değişiyor sanki!

Rüya, görünüş itibarıyla, hanım hanımcık, sevimli, sempatik ve çok güzel bir kız. Ona baktığınızda ismine ne kadar yakıştığına şahit oluyorsunuz. Kısa tabiriyle ''Rüya gibi bir kız'' diyebiliriz.

Orhan bey'e kızıyla birlikte, yaşantısında mutluluk diliyoruz. ''Baba- kız''a buradan sevgilerimizi gönderiyoruz. Ayrıca bol ilhamlı günler temennisiyle;

Gelelim, Orhan Pamuk'un ''Masumiyet Müzesi'' adlı kitabına;

''Aşk ve Müze'', ''Müze ve Masumiyet'', ''Müze ve İstanbul'', ''Müze ve Tarih'' Bu ikili kompinasyonu çoğaltabiliriz elbette.

Orhan Pamuk, kitabı için bakın neler söylüyor;

Romanın düşüncesi, romanın ayrıntıları müze gezintilerim sırasında tuttuğum notlarla birlikte gelişti. Müzede neyi sergileyebilirim, Füsun’un nesini gösterebilirim, Kemal Füsun’un nesini almış olabilir... Aslında Avrupa müzelerini, daha sonra dünya müzelerini gezerken bunları geliştirdim. Yani bu kitabın hikayesinin gelişmesinde benim müzelere yaptığım gezintilerim, buralarda tuttuğum defterlerin, notların da önemli bir yeri var.

Kitabın arkasında benim bir fotoğrafım var. Dünya müzelerini gezerken, kitapta da önemlice bir yeri olan Paris’teki ressam Gustav Moreau’nun müzesinde, kızım Rüya’nın beni çektiği fotoğraf var.

Bana gelince:)

Kitabı okumaya yeni başladım, ama çabık ısındım diyebilirim:) Okumaya devam ediyorum. Bakalım ne zaman bitireceğim?

Masumiyet Müzesi, nerede ve ne zaman açılacak?

Orhan Pamuk, Avrupa’nın en çok kazanan yazarlarından biri olarak kitabında öyküsünün anlatıldığı Beyoğlu Çukurcuma Caddesi’ndeki 24 No’lu eski Brukner Apartmanı’nı satın almış ve müzeye dönüştürmek için Mimar İhsan Bilgin’le anlaşmıştı. Masumiyet Müzesi’nde romanın kahramanı Kemal’in, büyük aşkı Füsun’un hatırasını canlı tutmak için biriktirdiği eşyaları ve nesneleri sergilenecek. 60 metrekare taban alanı üzerine oturan, 3 katlı, 3 cepheli küçük bir apartmandan oluşan müze için Pamuk’un bir vakıf kurup AKB’ye başvurarak proje sunduğu ortaya çıktı.

AKB, 08.06.2009 tarih ve 2009- 127 nolu kararıyla, “Masumiyet Vakfı adına, Orhan Pamuk tarafından Ajansımıza başvurusu yapılan ‘Masumiyet Müzesi’ projesinin İstanbul 2010 AKB projesi olarak kabulüne, projeye Ajans bütçesinden 754 bin 500 TL tutarında destek olunmasına” karar verdi. Şimdi merak edilen, Pamuk’un 180 metrekarelik müzeye 754 bin 500 TL’lik hangi nesne ve eşyaları sığdıracağı!

Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi'ni ilkbaharda açmayı planlıyor.

Yazarımıza kolay gelsin diyoruz. Müze açıldığında, ilk ziyaretçisi belkide ben olurum:) Belli mi olur?

Orhan bey'in başarılarının devamını diliyor, yeni romanlarını bekliyoruz.

''Sevgi varoldukça, dünya dönmeye devam edecektir''

Bu da benden size:)

Sevgiyle kalın,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1933
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster