Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
245
 

Orhan Boran'ı yitirdik.

Orhan Boran'ı yitirdik.
 

Yaşasaydı, 30 Haziran'da 84 yaşına basacaktı, Orhan Boran. İstanbul'da doğan Orhan Boran Edremit Cumhuriyet İlkokulunu, sonrasında Galatasaray lisesini bitirmiş. İlk sahne deneyimini Galatasaray lisesinde okurken o yıllarda İstanbul Şehir Tiyatrolarında rejisör olan Necdet Mahfi Ayral tarafından Molyer'in bir oyununda oynamak için seçildiğinde yaşamış.

Radyoya büyük bir ilgi duyuyormuş. Harbiye'deki 4 katlı bina olan İstanbul Radyoevi'nin açılmasından itibaren, (1949 - 1950 yılları arasında) okumakta olduğu Türkoloji Fakültesini 3. sınıftan terk edip, Ekrem Reşit Rey'in asistanı olarak girdiği memuriyet hayatında, temsil yayınları rejisörlüğü yapmış. O güne kadar düşünülmemiş olan; kamyonu Taksim'de durdurup insanları konuşturmak gibi yenilikler getirdiği pek çok programın yayınlanmasını kabul ettirmiş.


Orhan Boran'ın, 1950 yılında, Elmadağ'da açılan Kervansaray gece kulübünde, sanatçıların sahne sırasını organize etmek üzere bir ek iş kabul etmesi sorun yaratmış. İstanbul Radyosu yönetimi, kendi kadrosunda bulunan bir sanatçının barda çalışmasını hoş karşılamayınca, Orhan Boran, çok sevdiği radyodan ayrılmak zorunda kalmış.

Yeni işinde; Paris, "Théâtre des Mathurins" tiyatrosundan edindiği tecrübelerle, yapmış olduğu anonslara, esprilerle renk katması çok beğenilmiş ve kısa süreli, esprili sohbetler yapması teklif edilmiş. Her geçen gün daha da beğenilen bu programlar, Orhan Boran'ın deyimiyle "Ayaküstü gırgır", bugünün stand-up sanatının Türkiye'de başlamasına vesile olmuş. Aynı zamanda bir firma reklamı olan "11 soru bilgi yarışması" programını yapmış.

1956 yılında BBC'nin açmış olduğu sınavı, 220 kişi arasından birincilikle kazanarak Londra'ya gitmiş ve Dünya Gazetesi'nin Londra muhabirliğini üstlenmiş. BBC Türkçe Servisi'nde pek çok program yapıp, haber okumuş. 17 Şubat 1959'da, içinde Adnan Menderes'in de bulunduğu uçağın, Londra’nın 40 kilometre güneyindeki Gatwick Havaalanı civarında, iniş sırasında düştüğünü dünyaya ilk duyuran Orhan Boran olmuş. Muhabirlikteki başarısı onu, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde önemli bir yere getirmiş ve 25 yıllık yazarlık hayatının başlangıcına vesile olmuş.

4 yıl kaldığı İngiltere'den, yakın dostu Şakir Eczacıbaşı'nın kendisini çağırması sonucu Türkiye'ye dönüp firmaların ve bankaların bilgi yarışması programlarına yeniden başlamış. Bu arada "Yuki" fikrini bulmuş. "Yuki" halk tarafından o kadar tutulmuş ki, bir program olmaktan çıkıp bir fenomen olmuş.

Sahne hayatını 1980 yılına kadar sürdüren Orhan Boran, televizyonlu günlerde de, elinde meşhur kocaman beyaz mendiliyle ekranlardaydı. TRT'de çalışmasının yanısıra televizyonun da yıldızlarındandı, reklam filmlerinde oynadı. Şan Tiyatrosu'nda sahnelenen "Müzikal Kahkaha" adını verdiği oyunla şovlarına veda etti. Gazeteciliğe ağırlık verdi ve ülkenin önde gelen gazetelerinde yazarlık, kendi deyimiyle "Kalem işçiliği" yaparak hayatını sürdürdü. 1994'te Show TV'de yayınlanan Şansını Dene yarışmasında yarışmacı olarak görev aldı.

2002 yılında yakalandığı kolon kanseri sebebiyle iki defa ameliyat geçirdi. "Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum. Öleceksem insan gibi bu halimle öleyim. Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum. Hayranlarım beni hep bu halimle hatırlayacak, saçları dökülmüş olarak değil!" diyerek kemoterapi tedavisini reddetti.

10 Haziran 2005'de, Beşiktaş Kültür Merkezi'nin (BKM), "Orhan Boran Show" adıyla Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu 'nda organize ettiği jübilede, 59 yıl emek verdiği meslek hayatına ve 25 yıl uzak kaldığı sahneye veda etmek üzere son kez sahne aldı.

İki yıl önce ilik kanserine yakalanmıştı, ne yazık ki bu savaşı kaybetti, doğduğu şehirde aramızdan ayrıldı. Türkçeyi çok iyi kullanan bir aydınımızdı. Orhan Boran gibiler kolay yetişmiyor ve biz onları birer birer kaybediyoruz. Üzgünüz...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başımız sağolsun. Çok üzüldüm çok. Kanım kanına uysaydı... Son damlasına kadar verirdim. Özleyeceğim... Eşi Güler hanım ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum...

gülriz 
 26.05.2012 21:51
Cevap :
Teşekkürler, büyük değerlerimizi bir bir yitiriyoruz.  27.05.2012 19:25
 

Allah Rahmet eylesin O bir duayendi. Mekanı cennet olsun...

M.Talip Girgin 
 26.05.2012 21:49
Cevap :
Teşekkürler  27.05.2012 19:26
 

Mesleğiyle çok güzel günler yaşattı bizlere. Rahmetle anıyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 26.05.2012 21:39
Cevap :
Çocukluğumdan kalan bir anıydı, Orhan Boran.  27.05.2012 19:26
 

Hakan bey sağolun paylaşım için, Türkiye bir aydınını daha yitirdi. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı kendisine Allah'tan rahmat diliyorum. sağlıkla kalın

Cemile Torun 
 26.05.2012 21:16
Cevap :
Teşekkürler, yeri zor doldurulacak bir büyüğümüzü de kaybettik.   27.05.2012 19:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 481
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1557
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster