Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '20

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
26
 

Orhan Kemal nasıl öldü ?

“Hava leylak ve tomurcuk kokuyor / uy anam anam Haziran’da ölmek zor”
 
Her zaman ölmek zor ama “Haziran'da Ölmek Zor” dizeleri nerden çıktı. Hasan Hüseyin Korkmazgil, Orhan Kemal'in anısına yazdığı şiirin dizelerinde Orhan Kemal'in vefatına ithafen bu şiirde "Haziran'da ölmek zor" diyor.
 
Haziran ayı Türk edebiyat tarihimiz açısından çok önemli bir yer tutar. Orhan Kemal 2 Haziran 1970,   2 Haziran 1911 Ahmet Arif ve 3 Haziran 1963 yılında Nazım Hikmet'in vefat ettikleri günler, ilginçtir üç usta da Haziran ayında vefat etmiştir..
 
Orhan Kemal ve Nazım Hikmet'in arkadaşlığı dillere destan bir dostluğu simgeliyor ikisinin de Haziran ayında vefat etmelerinin gerçekten bir anlamı var mı bilemem ama Nazım Hikmetin ardından Orhan Kemal'in de Haziran ayında vefat etmesi Hasan Hüseyin Korkmazgili derinden etkilemiş olmalı ki meşhur "Haziran'da Ölmek" şiirini yazmış.
 
Orhan Kemal'in hayatının son günlerinden neler yaptı nerde geçti. Bu konuda bir araştırma yaptım.
 
Orhan Kemal 5 Mayısta eşi Nuriye hanım ile Yeşilköy'den uçakla Sofya'ya gider. Amaçları; hem  Bulgaristan'da gezmek hem hastalığından dolayı tedavi olmaktır. Bu arada soyağacını bulmak için sofya sokaklarında gezerken hastalanır ve Sofya Hükümet Hastanesi'ne yatar. İlk zamanlar durumu stabil'dir, Nuriye hanım ile şakalaşmaktadır. Ama git gide durumu ciddileşir. Sonunda konuşamaz olur. Doktorların dediğine göre, anevrizm boşluğundan bir parça pıhtılaşmış kan kopmuş ve beyin atardamarlarını tıkamıştır. Bu tıkanmadan sonra meydana gelen değişiklikler 2 Haziran saat 21. 15’te ölümüne yol açmıştır
 
O sıra eşi de odadadır. Ellerini tutmaya çalışırsa da ba­şaramaz. Bir şeyler söylemek ister, söyleyemez. Gözleri dolar. Nuriye Hanım anlatıyor :“Nasıl da içten, candan bakıyordu. Acıydı o bakışları. Konuşmak istiyor, konuşamıyordu. O cıvıl cıvıl, yaşama sevinci, her şeye rağmen yaşama sevinci içinde olan Orhan mıydı bu? Zor tutuyordum kendimi. Ağlayacağımı anlıyordu ve ağ­lama demek istiyordu ve diyemiyordu.” (36).
 
4 Haziran 1 970 tarihli Bulgar gazeteleri, radyo ve televizyonu büyük Türk yazarı Orhan Kemal’in öldüğünü dünyaya bildirirler.  5 Haziran Cuma günü Bulgar Yazarlar Birliği’nde Orhan Kemal için bir tören düzenler. İki yüz elli kişinin katıldığı toplantıda yazarın eşi Nuriye Öğütçü ile arkadaşlarından şair Necati Cumalı ve yayımcı Oğuz Akkan da bulunurlar. Yapılan konuşmalarda Orhan Kemal’in yeri, önemi, değeri belirtilir. Ertesi gün saat beşte Orhan Kemal’in cenazesi özel araba ile yola çıkarılır. Kapıkule sınır kapısında Orhan Kemal’in bazı arkadaş­ları, tanıdıkları, okurları beklemektedirler. Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Ercümend Behzad, Orhan Arıburnu, Kemal Sülker, İhsan Hasırcı, Nurer Uğurlu, Talat Kılıç ilk göze çarpanlardır.
 
Edirne’den Babaeski’ye gelindiğinde, asfaltın dönemecinde bir işçi arabaya yaklaşır. Elindeki çiçek demetini uzatır. Demetin üzerindeki bantta şunlar yazılıdır:
 
“Biz işçiler, hatıran önünde saygıyla eğiliriz.”
 
Orhan Kemal’in evinin önünde bir tören yapılır. Ardından, Cağaloğlu’na doğru gidilir. Gazeteciler Cemiyeti’nin yanında durulur. Öğleye doğru Şişli Camisi’ne gelinir. Çeşitli kuruluşlardan elliye yakın çelenk gönderilmiş­tir. Öğle namazından sonra, tabut eller üstünde Mecidiyeköy durağına kadar taşınır. Cenaze arabasına konur. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilir. Bazı arkadaşları, sanatçılar, genç­ler teker teker mezara toprak atarlar.(34) Cumhuriyet, 6.1.1973
 
Orhan Kemal'in küçük oğu Işık Öğütçü ile tanışma onuruna erişiştim ve güzel bir sohbet gerçekleştirmiştik. Bence Işık Öğütçü bir konu da çok yanılıyor, "ben yazar değilim" diyor bence çok yanılıyor. Babasının ölümsüz eserlerini derlemeyi onun mantığını yakalayıp yazmak roman yazarlığından daha da  zor. Orhan Kemal'in çoğu eserleri film ve dizi olmuş ölümsüz eserler. Işık Öğütçü babasının ölümsüz eserlerini toplayarak bir Orhan Kemal Külliyatı oluşturuyor.
 
Bu aralar herkes bir şeyler yazıyor ama önemli olan yazmak değil kalıcı eserler bırakıp öldükten sonra, hatta 50 yıl sonra hala eserlerinin beğenilmesi ve güncel olması.
 
Orhan Kemal'in ölümünün 50’nci yılından dolayı rahmetle anıyorum. Arkasından bir aydınlık yol bıraktı, eserleri hala günümüze ışık tutuyor. Mekanın cennet olsun.
 
İyi seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 10840
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Bursa'da yaşıyorum, üniversite eğitimi de gene Bursa'da tamamladım, mesleğim olan reklamcılığın y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster