Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
227
 

Ormana dışından bakabilmek

‘Ormana dışından bakabilmek’

Ormanın içinden bakıldığında ağaçlar görülür. Ama dışarıdan bakıldığında ormanı görürüz. Genelde çözümsüzlüğün ve yapıcı olamamanın temelinde, sadece kendi dar çevresinde sığ bir yaklaşımla olayları anlamaya çalışma yanılgısı yatar. Bu çoğu zaman kasten ve bilerek kötü amaçla takınılmış tavır olup genellikle işlerini zorbalıkla halleden, saptırılmış düşüncelerini kaba kuvvetle kabul ettirme eğiliminde olanların işidir. Onlar kendi aralarında oluşturdukları iç Dünyalarında, aynı tavra sahip kişilerin kurduğu kendi ormanlarına içinden bakarlar ve birbirlerini görürler. Oysa o kendi ormanlarına dışarıdan başkalarının gözüyle bakabilseler kendilerini ve eksikliklerini görüp gerçeği anlayacaklardır.

Olaylara kendi açımızdan bakacağız, ancak doğru düşünebilmek ve anlayabilmek için karşı taraftan da bakma yürekliliğini göstermek, daha gerçekçi sonuçlar çıkarmamıza yarayacaktır. Olaylar; tarafların her ikisinin yönünden bakıldığında farklı görülecektir ve bu normaldir. Normal olmayan herkesin sadece kendi cephesinden baktığında gördükleri ile yetinmesidir. Eğer niyet çözümse; mutlaka kendi açımızdan baktığımızda gördüğümüzle yetinmeden, olaya karşı taraftan da bakmamız çözüme giden en gerçekçi yoldur. Buna empati deniyor.

Sorunu çözmek, problemi ortadan kaldırmak, yapıcı olmak, insani hislerini kontrol edebilmek, kendimizde gördüğümüz haklara karşımızdakininde sahip olduğunu düşünerek kendi düşüncesinden emin olmak demektir. Kendi düşüncesinden emin olabilmek için kesinlikle yeterli empati şarttır.

Empati ve şu Ergenekon meselesi

Ülke gündemini yorumlayıp bu yorumlardan ürettiği fikirleri kamuoyuyla paylaşan çevreler, bu günlerde fikirlerini revize etmeye çalışıyorlar.

Her konuda olduğu gibi; özelleştirmelerde, demokratikleşmede, 1952’de her NATO üyesi Ülkede kurulan kontur gerilla işini de yeni fark ettik. Bu günden geriye doğru baktığımızda görüyoruz ki; devlet eliyle ve devletin âli menfaatleri! adına yapılan kanunsuz işler diz boyu. Bu kanunsuz işleri yapanlardan yararlanarak yasa dışı yollardan çıkar sağlayan, devleti, milleti dolandıran, elindeki gücü; hukuku, kanunları ezip geçenler fark edilen çeteleri kollamaya çalıştılar. Çeteleşmenin kökleri; basında güçlü kalemlerden güvenlik güçlerine, bürokrasiden devletin üst düzey yöneticilerine kadar uzanmışsa ve hatta yargıyı bile kuşatmışsa orada adaletten yada hukukun üstünlüğünden nasıl söz edilecek? Bütün bu işler olup giderken arkasına saklanılan ortak değerlerin hiç de önemsenmediği bu kadar açıkça olmamıştı.

İşin bu tarafını gizlemek için; sürekli şeriat tehlikesi yaygarası yapılması ve Müslümanlık kötülenerek, Müslümanların öteki ilan edilmesi, halkın ekseriyetini etkisizleştirme ve söz söyleme müdahil olma yeteneklerinin elinden alınmasıdır. Halkın sandıkta ortaya koyduğu tercihi kabullenmeme ve dışlama refleksinin altında yatan gerçek, halk egemenliği yerine elitler egemenliğini koymak yatıyor.

Bütün bu gayri meşru yolları kendine iş edinenlerin sadece kendi içlerine dönük dünyalarında, ormana içinden bakarak sadece ağaçları gördüklerinden, bildiklerini tek doğru sanmaları kaçınılmazdır. Eğer ormana dışından bakabilselerdi; bu ülkede 75 milyon vatandaş yaşadığını, kendilerinin sahip olduğu haklar herkesin hakkı olduğunu anlayıp, kendilerinin dışındakileri öteki saymazlardı.

Her şey gibi toplumsal yapılarda gelişir ve kendini yeniler

Ülkemizdeki toplumsal yapıyı sosyolojik anlamda geliştiren Cumhuriyetin getirdiği olduğu kadaıyla eşitlik ve özgürlüklerdir. Elli yıldır tamamlanamayan demokratikleşme sürecinin gerçek nedenleri deşifre edildikçe, halkın zihinsel gelişimine yetişemeyen devletin neden yerinde saydığı anlaşılıyor. Bizim yirmi yılda yerleştiremediğimiz serbest piyasa ekonomisini beş yılda tamamlayan Rusya’ya aval aval bakıyoruz. Dağıldı, bitti, tükendi gözüyle baktığımız bu ülkenin, on yılda gerçekleştirdiği reformlar ve demokratikleşme ile sorunlarını çözmüş, yeniden süper güç olmuş, halkın doğuştan haklarını tanımış, inanç özgürlüğünü yeniden teslim etmiş ve sosyal barışı sağlamıştır. Biz de hala Ergenekonları, dini, laikliği tartışıyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster