Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '10

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
304
 

Örnek bir kadından kadınca kitaplar

Kamile Yılmaz’ı bir porte olarak kısaca tanıtmak ve sonra öyküleri hakkında bir şeyler söylemek istiyorum:  

Köyünden okumak için ilk o çıkmış. İlçede tek başına ev kiralayıp çocuk denecek bir yaşta odunuyla ocağıyla baş etmiş; okulunu okumuş, cesur bir kız çocuğudur. Öğretmen olduktan sonra maaşını yaşı tutmadığı için annesinin nezaretinde almış. Öğretmen okulundaki ilk sevgi seline kapılıp kaçarak evlenmiş.  

Yaşadıklarından olsa gerek, Kadın Sığınma Merkezlerinde danışmanlık yapmış. Bir dönem tiyatroda oyunculuk; Akdeniz FM de “Kadın Gözüyle” adlı iki yıl canlı program ve 28 yıllık öğretmenlik yapmış. Yaşamında hep çevresine vererek mutlu olan bu insan vasiyetindeki en önemli notu da öldükten sonra bedenini kadavraya bağışlamasıdır. Hayatta böyle bir insanın en güzel yapacağı şey elbette öğretmenlik, masal yazarlığı, öykücülük ve doğaya tutkuyla bağlanmasında şaşılacak bir şey olmasa gerektir. 

Kamile Yılmaz üç kitabıyla birden okur karşısına çıktı. Bir yıl sonra da dördüncü kitabı Burçak tarlasını yayımladı. Bu yapıtların tür bakımından dördünün de farklı olduğunu görüyoruz. İlki çocuk masallarıydı. Bir yıl aradan sonra bir öykü ve bir de türüne az rastlanır olan bitkiler dünyasını tılsımlı anlatımıyla okuru doğanın içinde bir top sevinçle bırakan yarı öyküsel metinlerden oluşmuş inceleme araştırma çalışması olan Deve Dikeni adlı kitabı. Bu yazılarını önce Sırt Çantası dergisinde Deve Dikeni köşesinde yayınladı. Bu yazıları okuduğumda, dergi sayfaları arasında parça parça yok olmasından korktum. Israrım üzerine bu çalışmalarını bir kitapta topladığını biliyorum. 

Bir yol kenarında paçanıza tutunmuş, sizin hemen kurtulmak istediğiniz bir deve dikeninden Kamile Yılmaz, anlatımıyla sıcak bir dünya yaratır ve o bitkiyi yaşamınızın ayrılmaz bir parça yapar. 

Günümüzde insanlar doğadan o kadar koptular ki, özellikle çocuklar sanal dünyada yaşarken bir ceviz meyvesinin tarlada mı, ağaçta mı, yoksa fabrikada üretilmiş bir yemiş mi olduğu konusunda bir bilgileri olmadan doğadan kopuk yaşamların çoğaldığı bir dönemde Deve Dikeni kitabının önemli bir işlevi de yerine getireceğini düşünüyorum.  

Serçeler Göçmez” adlı öykü kitabındaki öykülerde kendini besleyen bir coğrafya, ait olduğu bir kültür ve ona bağlı dil varlığını Kamile Yılmaz’ın öykülerinde görüyorsun. 

Yaşadıklarının, izlenimlerinin ve halk kültürünün etkilerini var yazdıklarında. Yaşanmışlıkların tortusal kalıntılarından estetik yapılar elde etmiş. Deyim yerindeyse yaşam imbiğinden damıtılmış güzellemelerdir onun öyküleri. Bir kadının elinden çıkmış ilmik ilmik dokunmuş ince güzelliklerin öyküleri bu öyküler. Yazılanlar belki biz şaşırtacak şeyler değildir ama yeniden bir bakış, başka bir sestir Kamile Yılmaz.  

Yaşanmışlıklardan çok okuduklarıyla da var olan bir yazar oluşu öykülerindeki entelektüel derinlikte kendini gösterir. 

Ben onun öykülerini okurken hep kendi sesiyle okurum. Zira onun sesinde inanılmaz bir insan sıcaklığı vardır. Bir kadın yazar olarak feminist tavırlara varan eleştirel yaklaşımında bile bir yapıcılık vardır. Öykü evreninde kadının ekonomik, sosyal sorunları öncelikli konulardır. Öyküde olay zincirinden çok toplumsal çözümlemelerine gitmiştir. 

Yaşamında insan yorgunu olanlara iyi gelecek öykülerdir bunlar. Çünkü doğa betimlemeleriyle öyküde doğadan bir çiçeği, bir meyve ağacını, ya da yaşama uzun yıllar tanıklık etmiş bir kavak ağacını öykünün bir karakteri yaparak öykülerine fabl bir yapı kazandırmış. Bu onun hem masalcı hem de bir öğretmen olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Kitabındaki İkiz Sedir, Dede Ardıç, Düş ve Ballı Baba öykülerini buna örnek gösterebilirim.  

Son yıllarda hemen hemen her yıla bir kitap yetiştiren Kamile Yılmaz’ın son çalışması Burçak Tarlası adlı kitap. Bu kitap türü itibarıyla Türkiye’de bir ilk. Ülkemizde her gün kadın üzerine şiddet, töre cinayetleri, aile içi cinsel istimrar, aldatma gibi konular üzerine konuşuldu, fakat bunu bizzat yaşayanların ağzından dile getiren olmamıştı; bu yönüyle bir ilk. 

Kadın Dayanışma Merkezinde gönüllü olarak çalışırken bu merkeze başvuran kadınların ağzından kaleme alınmış öyküler bunlar. 

Okuduğunuzda erkekseniz erkekliğinizden, kadın iseniz insanlığınızdan utanırsınız. Hemcinslerine büyük bir hizmet bu.İlgili makamların eline ulaşır da umarım kanayan yaralarımıza el atarlar umarım. 

Eline, yüreğine sağlık Kamile Yılmaz. 

 

Halil ERDEM  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 652
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Kastamonu Eğitim Yüksekokulu Sınıf Öğrt. bitirdikten sonra A...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster