Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '16

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
38
 

Örnek Model Karton ( Çizgi ) Kahramanlar!

Geçen yazımızda sözüm ona adına modernite ve çağdaşlık dedikleri ne idüğü belirsiz bir yaşam tarzını bizim bünye ve ananelerimize uymayan bir yaşantıyı bize yabancı olduğu halde dizilerle, reklamlarla ve değişik yol ve yordamlarla bizim yaşayabileceğimiz bir tarz haline getirdiler. Bununla beraber artık çocuklarımız anne baba nasihat ve öğüdü ile değil şaklaban olan ve başkalarının kuklası konumunda olan dizilerde oyuncularla eğitip yetiştirmek nerede ise bir gelenek haline geldi.
 
Bunun yanı sıra buna birde bu sirk maymunlarının hata ve yanlış öğretileri ve değişik magazin ve fantezilerde eklenince iş tamamen çığırından çıktı. Daha önceki nesilden olan ebeveynler psikoloji, pedagoji coğrafya ve matematik bilmezlerdi ama bir şeyi çok iyi bilirlerdi örf ve anane, gelenek ve görenekleri yani bizi biz eden asıl kimliğimizi bünyesinde barındıran manevi değerleri çok iyi bildikleri gibi çok da iyi uygulayıcı idiler.
İşte bizim ecdadımız diye övündüğümüz ecdadımız öyle bir ruh, şuur ve bilinç ile yetiştiler ki her biri kendi alanında dünyaya nam saldı ve bizi kendi alanında dünyada söz sahibi olan bir konuma taşıdılar. Demek her şey yetişme tarzında saklıdır.
 
Bize çoğu zaman basit gibi gelen bu örf ve adetler demek ki ne kadar da önemli imiş, ama biz bunun kimi zaman farkındayız kimi zaman ise değiliz. Oysa birçok şeyde olduğu gibi bu konuda da işin sırrı bu küçük detaylarda saklıdır. Bedenen doyurduğumuz çocuklarımız ruhen çektikleri açlık ile bu açlığı gidermek adına çeşitli farklı yollara ve yanlışlara işte bu ruhi eksiklikten dolayı yöneliyorlar. Ama biz bunun ne kadar bilincinde yada farkındayız asıl orası önemli.
Ama çok da farkında ve bilincinde olmadığımız gün gibi aşikardır. Öyle olmasa idi şimdi çocuklarımızın pençesine düştüğü uyuşturucu ve bonzai gibi uçucu ve uyuşturucu maddelere yönelmez ve geleceğimiz körü körüne gözümüzün önünde adeta yok olup gitmezdi. Eskiden çocukların prototip yaşam modelleri ebeveynleri idi.
 
Yani kızlar için örnek model anne, erkekler için ise örnek model baba iken şimdi çocuklarımızın yaşam modellerinin anne ve baba olmasını bir yana bırakın her birinin yaşam modeli bir çizgi film diğer adı ile karton kahraman olmuştur. Adı üzerinde karton kahraman.
Yani sadece adı var ismi var cismi var ama içi boş bir kavram işte içi boş kavramlarla bizim neslimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımız gözlerimizin önünde elden gidiyor. Diğer yazımızda da belirttiğimiz gibi çocuklar üzerinde yapılan bir ankette evden babanızı mı atalım televizyonu mu sorusuna çocukların yüzde 90’ının verdiği vahim ve garabi durum gibi babamızı cevabını alır hale gelirsiniz. İşte ruhen çizgi film yani karton kahramanlarla hayata hazırlanan bu çocuklarımız yiyecek olarak da o kadar doğru şeylerle beslenmiyorlar.
Öyle bir hale geldik ki sadece bu dünyayı düşünür hale geldik. Diğer dünya dediğimiz ve asıl bu yaşantımızın ürünü olacak diğer dünya dediğimiz ahret hayatını unutur olduk. Oysa dinimizin realitesindeki gerçek dünya ahiretin tarlasıdır. Biz bu tarlaya ne ektik ki ne biçeceğimizi hesap ediyoruz. Çocuklarımızın boğazından geçen lokmaların acaba kaçta kaçı helal lokmadır. Nihayetinde insan yediklerinin ürünüdür.
 
Yani helal yiyorsa helal ve Salih bir birey olur ancak haram ile besleniyor ve boğazından haram geçiyor ise helali nerde arasın ve bulsun ki! Artık anne ve babalarında değişen yaşam tarzı ile diğer konu ve komşuları ile bir yarış içinde oldukları bir dünya telaş ve endişesinin başrol olduğu bir dünyada kimin umrunda ki kazandığının helal yada haram olduğunun ölçüsünü hesap etmek.
 
Oysa ki biz bunların hepsinden sorulacağız. Yani bu yolda bizim aşmamız gereken başkaları ile kendimizi kıyas etmek değil dünümüz ile kıyas içinde olmak ve kendimizi düne göre aşmak olmalıdır. Ancak biz, bize ait olmayan ama bize yaşam tarzımızın olması gerektiği ölçütmüş gibi benimsetilen yaşam tarzı ile bunun bilincinden olmaktan çok uzaktayız. Çoluk çocuğumuza ne bulsak ve nasıl buluyorsak hepsini veriyoruz. Yediriyoruz. Böylece nesillerimiz yediklerinin ürünü olarak bugün sahip olduğumuz nesiller gibi olabiliyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 56
Kayıt tarihi
: 06.07.14
 
 

1982 Van'ın Başkale ilçesi Çaldıran köyünde doğdu. 1991'de ailenin Van'a taşınması ile ilk ve ort..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster