Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
655
 

Ört ki, Ölem' den sonra, "De ki, Bartın"

Ört ki, Ölem' den sonra, "De ki, Bartın"
 

Tarihi evlerin, dizi dizi muhteşemliği, gözbebeklerinize değer her seferinde.


 “Vefa” denilince, Türkiye’de ilkten “Vefa Bozacısı” niye akla gelir?, Kadir kıymet bilmezlik, öyle ağızdan dolma tüfekler gibi midir?

Günümüzün çürümüşlüğünün yolu, bozacıdan geçer oldu. O bozacıdan önce insanlık, vefa duygusundan yoksun muydu? Değil tabi

Çocukluğumda gündüzler, yıl kadar uzundu, Hiç tükenmezdi. Geceler ise Ay gibi parlaktı, hiç bitmedi, eksilmedi, sönmedi. Üstelik de tükeneceğini, söneceğini bile bile, hayatın her saniyesinden hayat içinde hayat çıkararaktan geçti günlerim.

Kendimi bildim bileli, hep Bartın’ı sayıklamışımdır. Çocukluk ve gençlik, oralarda geçti benim. İçimdeki rengarenk kuşları, orada uçurdum. “İlk” lerimin ilklerini, oralarda fark ettim ve  tattım. Oralarda rüzgar başka eserdi. Güneş her seferinde başka başka yerlerden doğardı.

Böyle diye diye zaten olduk bir “Bartın Yangun’u”  Bartın’lılar bu adı taktı bana. Evet! Ben bir Bartın üşütüğüyüm. Bundan gocunmuyorum. Bartın’lılar kibarca “Yangunu” diyorlar. “Herkes bu vefayı gösteremedi” diye de ekliyorlar. Bundan gururlanıyoruz tabi.

“Bartın’ı  çok iyi biliyorsunuz. Gel de biraz da bizlere anlat” diye seslendi Bartın’dan İsa Küçük Bey. İçi edebiyat sevgisiyle dopdolu bir  insan.

Geçen Mayıs ayıydı. Gittim. Yıllardan sonra. Evet! Yılar sonrası Bartın’lıların karşısına çıktım. Bartın Valisi İsa Küçük: “ Bu şehir, 60 yıl önce kaybettiği çocuğunu buldu” diye takdim etti beni, plaket verilirken. Edebiyat yolu ile de Bartın’a ve insanlarına verdiği değeri, böylece ifade ettiğinde, çok alkışlandıydı. Bizimse, gözlerimiz yaşarmıştı.

İki hafta önce, aynı İsa Bey,  şöyle dedi: “ Bartın’a ait bir kitaplık yazı olması lazım sizde. Bartın’a ait bir kitap düşünür müsünüz?” dedi. Doğrusu benim aklıma gelmemişti. Edebiyata derin bir sevgi ile bağlanan, bu yolla da  Bartın’a hizmet eden bu idarecimize gıpta ettim doğrusu. Şaşkınlığımı da belli ederek “Tabi, neden olmasın!” dedim.    

İşte  Bartın’a ve Bartın’lılara hizmet sevdasından  kaynaklanan bu arzu, derin bir vizyon ile birleşince, bir kitap çıktı ortaya. Ve de ismini kendisi koydu: “ DE Kİ, BARTIN ”  diye.

Kitap İzmir’deki matbaada. Baskıya girdi. Bartın sevdalılığımı öne çıkaran,  vizyonu geniş  bir edebiyat adamımız olan İsa Küçük’e, teşekkür ederim. “Bartın’a ve Bartın’lılara kazandırdığı bu kitap için.

Evet, evet. Bartınlı’ların bir kitabı var şimdi. Eskiden yoktu. Şimdi var artık. Her sayfasında, her satırında, her hecesinde, Bartın’lıların sesi var. Bartın’lıların nefesi var. Bartın Vali’sinin sihirli eli var.

Bartın’lılar, bu kitapta,  “kendilerini”  bulacak. Nesillerden nesillere, “içindekileri,”  birbirlerine göstererekten hem!

“De ki, Bartın”daki yazılar, Milliyet Blog’daki yazılarım. Daha da zenginleştirilmiş şekli. Milliyet İnternet, yazmak konusunda güç ve teşvik vermiştir.Hareket motorum olmuştur. Minnet borcumuz vardır.

“Ört ki, Ölem”den sonra “De ki, Bartın” ikinci kitabım oluyor. Bense hala daha çocukluk arkadaşlarımı  ve değnekten atımı arıyorum. Ve  bu kitapta şöyle sesleniyorum:

“ Nellede siyiz deyven bakay! N’apıyo suyuz? Eyi misiyiz? Ey  Süreyya Karakaşlar, Aliş’ler, Alemdarlar,  Sezai Altınay’lar, Giresunlu’lar, Bayrı’lar, Kara Şaban’lar, Nerminler, Tomris’ler, Işıklar, Pertev Halulu’lar, Aydemir Mete’ler, Kırıkoğlu’lar, Ayhan’lar. Nellede siyiz bakay? Çıkıp, geliverin biyo.”

Bir Bartın sevdalığı ki, dağlar taşlar dayanmaz. İçimde burcu burcu tüten, ilk aşkların filizlendiği yer Bartın. En iyisi mi şiirle söyleyelim:

“Eskidendi o / Bütün yollar, çıkardı Roma’ya / Şimdilerde ise çıkar Bartın’a / Parthenia’ya / Sular İlahın’a, / Bartın’a “

“Ey, Parthenia / Sular İlahı Parthenia / Yalnız kaldığın bir gece / Ve de habersizce / Gelmeliyim  gizlice / Kıvrılmalıyım koynuna / Boğaz’dan  koparak / Aladağ’dan aşarak / Sessizce girmeliyim yatağına”

“Sen yatağında / Tüterken pembe pembe / Ayak uçlarıma basa basa / Sana gelmeliyim / Sesime kulak ver eğil / Bir sevgili gibi değil / Sevgi tüterek gelmeliyim / Kıvrık dudaklarında / Gülücükler uçuşurken / Dağınık saçlarında çiçekler açarken / Çarpmaklı kalbinde / Kelebekler uçuşurken / Manalı gözlerinde, arzular yanarken / Mavi düşler içinde / Seni düşünürken / Bir sevgili gibi değil / Bir “Bartın yangunu” olarak / Sevgi tüterek gelmeliyim”

“Ellerin ellerimdir / Gözlerin, gözlerimdir / Yüreğin, yüreğimdir /  Diyebilmeliyim."

“Mavili mavili ela kız  / Diyen dillerini yiyeyim / Kırtepe’lerden / Biyago’lar çekelim / Kendimizden geçelim / Geçip gidelim / Yirmibeş Kuyusuna / Sevda çıkrığında /  Aşkımızı çekelim”

“ Hıdırellezlerim / Sular ilahım / Sevdam benim /  İlk göz ağrım / Bartın’ım…”

 Sen Bartın’ım / İçmeden sarhoş olunan aşkımsın / Çiğ tanemsin Gölbucaklarda parlayan / Perimsin, sadece beni çarpan / Meleğimsin, tertemizliğe kanat açan / Sular İlahısın gönlüme taht kuran / Hülyamsın, devam edecek olan / Sevgimsin, özlemlerle anılan / Şiirimsin, hecelerimde varolan /

 “ Çiçeğimsin, kalbimde hiç solmayan / Güzelliğimsin, pırıl pırıl parlayan / Yağmurumsun içime dolan / Canımsın, canlara can katan / Çılgınımsın beni çıldırtan / Ateşimsin, düştüğü yeri yakan / Kandilimsin, kendiliğinden yanan / Arzumsun, buram buram tüten / Işığımsın yolumu gösteren / Pırlantamsın paha biçilemeyen / Tılsımımsın başımda çılgınlarla esen / Ey sen renkli Bartın’ım / Söyle artık, daha neyin olayım?!”

      

 

  

 

 

 

 

  

 

  

 

  

 

Arif ÖĞÜTÇÜ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu gece okuduğum en güzel yazıydı. Ne güzel ki size, "Bartın Yangunu" ünvanını vermişler. "De ki Bartın" çok yakışmış Bartın'a. Kitap düşüncesi çok şık olmuş. Valimiz İsa Küçük beyefendiye sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Çok güzel, ne kadar çok sevindim. Çok hoş olmuş, üstadım. Sevinmekte yerden göğe kadar haklısnız. Bartınlılar kendi yangununu bulacaklar. İçinde kendi gerçeklerini, kültürlerini. Belgeler kitap geçmişe geleceğe iz bırakacak. Bartın ve Bartınlılar çok şanslı gerek sizinle, gerekse edebiyata, tarihe düşkün Valisi ile. Gerçekten Bartın'a bu vefayı göstermek(Valisi ve seveni İsa Küçük beyefendi ile) Kitap düşüncesi ne hoş, ne etkileyici. Kutluyorum Bartınlıları, sizi, Valimizi üstadım. Hoşçakalın, sevgiyle.

Nabide Kılınç 
 02.02.2012 13:57
Cevap :
Her zamanki duyarlı satırlarınla, beni duygulandırdın. Bartına hizmet fikri, bir ibadet gibi luştu bende. Çocukluğum ve gençliğimin izleri, oradandır bende. Orada vaktiyle yaşamasaydım, ben bir Bartın Yangunu ( Sevdalısı olamazdım. ) Taaa Yerkesiklerden uzanıyorsun her yere. Vali İsa Beyefendiyi, Halet Abla için geldiği Akyaka'da sen de gördün. Tarihe, sanata ne kadar düşkün bir kimse olduğunu da gözlerinle gördüm. Eee, haklıyım değil mi ? Sağ olasın. Hep sevgiyhle kal. Hep güzellikler senin olsun. Teşekkürlerimle.  02.02.2012 14:32
 

Değerli üstadım, hayırlı uğurlu ve okuyucusu çok olsun. Tiraj rekorları kırsın dilerim ''DE Kİ, BARTIN''Vefanın en güzel örneğisiniz amma Bartınlılar için de aynı şeyleri söyleyeceğim. Bartın'da vefalı dostuna sahip çıkmış. Ne mutlu size, ne mutlu Bartın'a, en çok da ne mutlu bizlere, Muzaffer Cellek üstadımıza sahibiz. Sevgi ve saygılarımla.

Ay Şen 
 29.01.2012 23:46
Cevap :
Yine de yaktın beni Kuşadalım, İzmirlim ve Ankaraların, bütün blog toplantılarının fatihi sevgili Ayşen. Vefa üzerine, döktürmüşsün yine. Vefa üzerine, söyleye söyleye, ve de söylene söylene bu gemiyi yürüteceğiz. Selam ve sevgilerimizle.  30.01.2012 16:45
 

Merhabalar...Pek muhterem sevgili üstadım MUZAFFER beyciğim..:-) Fevkalade bir blog sayfası.. (Tabii ki bence) Tam bir ansiklopedik tarzda ve görselliği çok hoş olmuş..! :-) BARTIN'dan bir defa geçtim... Çok şirindi (Tabii ki benim için)...Netice = SÜPER + SÜPER...(Emek ve tecrübe) Ellerinize ve gözlerinize sağlık...ÇUKUROVA'nın ılık ve serin rüzgarları sonsuz sevgiler, selamlar, hürmetler ve saygılar efendim..! :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 29.01.2012 21:02
Cevap :
Çukurovadan Egeye, sıcak bir esinti esti. Bu sesin sahibi, centilmenliği ile tanınan KÖNİ'den başkası değildi. Duıygularınıza teşekkürler.. Ansiklopedik amma, yaşanmış bir hayatın içinden damlalar benimki. Aka aka damladı. Akmadığı zamanlar biriklendi. Nir şeyin akması için, birikmesi lazım bir şeylerin bir yerlerde.. Öyle değil mi? Selam ve sonsuz sevgilerle, teşekkürlerle aziz dost.  29.01.2012 22:22
 

Hocam ne mutlu Bartınlılara ki sen varsın onlar için, son paragrafa bayıldım, daha nesi olacaksın bu kadar uğraş vermişsin, kitabın için de ayrıca kutlarım ha bu arada ahşah ev fotolarını da çaldım, ben eski evlere aşığım, bu ev de hem siyah beyaz hem renkli olarak çok hoşuma gitti... Eşine ve sana yürekten sevgimle...:))

Sema Sener 
 29.01.2012 18:45
Cevap :
Çok teşekkür. Ahşap evden sadece Balcı dpstumuz mu anlar. Bak sen, ön planda ve bir starsın Ne güzel. Ne tesadüf. Aynı resmi, vaktiyle siyah beyaz çekilmiş. Bin teşekkürlerle  29.01.2012 20:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster